Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Saadet’in derin adamları
30 Temmuz 2010 / 05:54
Bahtımız bir kere ‘derin adamlar’dan açıldı ya, çektikçe geliyor gerisi. İşte şimdi de Saadet Partisi’nin ‘derin adamlar’ı sahnede. Bazı konularda maskeye ihtiyaç kalmadığından olsa gerek, CHP’den ‘derin takviye’ almaktan da çekinmediler.

Nasuhi GÜNGÖR-STAR

Takip edenler hatırlayacaktır. Saadet Partisi’nin tartışmalara neden olan kongresi öncesinde ve sonrasında birkaç değerlendirme yazısı yazdım. Numan Kurtulmuş’un ve siyaset tarzının Türkiye için önemine dikkat çekmeye çalıştım.

Olmadı. Oğuzhan Asiltürk-Şevket Kazan ortak yapımıyla iş karakola düştü. Dün Asiltürk’ün açtığı ‘kongre iptali’ davasına bakan hakim, Saadet Partisi genel merkezine geldi. Niçin? Olaylı geçen kongreyle ilgili ihtiyati tedbir kararı vermek ve kongre evraklarına “deliller karartılmasın” diye el koymak için.

İşin devamını da kısaca aktarmakta yarar var. Eğer Asiltürk’ün istediği olursa, mahkeme Numan Kurtulmuş’un yetkilerini elinden alacak. Ardından mahkeme partinin yönetilmesi için ‘kayyum’ atayacak. Muhtemelen tarafsızlık gerekçesiyle bu ‘kayyum’ dışarıdan bir ya da birkaç isim olacak.

Aslında belki de Saadet’in derin adamlarının bunca yıllık hayali gerçekleşmiş olacak ve parti doğrudan ‘devlet’ eliyle yönetilecek.

***

Peki bunca yılın emeğine, fedakarlığına ve siyasi geleneğine yakışan bu muydu? Bir siyasi partinin iplerini elinde tutmak için, daha dün Hz. Peygamber’le alay eden bir adamın kapısına düşmeye değer miydi?

Şevket Kazan’ı Önder Sav’la buluşturan ortak noktayı başka türlü nasıl tarif edebiliriz. Biri yıllarca yanında olduğu genel başkanı bir gecede yok sayan ve hiçbir şey olmamış gibi yenisiyle yola devam eden adam.

Diğeri ‘Sen bu işleri iyi bilirsin. Bu genel başkandan nasıl kurtuluruz? Bize karanlık koridorlardan bir yol göster’ telaşıyla ona koşan bir adam.

Referandumla ve Türkiye’nin önemli sorunlarıyla ilgili tavrını son derece net bir duruşla ortaya koyan Numan Kurtulmuş’u cezalandırmak adına bunları yapabilmek, gerçekten akıl alır gibi değil.

***

Bilen bilir, bilmeyenin de canı sağ olsun. Bugüne kadar geleneğe hürmette kusur etmedim. Yeri geldi bunun bedelini ödemekten de çekinmedim. Milli Görüş hareketini, çizgisini, ve duruşunu daima önemsedim. Bu topraklar için böyle bir çizginin hayati değer taşıdığına inandım. Bugün de aynı inancımı koruyorum.

Onlarla her konuda aynı görüşte olduğum ya da Saadet Partili olduğum için değil. İki örnekle tamamlayayım.

Birincisi, Türkiye’nin giderek gerginleşen siyasi atmosferinde Kurtulmuş’un siyasi üslubu ve sorunlar karşısındaki cesur çözüm önerileri, onun kendisine oy veren ya da vermeyen kitleler nezdindeki itibarını sürekli artırıyor.

İkincisi Numan Kurtulmuş, bu konuda tek başına da değil. Birkaç gün önce parti adına açıklama yapan Şeref Malkoç’un tavrına bir iki cümleyle dikkat çekmek istiyorum.

Şeref Malkoç, uzun yıllardır aktif siyasetin içinde yer alan, aynı zamanda çok değerli bur hukukçu. Kazan-Sav buluşması ve partiyi yeniden kongreye götürmek isteyenlerle ilgili sorulara cevap verirken ekranda onu izledim. Ölçülü, dengeli, sakin; ama taşı gediğine koymaktan da sakınmayan bir portre.

İşi devletin ve de her türlü karanlık odağın kucağına taşımaya niyetli olanlar ne kadar çırpınsalar da, Türkiye’nin yakın geleceğinde bu siyaset tarzının çok önemli bir rolü olacak.

Hep birlikte göreceğiz.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 12 °C
Hakkari
-6 / 10 °C
İstanbul
12 / 17 °C
İzmir
12 / 18 °C