Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Roterdam İslam Üniversitesi (IUR)
08 Temmuz 2010 / 19:49
Hollanda’da Türkçe yayın yapan Haber gazetesinde Roterdam İslam Üniversitesi Rektörü Ahmet Akgündüz ile yapılan bir röportaj yayınlandı.

İktibas – Hollanda

 

Vizyonumuz: Değerlerimizden taviz vermeden batının metodolojisini bilen uzmanlar yetiştirmek

 

Haber: Hangi yılda üniversitenin rektörü oldunuz?

 

Ahmet Akgündüz: Üniversitemiz 1997 yılında Süleyman Damra tarafından kuruldu. Ben 2000 yılının son aylarında geldim. 2001 yılından itibaren İslamic University Of Rotterdam’ım rektörüyüm ama 2001 yılının Eylülüne kadar formalite bir rektördüm. Esas rektörlüğüm eski idarenin tamamen istifa edip yeni bir mütevelli heyetin oluşturulmasıyla başladı.

 

2003’te tanınmak için başvuru yaptınız ve 2010’da NVAO tarafından resmen tanındınız. Bize süreci özetler misiniz?

 

Hollanda’da bir özel üniversitenin tanınması için 4 safha var. Bunlardan ilki üniversitenin resmi uluslar arası şartları tamamlamasıdır: Bu aşama tamamlandığı takdirde uluslararası bir akreditasyon organına, bir şirkete veya yerel bir organa (NVAO) müracaat ediliyor: Okulun kullanım alanları, öğrenciden öğretim üyesine kadar her şeyiyle 121 konuda değerlendirilip 10 başlıkta özetleniyor: Bu süreç şimdiye kadar Hollanda üniversitelerinde 10 ila 53 yıl arasında bir zaman almış.

 

Biz tanınmak için 2003’te başvuru yaptık. 2006’da ilk safhada gelen rapor %85 olumluydu. Nihai rapor ise net bir sonuç ifade etmedi, ne müspet ne menfi idi. Utrecht Üniversitesi ile şartlı bir tanınma gerçekleştirdik, fakat Utrecht Üniversitesi bir süre sonra imzadan vazgeçti. Bu anlaşma ile kendi diplomamızı dahi onların onayı ile verebiliyorduk. Bu şart çok ağırdı. Anlaşmanın bozulmasıyla tekrar boşluğa düştük, ama ümidimizi hiç yitirmedik. 2008’de adeta başa döndük. Üniversite kapanma tehlikesi geçirdi. QANO’ya müracaat ettik ve 2009’un 9 Ekim’inde birinci aşama olumlu geldi. Sevindik fakat bunu duyurmadık. 2010’da ise NVAO’ya müracaat edildi. Üniversitemiz 4 mayıs 2010’da resmen tanındı ve sonunda resmi karar 20 Mayıs’ta çıktı. Üçüncü aşamada da yeni bir kararla İUR lehine gelişmeler oldu ve nihayet son aşama için de başvurular sürüyor.

 

Yeni çıkan kanundan bahsettiniz. Bu kanun tanınma sürecini nasıl etkiledi?

 

Hükümete öğrencilere sağlanan imkânlardan yararlanma konusunda başvuru için kara kara düşünüyorduk. Hükümete başvurma aşaması üçüncü aşamadır. 0 sırada 'İlahi lobi' dev­reye girdi ve bir buçuk ay önce bir kanun çıktı. O kanun bütün sis­temi değiştirdi. İki tane önemli düzenleme getirdi. Birincisi; Bu kanuna göre 1 Eylülden itibaren hiçbir kurum NVAO'dan akreditasyon almadan 'Üniversite veya Yüksek Öğ­retim Kurumu' unvanını kullanamaya­cak. Bu hüküm de bizim lehimize oldu. Buna da yasak getirildi. Hatta YÖK Başkan Yardımcısı Akgündüz hoca, bu geçici madde sadece sizin üniversite için geçerli, başka yok' dedi. Nedir lobi gücünüz diye sorunca 'İlahi lobi' dedim. O da gülerek 'aynen katılıyorum' dedi.

 

Bu aşamada öğrencilere sağlanan avantajlar nedir?

 

Biz denkliğimizi zaten mayıs ayın­da aldık ve bitti. Üçüncü aşamayı da geçmiş olduk. Böylece 1 Eylülden itibaren öğrencilerimiz OV kartı ve 400-800 euro arasında burs alabi­lecek. Bu Allah'ın bir lütfü. Bunu biz de bilmiyorduk. Biz kara kara lobici arıyorduk çünkü bu siyasi bir karar, engellenebilirdi ama Cenab-ı Hak bizi yormadı.

 

Üç aşamayı başarıyla geçtiniz. Dördüncü aşama neyi ifade ediyor?

 

Dördüncü safha devletin öğrenciye değil de bu kez üniversiteye de destek olmasını, bütçe vermesini içerir. Devlet nasıl ki öğrenciye OV kartı ve burs imkânı sağlıyor, üniversiteye de öğrenci başına 10 bin ile 15 bin Euro arasında bütçe aktarıyor. İkinci avantajı da üni­versitedeki bütün hoca ve idarecilerin maaşları veriyor. Örneğin şu anda bir profesör hocamızın brüt maaşı 2 bin euro, fakat Hollanda’daki herhangi bir profesörün brüt maaşı 7 bin euro’dan başlıyor. Dolayısıyla bizim hocalarımız dörtte bir maaşla çalışıyor. İnşallah bu aşamaya da ulaşırız, ama bizim için önemli olan bu ilk iki aşamayı geçmekti. Bu tamamen siyasi bir ka­rardır. Müracaat edeceğiz, kayıtlarımız sürüyor. Netice itibarıyla bu safha diğer safhalardan farklıdır.

 

Tanınmanız fakülte olarak mı üniversite olarak mı gerçekleşti?

 

Hayır, üniversite olarak tanındık. Üniversitelerde iki türlü müracaat var. Bunu bazen karıştırıyorlar. Bir üniver­site olarak müracaat edersiniz bir de meslek eğitimi olarak müracaat edersiniz, biz üniversite olarak müracaat ettik. Bir üniversi­tede iki çeşit eğitim olur, bunlardan biri meslek eğitimidir ki buna HBO denir. HBO hogeschool demek değil, hogeschool'lar HBO yani sadece eğiti­mi verirler ama üniversiteler hem HBO eğitimi verir hem akademik eğitim verir. Biz yüksek okul olarak tanın­madık. Raporda 'Kurumun tanınması, bölümün de akredite edilmesi' ibaresi geçer, bu çok önemlidir. Kurum olarak Islamic University of Roterdam'dır ama bu eğitimin adı Profesyonel Meslek Eğitimi'dir. Diplomada da 'master' yazacaktır. İngilizcedeki 'professional master'a karşılık gelen profesyonel mastırdır. Bundan sonra kurum olarak tanındığımız için kendimizi yeterli gördüğümüz bölümler için NVAO'ya başvuru yapacağız. Devamı gelecek.

 

Önümüzdeki kısa dönemde yeni bölümler bekleyebilır miyiz? Hangi bölümler için başvuru yapacaksınız?

 

Şu anda fakültemizde İslami İlimler Fakültemiz İslami İlimler 'bachelor' derecesi, Manevi Rehberlik 'master' derecesi (müracaat ettiğimiz alan), İmam Eğitimi 'master' derecesi, İslami İlimler 'master' derecesi olmak üzere dört derece sunmakladır. Eylül ayında İslami İlimler'in 'bachelor=lisans' derecesine müracaat edeceğiz; yine meslek eğitimi olarak. Meslek Eğitimi kabul edildikten sonra akademik 'bachelor' başvurusu yapacağız. Sanırım bu bir yıl kadar zaman alır. Ama 'bachelor' için iki üç ay içinde sonuçlanması amacıyla hemen başvuracağız; çünkü öğrencile­rimizin her türlü imkandan yararlan­masını istiyoruz.

 

Buradan mezun olan imamlar ne yapacak? Diyanetle bir işbirliği söz  konusumu?

 

Mezun olan öğrencilerimiz için İslami toplumlar ile de, Diyanet İşleri Başkanlığımızla da ciddi görüşmelerimiz var. Tanınma süreci bittikten sonra Diyanetle bir ittifakta bulunma­mız en önemli arzumuz. Diyanet İşleri Başkanı'mız da 'Böyle bir üniversite varken bizim artık başka kurum aramamıza gerek yok' dedi.

 

Şu an kaç öğrenciniz var? Resmi tanınmışlıkla birlikte mümkün ol­duğunca çok başvuru olacak. Maksi­mum kontenjan sınırınız var mı?

 

Resmi öğrenci sayımız 100 civarın­da; ama kursiyerler ve İlahiyat Sertifika Programı ile birlikte 450'nin üzerinde öğrenci var. Başvuruları biz de bekliyo­ruz. Bu binada biz ancak şahsi kanaatimle 500  öğrenciye hitap edebiliriz.

 

Bu binayı satın aldınız değil mi?

 

Evet, 3 milyon euroya satın aldık. Maalesef 1 milyon 350 bin Euro borcu­muz var. Ayda 8 bin Euro maalesef faiz ödüyoruz. Keşke bir hayırsever çıksa, da o borcumuzu ödesek, daha da rahatlasak. 3 aydır borcumuzu ödeyemedik. Borcumuz olan Triodos Bank’ın ilgili sorumlusu Akgündüz hoca, ‘biz bu ku­rumu manevi bir sigorta şirketi olarak görüyoruz. Hiçbir zaman aleyhte işlem yapmayacağız.' dedi.

 

Yurtdışından ve Avrupa ülkeleri dışından öğrenci getirmeyi düşünü­yorsunuz. Gelen öğrencilerin otu­rum imkanı nasıl sağlanacak?

 

Şu anda Bulgaristan'dan, Rusya'dan, Azerbaycan'dan, Türkiye'den top­lam 3 binin üzerinde talep var. Biz Türkiye'den 3 haftada öğrenci getire­biliyoruz. Bütün oturum işlemlerini üniversitemiz halledecek, devlet sadece suistimal olup olmadığım kontrol ede­cek. Bu öğrenciler okul süresince bura­da kalabilecelder. Okul bittikten sonra geri dönmek durumundadırlar. Bu çok büyük bir imkân. Öğrencinin kalitesi de bizim için çok önemli. Örneğin özellikle Türkiye'de İmam Hatip liseleri vb okul­larda derece yapmış öğrencileri almayı düşünüyoruz. Hatta onlara bir kısım iş adamlarından burs bulmayı düşünüyo­ruz. Gerçekleştirmeyi düşündüğümüz rüyalarımız bunlar.

 

Dışarıdan gelen öğrencilerin ücretlendirilmesi nasıl olacak?

 

Dışarıdan gelen öğrenciler için be­lirlediğimiz miktar 5 bin euro. Kanunen buradaki öğrenciden 1485 eurodan fazlasını alamıyoruz. Bu bizim için ciddi bir kaynak olacak. Avrupa içinde 14-85 euro'dan fazlasını isteyemezsi­niz fakat Avrupa dışından olduğunda Hollanda'da 10 bin euro'dan aşağı olan yok. Örneğin Erasmus, 12 bin euro talep ediyor. Üstelik onlar OV kartı ve burs imkanı da vermiyor.

 

2001'den beri 9 yıldır bu üniver­sitenin rektörüsünüz. Bize vizyonunuzdan bahseder misiniz?

 

Tabi ki. Avrupa’da resmi rakamlara göre 24 milyonu geçen Müslüman var. Bunu Hollandalılara da diyorum, siz bunların tamamını öldüremezsinız, tamamını yurtdışına süremezsiniz; bunlarla birlikte yaşamak mecburiyetindesiniz. Bu Müslümanlar için de geçerli. Yaşamak için iki yol var. 'Vur­dum ona, vurdu bana' anlayışı akıl yolu değil. Veya ikinci yol birlikte yaşamayı öğrenmek. Bunun için de, eğitim esas alınmalı ve 'cehalet' yok edilmeli. 9 yıllık tecrübem Müslümanlar İslamiyeti tam manasıyla bilmiyorlar. Avrupalılar Hıristiyanlığı zaten bilmiyor, İslami­yet hakkında peşin hükümlü ve yanlış bilgilerle dolu. Bunun bertaraf edilmesi gerekli. Bizim vizyonumuz da bu. Hem milli değerlerinden ve dininden taviz vermeyen, hem de batının metodolo­jisini ve dilini iyi bilen burada yetişmiş Müslüman uzmanlar yetiştirmek. Bence bu üniversitenin en önemli vizyonu bu.

 

İkinci önemli varlık sebebi de geçmişin intikamını almak isteyen Hıristiyanların 'Müslümanlara dinlerini biz öğreteceğiz' kanısını yıkmaktır. Karşılıklı hatalarımız var, bunların bir şekilde bertaraf edilmesi gerekiyor. Müslümanların kendine ait bir medeni­yeti var, bizim dinimizi bize öğretecek­lerini iddia edenlerin aksine IUR İslam medeniyetinin mührüdür ve İslam medeniyetini Müslümanlara ve gayr-i müslimlere öğretmek için vardır.

HABER - Haziran/Temmuz 2010

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
8 / 12 °C
Hakkari
-2 / 8 °C
İstanbul
11 / 16 °C
İzmir
9 / 17 °C