Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İslami STK’lardan ‘Anayasa’ Bildirisi
08 Temmuz 2010 / 16:30
Bugün Mazlumder İstanbul şubesinde bir araya gelen 10 İslami kuruluşun yetkilileri yayınladıkları ortak bildiri ile Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu ‘kısmi iptal’ kararını kınadılar.

Mahkeme tarafından alınan kararın “siyasi ve toplumsal iradeyi felç etmeye yönelik darbe vurduğu” belirtilerek, “gelinen noktada çözümsüzlüğün içinden çıkılmaz hal aldığı” vurgulandı.

 

Çözüm olarak “Meclis’in dik durmaya” çağrıldığı bildiride, halk’a sorumlulukları da hatırlatılarak; halkın “kendisini yok sayanlara, taleplerini görmezden gelenlere, Kemalist resmi ideolojiyi tabulaştırarak zorbalığa kılıf hazırlayanlara bir kere daha gereken dersi vereceği” iddia edildi.

 

Bildiride ayrıca “mevcut anayasanın topyekün değiştirilmesi gerektiğine inanan kuruluşlar olarak, elbette sorunu sadece belli bazı maddelerden ibaret görmüyoruz. Bununla birlikte, yapılmak istenen değişiklikleri yargı despotizmini geriletmeye ve kısmen de olsa halkın tercihinin dikkate alınmasına yönelik düzenlemeler olarak değerlendirmekteyiz.” denildi.

 

Bilindiği gibi AKP’nin Meclis’e getirdiği ‘Anayasa değişiklik paketi’ ile ilgili bundan bir süre önce Eksiklerine ve yetersizliğine rağmen anayasa değişikliği paketi olumlu yönde bir adımdır!” başlığı altında yapılan Ortak Hareket Çağrısı’nda “Anayasayı yapan iradenin halka düşman ve İslam'ı toplumsal hayattan silmeye kararlı bir sistem olduğu gerçeğinin altını bir kez daha çiziyoruz.” denilerek “bütün eksikliklere rağmen gündeme getirilen değişiklik tekliflerinin desteklenmesi, zulmün geriletilmesi, bürokratik oligarşinin zayıflatılması adına gereklilik” olduğu öne sürülmüştü.

 

Önceki bildiride “Belirsizlik ve akıl almaz keyfilik potansiyeline rağmen sürecin kendisi başlı başına bir kazanım olacaktır. En başta referandumu engellemek tipik bir tabansızlık göstergesi olacaktır.” iddialarına da yer verilmişti.

 

Bugün yayınlanan bildirinin tam metnini dikkatinize sunuyoruz:


Halkın Oyuna Sunulan Bir Teklifin Kısmen de Olsa Mahkemece İptali Yargı Despotizminin Göstergesidir!

08 Temmuz 2010 Perşembe

Vesayet mantığı Türkiye’yi yeni bir kaos atmosferine doğru sürüklemekte. Yaşanan bunca acı tecrübeye rağmen bürokratik oligarşi, halkın tercihlerini ve taleplerini dikkate almayan ceberrut mantığını aynen sürdürmektedir.

Böylece 1930’lu yılların özlemiyle tutuşan çevrelerin çabalarıyla ülke yeni bir krizin eşiğine gelmiş bulunuyor. Meclis’te kabul edilip halkoyuna sunulan anayasa değişiklikleri paketini görüşen Anayasa Mahkemesi yeni bir hukuk skandalına imza atmıştır. Henüz yasalaşmamış bir teklifi dahi denetleme görevine soyunan 12 Eylül darbesi ürünü AYM’nin, dokunulmazlık zırhıyla donatılmış, siyaseti ve toplumu hiçe sayan kararlarına yeni birini ekleme ihtimali kamuoyunda büyük tedirginlik uyandırmıştı.

Toplumda AYM ile ilgili beklenen ve yaşanan gerilim ve tedirginlik doğaldır. Zira verdiği kararlarda AYM’nin hukuku, toplumsal ihtiyaçları, halkın taleplerini esas almak yerine, statükoyu ne pahasına olursa olsun koruma kaygısıyla hareket ettiğine dair hemen her kesimde yaygın bir kanaat bulunmaktadır. AYM’nin 367 hukuksuzluğundan, iki yıl önce Meclisi fiilen bitiren başörtüsü ile ilgili iptal kararına, ülkeyi siyasi parti mezarlığına dönüştürme tutumuna kadar verdiği sayısız karar bu algıyı netleştirip pekiştirmiştir. AYM’nin gündeme alıp değerlendirdiği anayasa değişiklikleri düzenlemesine ilişkin tavrı beklendiği üzere yargı vesayetini tescilleyecek bir tarzda seyretmiştir.

Bilhassa anayasa değişiklikleri paketinde yer alan AYM’nin ve HSYK’nın oluşumuna ilişkin düzenlemelerin hazmedilmesi pek kolay görülmüyordu. Nitekim statüko savunucularının uzun bir süredir dillendirdikleri tezlerine de bakıldığında, bürokratik düzenin temel ayaklarından biri olan yargı despotizmini sınırlı biçimde de olsa sarsmaya, yargı mekanizmasına halkı katmaya yönelik düzenlemelere karşı yoğun bir karşıtlık geliştirildiği gözleniyordu.

Yapılmak istenen anayasa değişiklikleri ısrarla yargının yürütmenin kontrolüne alınacağına dair demagojik yorumlarla statüko savunuculuğuna kılıf olarak kullanıldı. Oysa yargı bağımsızlığı sloganını bir kamuflaj malzemesi gibi öne süren bu çevrelerin asıl dertlerinin yargı keyfiliği olduğunu çok iyi biliyoruz.

Bizler, İslam’ı kamusal hayattan silmeye ve Müslümanlar başta olmak üzere tüm toplum kesimlerini resmi ideoloji doğrultusunda dönüştürmeye endekslenmiş Kemalist-laik resmi ideolojiyi esas alan, tümüyle dayatmacı bir çerçeveye sahip ve darbe ürünü mevcut anayasanın topyekün değiştirilmesi gerektiğine inanan kuruluşlar olarak, elbette sorunu sadece belli bazı maddelerden ibaret görmüyoruz. Bununla birlikte, yapılmak istenen değişiklikleri yargı despotizmini geriletmeye ve kısmen de olsa halkın tercihinin dikkate alınmasına yönelik düzenlemeler olarak değerlendirmekteyiz.

Ve bu perspektifle son kertede halkın onayına sunulacak bir düzenlemenin tam bir keyfilikle “değişmez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez” ilkelerle çeliştiğine dair bir yorumla kısmen iptal edilmesini açık bir hukuksuzluk olarak gördüğümüzü kamuoyuna ilan ediyoruz.

Değişiklik paketinin asıl odak noktasını oluşturan iki maddesinin kısmen iptali veya değiştirilmesi yönünde verilen bu kararın manası halkın yok sayılması ve bürokratik oligarşik dikta düzeninin açık ilanıdır! Referanduma giden bir teklifin Anayasa’nın ‘değiştirilmesi teklif dahi edilemez’ maddelerine dayandırılarak iptal edilmesi, halkın egemenliği sloganının nasıl da içi boş bir söz olmaktan öteye gitmediğinin ikrarı anlamına gelmiştir. Aynı zamanda bu karar hukuk tabutuna son çivilerin bizzat AYM eliyle çakılması anlamına gelmiştir.

AYM, tıpkı Yargıtay ve Danıştay gibi hareket ederek Yüksek Yargı Bürokrasisi’nin hukuka ve halka değil, resmi ideolojiye ve devlete sadakat duyduğunu ilan etmiştir. AYM verdiği kararla siyasetin ve toplumun bütün taleplerini yok sayabilecek, baskı altında tutabilecek kararlarına bir yenisini eklemiş ve her defasında bu yolu genişleterek yargı vesayetini teamül haline getirmiştir.

AYM’nin kısmi iptali önemli bir sapma, hatta toplumsal taleplere ve hukuka saldırıyı meşrulaştırma yolunda atılmış bir adımdır. AYM, bir kere daha Meclis’in tüm kanunlarını içerik olarak da denetleme ve değiştirme payesini kendine vermiştir. Halkın seçtiği Meclisin ve Hükümetin yanı sıra Cumhurbaşkanı’nın karar ve talepleri de HSYK’nın ve AYM’nin tasarrufu altına sokulmuştur. CHP, YARSAV veya HSYK’nın yargı despotizmini daha da derinleştirmesi anlamındaki beklentilerinin tam olarak karşılanamamış olması verilen kararın vehametini hafifletmez. Kuşkusuz AYM’nin kısmi de olsa, iptal yolunda bir karar vermesi krizi derinleştirmiştir.

AYM, siyasi ve toplumsal iradeyi felç etmeye yönelik yeni bir darbe vurmuştur. Yargının vesayet etme mantığı ile gelinen noktada çözümsüzlük, iyice içinden çıkılmaz bir hal almıştır.

Bürokratik oligarşik diktatörlüğün halkı yok saymaya yönelik olası bir tavrına karşı Meclisde dik durumalıdır. İnanıyoruz ki, halk kendisini yok sayanlara, taleplerini görmezden gelenlere, Kemalist resmi ideolojiyi tabulaştırarak zorbalığa kılıf hazırlayanlara bir kere daha gereken dersi verecektir.

AKABE VAKFI, ARAŞTIRMA KÜLTÜR VAKFI, AKSA DAYANIŞMA VAKFI, ASDER, FATİH AKINCILARI DERNEĞİ, HİKMET VAKFI, İHH İNSANI YARDIM VAKFI, İNSAN VE MEDENİYET HAREKETİ, MAZLUMDER, ÖZGÜRDER

Bu yazıya toplam (6) yorum eklenmiştir.
Muradi
21 Temmuz 2010 Çarşamba 23:19
Yakışmadı
Bunca İslami kuruluştan böyle bir bildirinin çıkmasını doğrusu müslümanlara yakıştıramadım.Bu bildirinin dili uzlaşmacılık kokuyor.Mesela ''halkın egemenliğinin içinin boş olduğu bir kere daha anlaşıldı''deniliyor.Yani içini doldurmuş olsaklar daha mı iyi olurdu.Bu halkın çoğunluğu bilerek veya bilmeyerek her zaman şirk sistemi olan demokrasiden yana oy kullanmadı mı?Dolayısıyla bu bildirinin demokrasiden yana bir görüntü vermesini kabullenemedim..
ilyas metin
09 Temmuz 2010 Cuma 17:48
izzeti yanlış yerde arıyorlar
bu STK daki kardeşlerimiz seminerlerinde izzetin yanlızca Allahın yanında aranması gerktigini söylüyorlar.ama burada izzeti yanlış yerde arıyorlar.onları söylemlerini eylemleştirmeye davet ediyorum ve ıslah olmalarını diliyorum.
sisteme destek olmak altarnatifler sunmak muvahhid muminlerin işi degildir.
selam ve dua ile
ilker karacan
09 Temmuz 2010 Cuma 08:42
Ne yapmaya çalışılıyor!?
Bu insanlar ne yapmaya çalışıyor anlayamadım! Sistem içinde kendilerine bir yer açmaya çalışıyorlarsa demokratik sistem buna dünden razı. Bildiriler falan okumaya hiç gerek yok. Şayet kendilerine yine sistem içinde bir manevra alanı açarak toplumu ve rejimi dönüştürmeye çalışıyorlarsa bu takdirde bunun yolu bu olmadığı gibi bu rejimin kurumlarınında kendilerine engel olmasını çok görmemeliler herhalde.
Özellikle bildirin son paragraflarında özetlenen, Kemalist resmi ideolojinin halk üzerindeki baskısı sona erince ve hukukun üstünlüğü kabul edilince bu kuruluşların tüm beklentileride yerine gelmiş mi olacak? Olmayacak tabi. Bu rejimin sahipleride aptal değil ya! İllaki önünü kesecek. Bunun için yeni mücadele yöntemi benimsenmesi şart.
yusuf haksözlü
09 Temmuz 2010 Cuma 03:03
komik talepler
bu istek ve taleplermizi yerine getirmezse niz,avrupa insan hakları mahkemesine kadar gideriz ha! bunu da böyle bilesiniz...
matav
08 Temmuz 2010 Perşembe 18:38
bu meclis neyin meclisi efem?
Merak ediyorum dostlar,dik duracak meclis hangi meclis,neyin temsilcisi?
Orası dik durulacak yer ise biz niye oarada değiliz?Hadi bizim kafamız basmaz,etkin ve yetkin ve dahi kültürümüz yetmez;iyi de tabanları sağlam arkadaşlar niye orada değiller?Yoksa oralara sızmış ajanları mı var?
Ha bu ara,emekliyiz şunun şurasında,sağlam ayakkabı alamıyoruz,tabanlarımız çabuk aşınıyor vesselam..O yüzdendir tabansızlığımız(!)..
Şaka bir tarafa,bu davet,bu çağrı,bu uyarı ikidir niye yapılıyor arkadaşlar?
Birileri,çakar almaz kafamızı ikna ediversin...
Bu söylenenler itminan sağlamadı bende, önyargılarımdan mıdır,nedir?
mbozac
08 Temmuz 2010 Perşembe 17:43
medet
halk temsilci seçiyor (aslında ona dayatılan listeden seçme zorunluluğundan başkası değil!) birşeyler yapsın diye onlar da tekrar ona dönüp sen hallet diyor...körler sağırlar biribirini ağırlar misali...bir OY'undur sürüp gidiyor!bizimkiler de tekrar medet ya halk diyor!
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
7 / 12 °C
Hakkari
-1 / 8 °C
İstanbul
8 / 16 °C
İzmir
10 / 17 °C