Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ABD’nin sızdırdığı 92 bin belge
27 Temmuz 2010 / 06:07
Amerikan ordusundan basına sızdırılan 92 bin civarında belge ile Batı’nın Afganistan konusunda söylediği pek çok yalan bir kez daha ortaya çıktı. Belgelerin güvenilirliği ve sızdırılma maksatı belli olmamakla birlikte yönlendirici olduğu şüpheleri de var.

Konuyla ilgili The Guardian’ın dünkü başyazısı da Batı’da durumun nasıl değerlendirildiği açısından önemli görünüyor. Batı, artık netleşmeye başlayan yenilgisinin faturasını, Afganlıların yanında Pakistan ve İran’a da yüklemeye çalışıyor.

 

 

Kalpleri ve zihinleri kaybetme savaşı

The Guardian-RADİKAL

Afganistan'a dair sızan belgeler, resmi bildirilerin ve iliştirilmiş gazetecilerin kısıtlanan haberleri üzerinden gördüğümüz eli yüzü düzeltilmiş savaştan farklı bir tablo çiziyor. Afganların kalp ve zihinlerini kazanmak için verilen bir savaş sivillerin hayatına kayıtsız kalarak kazanılamaz.

 

Afganistan’da savaşın sisi görülmemiş yoğunlukta. O sis, sızdırılan çok sayıda gizli Amerikan askeri kayıtları sayesinde bugünkü gibi kalktığında, aşina olduğumuzdan çok daha farklı bir manzara ortaya çıkıyor. Sıcak çatışmaların ortasında yazılan bu savaş kayıtları, vahşet raddesinde kirli, karışık ve dişediş bir savaşı gösteriyor. Resmi bildirilerin ve iliştirilmiş gazetecilerin zorunlu olarak kısıtlanan fotoğrafları üzerinden gördüğümüz eli yüzü düzeltilmiş ve kirlerinden arındırılmış ‘kamuoyu’ savaşıyla hiç alakası olmayan bir durum var ortada.


Savaş kayıtları, Amerikan ordusunun Ocak 2004-Aralık 2009 arasında Afganistan’da gerçekleştirdiği eylemlere dair 92 binden fazla belge içeriyor. Kayıtlar, bilgi sızdıran kişilerin izi sürülemez malzemelerini yayımlayan internet sitesi Wikileaks’e gönderildi. Guardian gazetesi, New York Times ve Der Spiegel’le işbirliği içinde, bu veri okyanusunu ayıklamak için haftalar harcadı; bu süreçte, genellikle acemice yürütülen bir savaşın altındaki gizli doku ve her gün yaşanan korkunç insan hikâyeleri adım adım ortaya çıktı. 

‘Müttefik’ler sınırda çatışmış
Malzemenin adını yerli yerince koymak önemli: Bu, bir savaşın gerçek zamanlı çıkarılmış bir dökümü. Daha korkunç bazı istihbarat raporlarının kaynağıysa şüpheli: Koalisyon güçlerinin sivil ölümlere dair kayıtları bazı açılardan güvenilmez görünüyor. Gizli belge sınıfına sokulan bu savaş kayıtları ansiklopedik, fakat tamamlanmış değil. Askerlerin, yerel muhbirlerin ve işbirlikçilerin güvenliğini tehdit edecek türden malzemeleriyse yayımlamıyoruz.


Bu belgelere bakıldığında, ortaya çıkan genel resim son derece rahatsız edici. Bugün öğrendiğimize göre, Britanya askerleri de dahil, koalisyon güçlerinin sivilleri öldürdüğü veya yaraladığı yaklaşık 150 olay meydana gelmiş, fakat bu olayların büyük çoğunluğu hiç rapor edilmemiş. Keza sözüm ona müttefik olan iki ordunun, yani Afganistan ve Pakistan birliklerinin sınırda yüzlerce kez çatıştığından; görevleri arasında Taliban ve Kaide liderlerini öldürmek de bulunan özel bir gücün varlığından; Taliban‘ın ev yapımı patlayıcılarıyla sivillerin katledildiğinden ve koalisyon birliklerinin yanlışlıkla birbirlerini veya silahlı Afgan müttefiklerini öldürdüğü yığınla olaydan da bihabermişiz.


Bu savaş kayıtlarını okuyan birçok insan, bazen masumların hayatına karşı gelişigüzel bir kayıtsızlık sergilendiğini düşünebilir. Bir piyade devriyesi, yavaşlayamayan bir otobüsü yaylım ateşine tutmuş ve dört yolcuyu öldürüp onbir yolcuyu yaralamış. Belgelere göre yabancı bir savaşçının izini süren bir özel kuvvetler birimi, görevi yedi çocuğu öldürerek tamamlamış. Çocukların onların ilk önceliği olmadığı anlaşılıyor. Zira koalisyonun yabancı unsurlarına gösterilmeyen bir rapor, söz konusu özel kuvvetler biriminin esas derdinin kısa süre önce kullanılmış olan hareketli roket sistemini gizlemek olduğunu belirtiyor.
Belgelerde İran ve Pakistan istihbarat birimlerinin de dal budak saldığı görülüyor. Pakistan İstihbarat Servisi (ISI) savaşın en kötü şöhretli komutanlarından bazılarıyla bağlantılı. ISI’nin Host ve Logar eyaletlerinde düzenlenen ihtihar saldırıları için savaş ağası Celalüddin Hakkani’ye 1000 motorsiklet gönderdiği ve Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai’ye suikast girişiminde bulunmaktan Batılı birliklere gönderilen biralara zehir katmaya kadar inanılmaz çeşitlilikte komplolara karıştığı iddia ediliyor.

Ufukta zafer değil, kaos var
Bu raporları doğrulamak mümkün değil ve Afganistan istihbaratının sağladığı yanlış bilgi selinin bir parçası da olabilir. Fakat Beyaz Saray’ın, Pakistan ordusundan unsurların militanlarla son derece sıkı ilişki içinde olduğuna dair iddialara önceki gün verdiği karşılık, mevcut durumun kabul edilemez olduğunu açıkça ortaya koydu. Beyaz Saray, militanların Pakistan içindeki güvenli sığınaklarının ABD güçleri için ‘hoşgörülemez bir tehdit’ oluşturmaya devam ettiğini kaydetti.


Neresinden tutarsanız tutun, ABD veya Britanya’nın Kabil’deki egemen bir ulusal hükümete pembe kurdelelerle sarılı, hediye paketi yapılmış halde teslim edebileceği bir Afganistan’dan söz etmiyoruz. Tam aksine, dokuz yıllık savaşın ardından kaosun galebe çalma tehlikesi söz konusu. Görünüşte Afganların kalplerini ve zihinlerini kazanmak için verilen bir savaş bu şekilde kazanılamaz. (Başyazı, 25 Temmuz 2010)

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 10 °C
Hakkari
-3 / 11 °C
İstanbul
12 / 16 °C
İzmir
9 / 18 °C