Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İsrail, uluslararası komisyonu kabul etti
03 Ağustos 2010 / 08:00
İsrail, 9 Türk'ün öldürüldüğü 31 Mayıs'taki Mavi Marmara baskınını araştırmak üzere Birleşmiş Milletler tarafından komisyon kurulmasına razı oldu.

ZAMAN

İsrail'in, ilk kez kendi askerleriyle ilgili bir konuda BM'nin soruşturmasını kabul ettiği karar, Türkiye'nin diplomatik zaferi olarak görülüyor. Bir Türk üyenin de yer alacağı komisyon, 'gemilerin iadesi', 'tazminat' ve 'özür dilenmesi' gibi hususlarla birlikte, Türkiye'nin İsrail'den talepleri arasında yer alıyordu. Söz konusu gelişme, İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'ın cuma günü BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'la vardığı mutabakatın ardından yaşandı. Dün toplanan İsrail kabinesi, BM soruşturmasına katılma kararı aldı. Ban Ki-moon da yaptığı yazılı açıklamada, Mavi Marmara baskınıyla ilgili uluslararası soruşturmanın başlayacağını duyurdu. 10 Ağustos'ta işe koyulacak olan komisyon ilk raporunu eylül ortasında sunacak. Kararı memnuniyetle karşılayan Ankara, tazminat ve özür taleplerinin devam ettiğini bildirdi.

İsrail, ilk kez bir BM soruşturma komisyonunda kendi faaliyetleriyle ilgili olarak yer almış olacak. Amerikan haber ajansı AP, İsrail'in soruşturma heyetini kabul etmesiyle, BM'ye yönelik on yıllardır devam eden geleneksel tutumundan koptuğu yorumunu yaptı. Kararı bildirmek için BM Genel Sekreteri Ban'ı arayan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "Bizim saklayacak bir şeyimiz yok. Bunun tam aksi geçerli. Filoyu çevreleyen olayların tüm dünyada aydınlığa kavuşturulmasını sağlamak, İsrail Devleti'nin çıkarınadır." dediği aktarıldı. Yeni Zelanda'nın eski Başbakanı Goeffrey Palmer ve Kolombiya Devlet Başkanı Alvaro Uribe'nin başkanlık edeceği 4 kişilik heyette bir Türk ve İsrailli temsilcinin yer alacağı belirtildi. 10 Ağustos'ta çalışmaya başlayacak komisyon, ilk raporunu 15 Eylül'de sunacak. Baskınla ilgili üç kişilik bir ekip oluşturan BM İnsan Hakları Komisyonu da geçtiğimiz günlerde İsrail'den ekibi davet etmesini istemişti.

ABD: ULUSAL SORUŞTURMALARIN ÜZERİNDE OLMAYACAK

Soruşturmayı kabul etmesi için İsrail'e baskı yaptığı belirtilen Amerika, gelişmeden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. ABD, "Kurul'un Türkiye ve İsrail'in ilişkilerindeki son gerginliği aşmalarına ve tarihsel güçlü bağlarını onarmalarına yardımcı bir araç olacağını da umuyoruz." açıklaması yaptı. ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Susan Rice'ın yaptığı ve taraflara teşekkür edilen açıklamada, oluşturulacak kurulun çalışmaları konusunda, "Bu kurul, ulusal soruşturmaların üzerinde olmayacak. Ulusal soruşturmaları tamamlayıcı olacak, İsrail ve Türkiye'nin, kendi yaptıkları ulusal soruşturmaların sonuçlarını uluslararası topluma sunabilmeleri için bir fırsat oluşturacak. Kurul geleceğe, bu tür olayların tekrarlanmasının önlenmesine odaklanacak." ifadelerine yer verilmesi dikkat çekti.

Türkiye ile ilişkilerini normalleştirmek isteyen İsrail geçtiğimiz ay, 31 Mayıs'taki baskında el koyduğu 3 Türk gemisini serbest bırakma kararı almıştı. Gemilerin bırakılmasını isteyen Türkiye, İsrail'den ayrıca özür dilemesini, tazminat ödemesini, bir uluslararası bağımsız, tarafsız komisyon kurulmasını ve Gazze'ye uygulanan ambargonun kaldırılmasını talep etmişti. İsrail, baskın sonrası vatandaşlarına yaptığı "Türkiye'yi ziyaret etmeme" uyarısını da geçtiğimiz ay kaldırmıştı. Türkiye'ye sattığı 10 Heron uçağı için gönderdiği operatörleri çeken İsrail, bu konuda da geri atmıştı.

Ankara, özür ve tazminat bekliyor

Ankara, İsrail'in Mavi Marmara gemisine düzenlediği operasyonla ilgili BM soruşturma komisyonu kurulmasını, uluslararası hukukun üstünlüğünün teyidi olarak niteledi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na çalışmaların yakından takip edilmesi talimatı veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'nin İsrail'den "özür ve tazminat'' taleplerinin sürdüğünü ilettiği de aktarıldı. Gelişmeyi değerlendiren Davutoğlu da İsrail'in, komisyonu kabul etme kararının, "her ülkenin, uluslararası hukuka hesap verebilir durumda olduğunu ortaya koyduğu" anlamına geldiğini söyledi. Davutoğlu, "8 Türk vatandaşı, 1 Türk ve ABD vatandaşının uluslararası sularda bir saldırı sonucu öldürülmüş olmaları, mutlaka uluslararası toplumca hesabı sorulması gereken bir durumdu." dedi. Davutoğlu, komisyona katılacak kişiyi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile istişare ettiklerini belirterek, "Türkiye'nin adayı tecrübeli bir diplomatımız olacak. Bunu BM Genel Sekreteri, birkaç gün içinde duyuracak." şeklinde konuştu. İsrail'in uluslararası soruşturma komisyonunu ilk kez kabul etmesini, "Bu bir ilktir, ama olması gereken bir ilktir." sözleriyle değerlendiren Bakan, çalışmaların bir an önce tamamlanmasını beklediklerini ve bu konuda BM Genel Sekreteri'ne güvenlerinin tam olduğunu ifade etti. Davutoğlu, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'a, yoğun çabaları ve çalışmaları için teşekkür ettiğini söyledi. ANKARA ZAMAN

Tel Aviv, Fidan'ı hedef gösterdi

Mavi Marmara baskınıyla ilgili BM soruşturma komisyonunu kabul ederek Türkiye'ye yönelik olumlu bir adım atan İsrail, diğer yandan Milli İstihbarat Teşkilatı'nın yeni Müsteşarı Hakan Fidan'dan duyduğu rahatsızlığı hükümet düzeyinde dile getirdi. İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, Fidan'ın İran yanlısı olduğunu öne sürdü ve Tahran'ın İsrail'in sırlarına ulaşmasından endişe ettiğini söyledi. Önceki gün İşçi Partisi'nin bir toplantısına katılan Barak, konuşmasının kaydedildiğinden habersiz, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye, dost bir ülke ve stratejik bir müttefik. Fakat son haftalarda İran destekçisi bir adam Türkiye Mossad'ının başına atandı. Onların elinde önemli miktarda sırrımız var. Son iki aydaki izlenimimiz, bu sırları İran'a açabilecekleri şeklinde. Bu da çok rahatsız edici." Hakan Fidan hakkındaki ilk olumsuz ifadeler, İsrail birliklerinin Mavi Marmara gemisine yaptıkları kanlı baskından bir hafta sonra İsrail basınında yer almış, MİT'in yeni patronunun, Türk-İsrail ilişkilerinin bozulmasına öncülük ettiği iddia edilmişti.

İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİNİN KAPIŞMASININ İŞARETİ

Uzmanlar, Barak'ın sözlerinin istihbarat örgütleri arasında yeni bir kapışmanın işareti olabileceğine dikkat çekti. Zaman'a konuşan Bilkent Üniversitesi'nden Mustafa Kibaroğlu, İsrail'in, Fidan sanki tek başına ve devlet politikasından bağımsız hareket ediyormuş gibi bir izlenim vermeye çalıştığına dikkat çekti: "Fidan kritik zamanlarda önemli görevlerde bulundu. İsrail ve Suriye arasında Türkiye'nin arabuluculuğunda yapılan görüşmelere katıldı. Nisan ayında yapılan nükleer zirvenin hazırlayıcılarından biriydi. Ama şimdi İsrail onun hakkında farklı bir imaj yaratmaya çalışıyor." Fidan'ın master ve doktora tezlerinin de danışmanlığını yapan Kibaroğlu, "İsrail, İran destekçisi olduğunu söyleyerek, Fidan'ı hedef haline de getiriyor. İsrail'in güvenliğinin Fidan nedeniyle tehdit altında olduğunu ima ediyor. Bu, çok tehlikeli bir duruma neden olabilir." dedi. Uluslararası Stratejik Araştırma Kurumu'ndan Sedat Laçiner de Barak'ın sözlerinin arkasında politik manevra olduğunu vurguladı. Fidan'ın MİT'e kendi damgasını vurmasının biraz zaman alacağını hatırlatan Laçiner, "İsrail, şu andaki Türkiye hükümetinin değişmesini istiyor. Bunu yapmanın bir yolu da, Türkiye hükümetini ya da onların kurumlarını Hamas gibi örgütlerle ilintili göstermek ya da istihbarat servisinin başkanının İran ile özel bir yakınlığı varmış gibi sunmak." dedi. TOBB Üniversitesi'nden Nihat Ali Özcan ise "Bu açıklamadan istihbarat servisleri arasında bir kriz olduğunu anlayabiliriz ve bu krizin kamuoyuyla paylaşılmak istendiğini çıkarabiliriz. Barak'ın açıklamaları yalnızca nezaketsizlik değil, yeni istihbarat oyunlarının geleceğinin de habercisi."değerlendirmesinde bulundu.Ayşe Karabat Ankara

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 10 °C
Hakkari
-3 / 11 °C
İstanbul
12 / 16 °C
İzmir
9 / 18 °C