Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
‘Muhterem babam’
17 Temmuz 2010 / 11:14
Hani göle yoğurt mayalasam da tutacakmış. Perşembe günü yüzde yüz tutturma günümdeymişim. Ahtapot Paul durumu yani...

Elif ÇAKIR-STAR

Kongre isterler, dedik oldu, yine yenilirlerse yeni parti kurarlar dedik, o da olacak gibi.

İki gün önceki “5 yıl önce 5 yıl sonra” başlıklı yazıma kulis desteği filan almadım...

Yoksa, yemin billah ederim ki ne Şehzade Fatih’i tanırım, ne de muhterem babasını. Yok, tanırım da, Mercedes ve teknesiyle medyada boy göstermesiyle bilirim. Başka türlü bırakın iki kelam etmişliği, uzaktan görüp merhabalaştığım bile yoktur. Erbakan Hoca’yı da, MSP’li “muhterem babamın” geceleri duvarlara yazı yazmak için çıktığında, henüz ilkokul çağında olan beni de yanında götürdüğü dönemden tanırım.

Hatasıyla sevabıyla Necmettin Erbakan, Türkiye’de dindar insanları eziklik psikolojisinden kurtarıp siyasi bir bilinç kazandırmak yolunda ömrünü harcamış bir insandır.

Ancaak...

Partideki her türlü değişim hareketini kendisine karşı algılayıp yolları tıkayan Erbakan Hoca’nın karizması artık Şehzade Fatih’in -okurken Erbakan ismi adına utandığım- sözlerinden sonra hepten bitmiştir!..

Yaşına başına, partideki mevkiine bakmadan Genel Başkan hakkında söylediği sözler, yenilir yutulur gibi değil.

Meğer, yıllardır o Mercedes senin bu tekne benim hevesi içerisinde büyürken, memleketin istikbaline hizmet edebilmek için kurulmuş partiyi “muhterem babasının malı” biliyormuş...

Son olarak, Numan Kurtulmuş’un bu olaylı kongreden lider olarak çıkışını nasıl “bravo, işte budur” diyerek takdir ettiysem, bir lider olarak kalkıp da kendisiyle muhatap etme ayıbı gösterdikleri Şehzadeye cevap vermesini yadırgadım. Bırakın il başkanınız ya da GİK üyelerinden biri cevap versin.

CHP’de içki yasağı!

“Seninkiler yine vur deyince öldürmüşler” diyorum Akşam gazetesinden Atılgan Bayar’a...

“Nereden benimkiler oluyor yahu!” diyor...

Yalan mı? Köşenden resmen CHP’ye danışmanlık hizmeti veriyorsun ama “seninkiler” herşeyi olduğu gibi seni de yanlış anlıyorlar, deyince gülüşüyoruz!

Atılgan, CHP’ye önemli katkılarda bulunuyor ve ufuk açıcı yazılar yazıyor.

Atılgan’a “Gandi, 12 Eylül’e kadar rakı sofralarına oturmayın, içmeyi bırakın, iftar sofralarını ve camileri AKP’lilere kaptırmayın” demiş, diyorum...

“Bunlarda ya algı sorunu var ya da çok heyecanlanıp ne yaptıklarının farkına varamıyor” diyor.

Örtülü kadınların da CHP’ye katılmasını sağlayın diyoruz, koşuyorlar çarşaf açılımı yapıyorlar...

Cemaat liderleriyle görüşseniz diyoruz, gidip Cübbeli Ahmet’i buluyorlar...

Başörtülü kızlar üniversiteye giremiyor diyoruz, merdiven altındaki tüm başörtülüleri sigortalayacağız diyorlar...

Anayasa paketine sahip çıkılması gerekir diyoruz, meydanlara çıkıp “Hayır” oyu toplamaya çalışıyorlar...

CHP’nin imajını düzeltmek lazım diyorsunuz, ramazanda içki içmeyi bırakın diyorlar...

Ama “Gandi’nin içki yasağı” haberinin ardından bir milletvekilinin çıkıp da, “sanki rakı sofrasından kalkmıyormuşuz gibi anlaşıldık” diyerek genel başkana gönderme yapması meseleyi daha da keyiflendirdi.

Başbakan’ın vekillerden sigara paketi topladığı gibi, Gandi’ye de şişe toplama işi çıktı!..

***

Kılıçdaroğlu’na söyleyecek çok şey var ama, burada benim aklıma Yahya Kemal’in Büyükada’da bir bayram namazına gidişini anlattığı o hazin, duygulu satırlar geldi:

“Büyük Ada’da otururken, bayramda bayram namazına gitmeye niyetlendim, fakat Frenk hayatının gecesinde sabah namazına kalkılır mı? Sabah erken uyanamama korkusuyla o gece hiç uyumadım. Vakit gelince abdest aldım. Büyük Ada’nın sakit yollarında kendi başıma camiye doğru gittim. Vaiz kürsüde vazediyordu. Ben kapıdan girince bütün gözler bana çevrildi. Beni daha doğrusu bizim nesilden benim gibi birini camide gördüklerine şaşırıyorlardı. Orada o saat de toplanan Ümmet-i Muhammed, içine bir yabancının geldiğini zannediyordu. Ben içim hüzünle yavaş yavaş gittim. Vaazı dinleyen iki hamalın arasına oturdum...( ) O sabah Müslümanlığa az aşina Büyük Ada’nın o küçücük camii içinde şafakta aynı milletin ruhlu bir cemaati idik. Namazdan çıkarken kapıda âyândan Reşit Akif Paşa durdu. Bayramlaşmayı unutarak elimden tuttu: “Bu bayram namazında iki defa mesudum. Hamdolsun sizlerden birini kendi başına camiye gelmiş gördüm! Berhudar ol oğlum, gözlerini kapamadan evvel bunu görmek beni müteselli etti!” dedi...”

Kemal Bey de, -ya da herhangi bir CHP’li vekil de- Yahya Kemal’in bu duygularını paylaşır mıydı acaba?!.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 12 °C
Hakkari
-8 / 6 °C
İstanbul
11 / 15 °C
İzmir
10 / 17 °C