Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hayrettin Karaman'dan da 'evet' çağrısı
01 Ağustos 2010 / 13:23
Hayrettin Karaman da referandum rüzgarına kapılmayan müslümanları sistemin içine çağırıyor.

Karaman, Yeni Şafak gazetesinde Cuma günü yayınlanan yazısında Laik-demokratik düzen içerisinde yapılacak referandumda taraf olmak istemeyen Müslümanlara, gayri İslami bir düzen içerisinde yaşanıyorsa nasıl yapılması gerektiği konusunda bilinen düşüncelerini tekrarladı.

 

İçinde yaşanılan düzeni değiştirme ihtimali yoksa, “laik kanunlar içinden İslami kurallara veya amaçlara daha uygun olanlarını tercih eder, bunların hayata geçmesi için çaba gösterirler” diyen Karaman “Müslümanların işine yarayacak düzenlemeleri yapacağını vaad eden partiye oy verilmesi gerektiğini” ekliyor.

 

Yazısının sonunda “aklı erenlerin” diyerek belli bir noktaya işaret eden Karaman “ittifak ettikleri görüş şudur: Eğer referandumdan ‘Hayır’ sonucu çıkarsa ülke en azından on yıl daha geri gidecek ve birçok alanda pek çok sıkıntıya sebep olacaktır.” iddiasını getirdi.

 

Bu anlayıştan, gayri İslami de olsa sistemin bekası, güçlenmesi ve daha ileriye gitmesini sağlayacak olan düzenlemelere Müslümanlar da katılmalıdır fikri çıkmaktadır. Halbuki yapılmak istenen değişiklikler çok küçük derecelerde müslümanların faydasına isabet ediyor olsa da gerçek kazanımın daha güçlü bir demokrasiye doğru ilerleyen Cumhuriyet adına olacağı bilinen bir gerçek.

 

İslami olmayan düzenleri kabul etmeyen müslümanların, sistem içinde yapılagelen seçimleri, bu seçimlerde aday olmayı, oy kullanmayı ve düzenin işleyişine dahil olmayı kabul etmemesi bugüne kadar her seçim döneminde tartışma konusu olmuş, özellikle iktidar partisinden menfaat bekleyen cemaatler, tarikatler veya bizatihi sistem içinde bulunan ve iktidar emeli taşıyan partiler tarafından Müslümanları sistem içine çekmek için büyük uğraşlar verilmişti. Bugün de pek çok kişi tarafından bilerek ya da bilmeyerek aynı çaba sürdürmektedir.

 

Şimdi Hayrettin Karaman’ın ilgili yazısını sunuyoruz.

 

 

Müslümanlar referanduma katılabilirler mi?

Hayrettin KARAMAN-YENİ ŞAFAK

Referanduma katılma konusunda din kuralları bakımından tereddüt geçirenlerin bulunduğu anlaşılıyor. Bazı Müslümanlar "Bu anayasanın İslam'a uygun olmadığını, ona veya bazı maddelerine "Evet" demenin, İslam'a aykırı olan bir düzenlemeye "Evet" demek hükmünde olduğunu" ifade ediyorlar. Samimi düşüncelere, yorumlara, kanaatlere saygılı olmakla beraber eğer varsa farklı düşünce ve yorumları da dillendirmek gerekiyor.

Müslümanlar ya bütün düzenlemeleri İslam'a uygun, İslami kaynaklara dayanarak hazırlanmış bir ülkede yaşarlar veya İslam'ı siyasi, sosyal, hukuki... alanlarda kaynak ve bağlayıcı olarak kabul etmeyen laik ülkelerde yaşarlar. "Bu ikinci çeşit ülkelerde Müslümanların yaşamaları caiz midir, her ne pahasına olursa olsun veya imkan var ise İslam ülkelerine göçmeleri gerekir mi" konusu tartışılmıştır; ancak en azından çaresizlik veya daha iyisi bulunmadığı için buralarda yaşayan milyonlarca müslümanın bulunduğu bir vakıadır. Laik ülkelerde Müslümanlar düzeni kökten değiştirme imkanı bulamazlarsa laik kanunlar içinden İslami kurallara veya amaçlara daha uygun olanlarını tercih eder, bunların hayata geçmesi için çaba gösterirler.

Şöyle düşünelim:

Bir parti başörtüsü ile tesettürü serbest bırakacak, İmam Hatip Okullarından mezun olanların da imtihanını kazandığı üniversitelerde okumasına imkan verecek... bir düzenleme yapacağını vaad ediyor, bir başka parti de bunlara karşı çıkıyor. Seçim sandığı ortaya konduğunda Müslümanlar ya seçimi –yukarıda naklettiğim teze dayanarak- boykot ederler veya Müslümanların işine yarayacak düzenlemeleri yapacağını vaad eden partiye oy verirler. Birincisini yaptıkları takdirde Müslümanların dini hayatlarını yaşamaları daha da zorlaşacak, zaman içinde caiz olmayan davranışlara alışkanlık hasıl olacak ve uzun vadede dini korumak da mümkün olmayacaktır. İkincisini yaptıklarında ise –onların iradesi dışında laik kanunlar zaten var olduğu için- oylarını, İslam'a uygun olan veya Müslümanların, korumaları gereken maddi ve manevi değerlerini korumaları bakımından daha iyi bulunan kanunlara, kararlara ve düzenlemelere "Evet" demiş olacaklardır.

Bu vesile ile önemli bir konuya daha dokunmakta fayda görüyorum:

Anayasa değişikliğini hangi partiler teklif etmiş ve referanduma götürmüş olurlarsa olsunlar değişikliğe "Evet" demek, bir partiye oy vermek demek değildir. Vatandaşlar Anayasanın değişen maddelerini okumalı, yapılan değişikliklerin kendine, ülkeye, halka faydalı mı, zararlı mı olduğuna bakmalı ve reyini buna göre kullanmalıdır.

Aklı erenlerin ittifak ettikleri görüş şudur: Eğer referandumdan "Hayır " sonucu çıkarsa ülke en azından on yıl daha geri gidecek ve birçok alanda pek çok sıkıntıya sebep olacaktır.

Bu yazıya toplam (8) yorum eklenmiştir.
Ahmet Aközlü
03 Ağustos 2010 Salı 20:26
Aklın gereği
İslam'ın demokrasiye ihtiyacı yok. Bize İslam ilkeleri ve ahlakı yeter. Bununla birlikte bize batıdan gelmiş gibi görülse de, aslen İslam'la birlikte yayılan ve batıda hüsnü kabul gören fikirlerle de müslümanın bir problemi olamaz. Sözgelimi demokrasi eğer insan hakları, ifade hürriyeti, eşitlik ve özgürlük bağlamında ele alınırsa bunların hepsi aslında İslami değerlerdir. Bu açıdan da bir müslümanın demokrasi ile herhangi bir problemi olamaz.

Müslüman açısından sakıncalı demokrasiler sosyal demokrasi, hristiyan demokrasisi gibi demokrasiler olabilir. Zaten bir ön ek almayan demokrasi soyut bir kavramdır. Mesela "muhafazakar demokrasi" kavramı icad edildi, ne kadar tuttu bilemiyorum ama İslami prensiplerle bezenmiş bir demokrasi her zaman mümkündür. Bugün nasıl anayasanın değiştirilemez ilk üç maddesiyle kemalist demokrasi olabiliyorsa, aynı şekilde Allah'ın hükümlerine aykırı olmama şartını ortaya koyan ilk üç maddeyle de bir İslami Demokrasi oluşturulabilir.

Bu bağlamda mesela oy kullanmak İslam'a aykırı bir iş değildir. Yaşadığınız ülkede sizi yöneten insanları seçmek, onların bir konuda karar verirken size danışması ve sizin de bu konuda (oyunuzu kullanarak) fikrinizi ifade etmeniz yanlış değil bilakis "aklın gereğidir".

Zeynep Hanım,

Bence oyunuzu kullanın. Başörtünüzü çağdışı gören ve 411 milletvekilinin serbest bırakma kararına rağmen yasaklayan kurumlara haddini bildirin. Çünkü bu referandum o kurumlardaki statükoyu yıkmaya yöneliktir.
Z.Celik
02 Ağustos 2010 Pazartesi 23:35
Dik durusun önemi.
Farz edelim bütün müslümanlarin EVET deyimiyle sonuclansa sandiktan evet ciksa soruyorum hocam hakim sisteme islam mi gelmis oluyor ? parca parca düsünmek basirteli mümine yakisir mi ? neden Resulullahin tevhid konusunda ki hassasiyeti göz ardi edilebiliyor .Peygamber efendimizin mekke hayatinda cahili sistemde uzlasmaya gitmedigini sagir osman bile duyduda bizlere ne oluyor ki böylesi ictihatlar verebiliyoruz.
adem oğlu
02 Ağustos 2010 Pazartesi 22:39
2
Sevgili kardeşim zeynep hanım. Allahın öğretileri ve resullahın sünetinde hiçbir zaman küfre uymaya ve onları meşru gösterenler ilahi emri az bir paha karşılığı satanlardır. maide 44,45,47 ayetlerini okursan size yol göstereçektir.Allah sizin gibi bacıları zynebi hayatı yaşayan ve zeynebi feryadı anlayanlardan eylesin.
zeynep
02 Ağustos 2010 Pazartesi 17:25
???
ben aynı görüşleri paylaşan bir kardeşiniz olarak soruyorum ,kafamsa karışık...bu referandumdan evet çıkmazsa bunlar dahada canımızı yakmayacakmı,x kurumlar sıkışmışken ,eski borularını aynı keyifle öttüremezken,peyg olmadan evvel muhammedkende peygamberimiz kervanlarla ilgili yapılan bir anlaşma için mekke önderlerinin kurduğu bir bir cemiyette bulunmamışmıydı,destekememişmiydi.evet oy vermeye gitmedik yinede gitmem ama şu referandum konusu daha farklı değilmi sizce!iyi niyetimle soruyorum bana demir gibi katı ,dalga geçen bir yazı yazmayın lütfen..
Abdullah Hayırlı
02 Ağustos 2010 Pazartesi 11:07
Tenekeden adamlar
Bunlar bize tenekeden adamlar olun diyorlar, tel maşa olun diyorlar. Ama rahmetli Ercümend Özkan bize demir leblebi olun diyordu. Sistem sizi çiğneyip yutamasın, sadece Allah rızasını gözetin. Ancak O'nun önünde eğilin diyordu.
Şu anda sistemin köşe başlarını tutan dostlarımız orada değil de burada olabilseydiniz o zaman yapıp ettiğiniz, savunduğunuz bu çirkin şeyler size bu kadar güzel gelmezdi herhalde.
ademoğlu
01 Ağustos 2010 Pazar 18:35
asla
Hiçbir müslüman bu laik.kemalist.faşist.demoklastik sistemin hiçbir şeyine katılamaz kulanılamaz kendini bunların dişında tutup yezidin sistemini meşrulaştırmaya çalşan şureyh kibi kadılarbu zamanın ilahiyatcısı hocasını
karı değil.Herkes işine baksın müslüman ümmetin aklına zihnine hitap etmeye kalkmasın katılan müslüman olursa nasıl inadığına iyi baksınonlar kitabullaha Allahın ve resulünün bakışıyla bakanlar değil kendini islamın alimi lideri gibi lanse eden BELAM larınbakışına göre görenler sebest
onlarlada akıl hocalarıylada mahşerde alınlarından nasıl sürüldüğünü inşallah göreçeğiz.Allahın yasası dışnda yasa kanun arayanlar serbest.
İbrahim KÖKSAL
01 Ağustos 2010 Pazar 16:44
Bizlerin Duruşu Belli. Ya Sizlerin Duruşu Her Zeminde Farklı
http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=23282&y=HayrettinKaraman
H.Karaman bey burda ki köşe yazısında çoğunluğun toplumu nere götürdüğü ve de İslamla demokrasi-laiklik birlikteliğinin olmasının mümkün olmadığını nerdeyse dicek gibi ama diyemiyor. Bazen diyom ki öncü yazıları ile bir sonraki yazılarına ısındırma turu mu yapıyorlar anlamaya çalışıyorum. Sen senin seçiminden ben benimkinden mesulum. Aramızdaki ihtilafların dönüşü Allah'a dır. Biz bizi kandırmaya çalışmanıza direniyoruz bırakın diğer değerlerin üstümüze gelmesini sizlerin bize bu değerleri sorgulatmadan dayatmanız bile büyük bir bedel ödetiyor.
cengaver yiğit
01 Ağustos 2010 Pazar 16:39
ortamcılar
hayrettin hoca sendeki ilim seni kurtarmaya yetmeyebilir.ne demekse gücümüz yetmiyorsa daha az gavurumu tercih edecegiz yani konjöktörelmi olalım.allahtan lut kavmindeki dönemde değiliz mazallah.
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
4 / 11 °C
Hakkari
-4 / 8 °C
İstanbul
7 / 11 °C
İzmir
7 / 15 °C