Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Edepli duruş
02 Temmuz 2010 / 16:51
Edepli duruş, edepli hayat, seküler dünyaya karşı edepli haykırış.

Özellikle seküler yapılanma müslümanların meşru yaşam alanlarını daraltmaya, yaşanmaz hale getirmeye başladığında, hayatı anlamlandırmaya çabalayan özen gösteren müslümanlar hem kimlik bunalımı hem de yaşamsal sünnette davranış bozuklukları yaşamaya başlamış, kişiliklerinde kırılmalar, düşüncede ve fikirde sağa sola savrulmalar gibi bir hal almaya başlamışlardır. Toplumumuzda akleden ve düşünen kesim olarak da seküler dünyanın dayatmalarından nasibini almamış Müslüman yok gibidir. Kavram kargaşasında boğulmadan, düşüncede dağılmadan, yaşayan ayetlerden kopmadan özellikle 80’den sonra tevhidi çizgiyi devam ettiren Müslümanlar pek az gibi dursa da, ruhlarındaki o muazzam fıtrattan kopmayan, hep erdemli duruşun, bütün kitapların sadece bir tek kitabın anlaşılması için okunduğu anlayışı ile hareket eden müslümanlarımız hep olmuştur ve olacaktır. İşte bunlardan birisi olan Maraş’ta yaşayan soyadı gibi bilge Hayrettin Bilge abimizi 25 Haziran günü kaybettik. Güneş ilk ışıklarını toprağın bağrını delercesine dik açı ile toprağa düşmeden, sabah saatlerinde telefonumu daha doğrusu cep telefonum zamansız ve vakitsiz, anlamsız bir melodi ile odamın içini acılara boğarak çalması hissine ister istemez kapılmama neden oldu ve bir hayat ile yıkanmış acı haberi dostum arkadaşım Sedat Demir’den öğrenmiş oldum.

Maraşlı Bilge Hayrettin abiyi ilk tanıdığımda üzerinde çantası o ayki İktibas dergisi ve kitapları ile dikkatimi çekmişti. Hep okuyan kitap aşığı olduğu ne kadar da belliydi. Ağzından dökülen cümleler tane tane olmasa da bilge ve bilge olduğu kadar edepli vakur bir insan izlenimi vermişti. Sözüne sadık, özellikle İktibas’ın Maraş abone temsilcisi gibi kendisine gelen İktibas dergilerini abonelere ulaştırmak istemesindeki gayreti takdire şayandı. Benim şiir kitabım “gölge boyu ırmak” çıktıktan sonra Hayrettin abiye bir türlü ulaştıramamıştım. Ancak Üniversite hastanesine muayeneye geldiğinde ayaküstü görüşebildik ve kitabımı kendisine takdim etmiştim. Kitabımı okuyacağını ve kitabım hakkında görüşlerini bizzat benimle oturup söylemek istediğini beyan ederek ayrılmıştık. Fakat aradan bir süre geçtikten sonra dostum Sedat Demir, Hayrettin abinin hastaneye yattığını ve beraber serviste yattığı odasına ziyarete gittiğimizde biraz daha durumunun kötü olduğunu ve halsiz düştüğünü gördük. Fakat Hayrettin abi hastalığına hiç aldırmadan, hiç yılmamışçasına, hiç acı çekmemişçesine bütün dertlerini unutarak her zamanki gibi kitaplardan ve de özellikle benim şiir kitabını değerlendirme fırsatının bulamadığından, kitap hakkında görüşlerini beyan edemediğinden bahsetti. Ölümü öldüren bir eda ile bu dünyaya ait olmadığını dönüşün sadece ve sadece O’na olduğunu her halükarda hissettiriyordu. Dostlarına karşı her zaman vefalıydı. Her zaman dostları, arkadaşları ile olmak istedi, en çok sevdiği ve heyecanlandığı ise İsmet Özel’in şiirinde de dediği gibi,

neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı

karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak.

Maraşlı Bilge Hayrettin abinin yanından sağlık sıhhat dileyerek ayrıldık. Bu konuşmamız ve görüşmemiz bu dünya hayatında son olacağını nerden bilebilirdik. Hayrettin abi mekanın cennet olsun. Tüm yakınlarına ve arkadaşlarına başsağlığı dileklerimle Allah Rahmet etsin.

Bu yazıya toplam (1) yorum eklenmiştir.
hikmet erturk
04 Temmuz 2010 Pazar 09:44
allah sabırlar versin
Allah mekanını cennet eylesin.Sizler gibi dostlarının olmsıd çok güzel.Ailesine sabırlar versin.
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
2 / 13 °C
Hakkari
-6 / 9 °C
İstanbul
11 / 16 °C
İzmir
7 / 18 °C