Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İran ve recm karmaşası
07 Ağustos 2010 / 11:18
Yaklaşık bir aydır dünya gündeminde alt başlıklar arasında önemli bir haber var. İran’da zina yaptığı gerekçesiyle recm cezasına çarptırılan Sakine Muhammed Aştiani isimli bir kadının haberi.

İktibas

 

Önce Batı medyasında yer alan haber, Türkiye’de de geniş yer buldu. Haberler ‘yardım çağrısı’ üzerine kurulmuştu. Aynı haberlerde Aştiani’nin avukatı Muhammed Mostafaie’nin de yedi gündür kayıp olduğu bildiriliyordu.

 

Haberler recm cezası etrafında örülerek, idama mahkum olan anne ve onun kaybolan avukatı ile karanlık bir görüntüye sokuldu. Avukat olayın gündeme taşınmasıyla Türkiye’ye kaçmak zorunda kalırken, İran konuyla ilgili ısrarlı isteklere rağmen dünya kamuoyunu ikna etmek için bir çaba göstermedi. İran sadece, Sakine Aştiani’nin çeşitli suçlar ve cinayet ile suçlandığını belirtmekle yetindi.

 

Bu arada seçim sürecine girmiş Brezilya’nın devlet başkanı Lula Da Silva, Türkiye ile birlikte İran’la yaptıkları anlaşma ile yakınlaşan ilişkilerine güvenerek İran’dan Sakine’yi kendilerine vermesini istedi.

 

İran’ın Brezilya’ya cevabı da olayın anlaşılmasına olanak vermiyordu. İran Dışişleri sözcüsü Ramin Mihmanperest “Sayın Da Silva’nın çok duygusal ve insani bir karakteri var. Ve muhtemelen kendisine bu davayla ilgili yeterli bilgi sunulmamış” diyerek ekledi: “Suç işlemiş bu kişinin davasının ayrıntılarına dair bilgilendirilsin ki olayı anlayabilsin.”

 

Ancak İran yine de birtakım kaygılarla bilgi vermekten uzak durdu.

 

İslam hukukunun recm gibi cezaların uygulanmasını son derece zorlaştırdığı biliniyor. Gerçekte recm kavramının Kur’ani bir kavram olmadığı da biliniyor. Zira, zina için verilecek cezaların ölçüsü de Kur’an’da bellidir.

 

5 yıldır İran’da cezaevinde bulunan Sakine Aştiani kendisine verilen cezayı uluslararası kamuoyuna duyurarak çıkış yolu aradığı anlaşılıyor. İslam’ı ve İran’ı sıkıştırmak için fırsat kollayan Batılı hükümetler de bu konuyu İran’ın şahsında İslam’ı karalamak için fırsat bulmuş oldu.

 

Sakine Aştiani’ye bile saygı duymayan ve güya samimi davranarak adı ile hitap eden Batı medyası, Aştiani üzerinden hem İran’ı hem İslam’ı karaladı. Kamuoyunu kışkırtmak ve yanlış yönlendirmek için özellikle zina’nın cezası recm diye lanse edildi. İslam’ın imajını karalamak için bu olayda da tüm çaba gösterildi.

 

İran’da 2008 yılından bu yana recm ile birlikte bir takım geleneksel cezaların kaldırılması konuşuluyordu

 

2009 yılında İran Meclisi Hukuk ve Yargı Komisyonu Başkanı Ali Şahruhi aralarında recmin de bulunduğu geleneksel cezaların, İran ceza yasasından çıkarılmasını öngören yeni tasarının yakında meclis gündemine alınacağını açıklamıştı. Henüz bu konuda bir gelişme olmamakla birlikte İran’ın yapacağı değişikliğin İslami hassasiyetlerden değil, dünya kamuoyunda kendisine ayak bağı olan, imajını zedeleyen bir görüntüyü ortadan kaldırmak için yapılacağı anlaşılıyor.

 

Son gelinen durumda İran’ın kendi iç-işi olarak gördüğü Sakine Aştiani olayında açıklama yapmaması, Batı medyasının bunu kullanarak İslam’a saldırması, müslümanları da yaralıyor. 

 

Sakine Aştiani olayı müslümanların recm gibi tartışmaktan uzak durduğu pek çok konunun müslümanlar tarafından gündeme alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 12 °C
Hakkari
-6 / 10 °C
İstanbul
12 / 17 °C
İzmir
12 / 18 °C