Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şii-Sünni rekabeti ittifaka dönüştü
24 Temmuz 2010 / 07:59
İran geçtiğimiz hafta Sünni militan grup Cundullah'ın intihar saldırılarının hedefi oldu. Nüfusunun çoğunluğu Şii Müslüman olan İran'ın, Sünni gruplarla iyi ilişkileri yok. Ancak Ortadoğu'da çıkarlar, bu durumu tersine çevirebiliyor. Bunun son örneği ise

USA TODAY-HÜRRİYET

ABD’li komutanlar uzun bir süre İran’ı ABD ve Afganistan askerlerine kaşı mücadele veren Taliban militanlarına silah tedarik etmekle suçladı. Bu aşamada ne yapılması gerektiği, hala bir tartışma konusu.

 

Afganistan’daki ABD ve NATO güçlerinin görevden alınan komutanı General Stanley McChrystal, istifasını vermeden kısa bir süre önce İran’ın militan örgüte silahla verdiğine dair kesin kanıtlar bulunduğunu açıkladı.

 

ABD Savunma Bakanı Robert Gates ise Mart ayında Tahran’ın Afganistan’da ikili bir oyun oynadığını, bir yandan ABD’nin çabalarını zayıflatıp bir yandan Kabil’le ilişkilerini güçlendirmek istediğini belirtti. Haftalar sonra, ABD Genelkurmay Başkanı Amiral Mike Mullen, İran’ın Afganistan’a silah kaçırdığına dair deliller olduğunu açıkladı.

 

ABD ordusu iddialarını savunmak adına açıkça kanıt sunmadı. Ancak bazı analistler, ortaya atılan iddiaların doğru olmasının İran ve Taliban’ın ABD’ye karşı işbirliği yapmak için istekli oldukları anlamına geleceğini ifade etti.

 

İRAN YARDIMININ SEBEBİ

Güney Florida Üniversitesi’nde İran uzmanı olan Mohsen Milani, “Eğer Taliban İran’dan destek alıyorsa, bunun Tahran’a beslediği sevgiden kaynaklandığını düşünmeyin” yorumunu yaptı. Milani, “Bunun nedeni İran’ın bulaşmak istemediği kirli işleri yapmak için Taliban’ı kullanmak istemesi veya bu işlere kendi kapasitesinin yetmemesi” dedi.

 

Taliban, 2001 yılında ABD öncülüğünde başlatılan işgale kadar Afganistan’da şeriat kuralları uygulayan Sünni dini liderler tarafından yönetiliyordu. Taliban çoğunluğu Şii Müslümanlardan oluşan İran toplumuna, dinden çıkmış gözüyle bakıyor.

 

İran ile Taliban arasındaki ilişkide zaman zaman şiddet içeren olaylar da yaşandı. 1998 yılında, Taliban Afganistan’ın kuzeyindeki Mezar-ı Şerif kentinde 11 İranlı diplomatı kaçırdı ve öldürdü. Ayrıca, Taliban’ın yönetimi süresince on binlerce Afgan İran’a göç etti.

 

Buna rağmen, İran’ın Sünni örgütleri desteklediği biliniyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, İran’ın Gazze’nin kontrolünü elinde bulunduran Sünni militan örgüt Hamas’a para ve silah sağladığını belirtti. Hamas, Avrupa Birliği (AB) ve ABD tarafından terör örgütü olarak kabul ediliyor. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, İran’ın El Kaide ve diğer terör örgütlerine de yardım ettiğini ifade etti.

 

ABD’NİN SEÇENEKLERİ

Washington merkezli Heritage Foundation düşünce kuruluşu Ortadoğu uzmanı James Phillips, İran’ın Taliban’a yaptığı yardımın, örgüte ABD’nin müttefiki olan Pakistan tarafından yapılan silah ve para yardımının yanında “cüce gibi kaldığını” söyledi.

 

Phillips, Obama yönetiminin yine de İran’ı göz ardı etmemesi gerektiğini vurguladı ve “Bir noktada İran’a karşı askeri bir harekât düşünülebilir ancak bu silah ve para yardımlarının önüne geçmeyecektir” dedi.

 

Phillips, askeri bir harekât olasılığı yerine, ABD’nin İran’daki ayrılıkçı Kürt grupları silahlandırabileceğini veya BM’ye İran’ın eylemlerini kınaması için baskı yapabileceğini belirtti.

 

NEFRETE DAYALI İLİŞKİ

Columbia Üniversitesi 'nden Gary Sick, İran’ın Taliban’a yaptığı yardıma rağmen örgütün Afganistan’da tekrar gücü ele geçirmesini istemediğini ifade etti. Benzer bir biçimde Taliban da İran’ın azınlık Hazara ve Tacik nüfusun yaşadığı Afganistan’ın batısında nüfuz elde etmesi düşüncesinden hoşlanmıyor.

 

Sick, “İran ve Taliban birbirlerinden nefret ediyor. Ancak bu özel bir projede beraber çalışmak istemedikleri anlamına gelmiyor” dedi. CIA’de görev almış Ortadoğu uzmanı olan Reuel Marc Gerecht ise, İran’ın 1996’da Taliban’ın iktiadara gelmesiyle yaşadığı kâbusun tekrarlanmasını istemediğine dikkat çekti.

 

Gerecht, “ABD’lilerin Afganistan’da bulunmaları, İran’ın ABD sonrası Afganistan hakkında beslediği tüm korkuların üzerine çıkıyor” dedi.

 

Mohsen Milani, Tahran’ın seçtiği stratejinin ABD ordusuna karşı “kontrollü ve yavaşça güçten düşmesini sağlayacak” etki yapmayı hedefliyor olabileceğine dikkat çekti. Milani, “İran ABD’nin çok hızlı kan kaybetmesini istemiyor. Bu olursa ABD’nin misilleme yapmasından veya Afganistan’daki durumun hükümet ile ilişkileri bozacak duruma gelmesinden çekiniyor.”

 

* USA Today köşe yazarı Aamer Madhani'nin makalesinin Türkçe çevirisidir.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
7 / 12 °C
Hakkari
-1 / 8 °C
İstanbul
8 / 16 °C
İzmir
10 / 17 °C