Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
OHAL’e CHP de tepki gösterdi
29 Haziran 2010 / 18:18
CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç bugün Samsun İl Başkanlığı devir teslim töreninde yaptığı konuşmada MHP’nin ısrarla vurgu yaptığı OHAL konusuna değindi.

Koç, Güneydoğu’da Olağanüstü Hal’in tekrar uygulanmasının terörü azaltmayacağını belirterek "Olağanüstü hal teklifi terörü belli açılardan kışkırtacak, daha sonra büyüyerek karşımıza getirecek bir uygulama olarak görünüyor. Türkiye daha önceki uygulamalarda bunun sonuçlarını gördü" diye konuştu.

 

Son PKK saldırılarının ardından bir yandan BDP kışkırtıcı tavırlar içine girerken, diğer yandan MHP de Olağanüstü Hal uygulansın teklifinde ısrar ediyor.

 

BDP Mardin Milletvekili Emine Ayna dün yaptığı konuşmada “Bu kadar bedelden sonra, bu kadar direnişten sonra, eğer Başbakan Erdoğan, hükümet, Genelkurmay'ıyla, MİT'iyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve ABD, Kürt halkının diz çökeceğini, mücadelesinden vazgeçeceğini sanıyorlarsa avuçlarının yalarlar” dedi. Ayna, Anayasa değişiklik paketini de desteklemeyeceklerini açıkladı. Bugün BDP eşbaşkanı Gülten Kışanak ise “Ne yaparlarsa yapsınlar ülkeyi getirdikleri yer ortada, ülkeyi kan deryasına çevirdiler." iddiasında bulundu.

 

Diğer yandan MHP lideri Devlet Bahçeli ise Başbakan’ın akıl ve ahlak sorunu yaşadığını iddia ederek, “Geçmişte OHAL uygulamasında yanlışlar olmuş olabilir, ama bu yanlışlar yöntemin yanlışlığını gösteremez.  Olağan tedbirlerle önlenemeyecek gelişmeler karşısında, başka imkan kalmamışsa, milletin birliği ve beraberliği için OHAL uygulaması yasaldır.” diye konuştu.

 

Başbakan Erdoğan ise OHAL ile ilgili tavrını bugün yaptığı konuşmada da tekrarladı. Erken seçim ve OHAL'den yana olmayı fırsatçılık olarak yorumlayan Erdoğan, “Habur'dan girenleri hükümet mi tutukladı? KCK yapılanmasını hükümet mi yaptı? Belediyeleri örgütün arka bahçesi yapanların kabahati yok mu” diye sordu.

 

Genel Kurmay Başkanı da geçen hafta sorulan bir soruya “öyle bir gündemimiz yok” şeklinde cevap vermişti.

 

PKK saldırılarının ardından başlayan OHAL tartışması partilerin meydan kavgasına dönüşmüş durumda. Kürt sorununa ‘açılım’ adı altında atılmaya çalışılan adımların akamete uğraması, peşpeşe gelen PKK saldırıları sonucu halkın artan öfkesi, sorunu ancak Kürtlerin kültürel haklarını kazanamaması olarak gören BDP ile soruna ancak askeri çözümler düşünebilen MHP için elverişli ortam oluşturuyor.

 

MHP dışında kimseden kabul görmeyen Olağanüstü Hal uygulaması Güneydoğu’da 15 yıl boyunca aralıksız sürdürülmüştü. 19 Temmuz 1987 günü kabul edilen 285 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile başlatılan OHAL 30 Kasım 2002 tarihinde sona erene kadar 46 defa uzatılmıştı. OHAL uygulamasına 11 şehir (Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Hakkari, Mardin, Siirt, Tunceli, Van, Adıyaman, Bitlis, Muş) ile başlanmış, Batman ve Şırnak ilçelerinin il yapılmasıyla da şehir sayısı 13’e çıkmıştı. Zaman zaman bazı iller de bu kapsama alınmış ve çıkarılmıştı. Ve bölge bir bütün olarak Olağanüstü Hal Bölgesi olarak adlandırılmıştı.

 

15 yıllık süreçte bölgenin ilk valisi Hayri Kozakçıoğlu oldu. Daha sonra sırasıyla Necati Çetinkaya, Ünal Erkan, Necati Bilican, Aydın Arslan ve Gökhan Aydıner bölge valisi olarak görevlendirildi.

 

Bu dönem içerisinde bölgede 30 bin civarında insanın öldüğü belirtiliyor. Ancak verilen rakamlarla ilgili

 

Radikal gazetesinde dün yer alan bir haberde, CHP Diyarbakır Milletvekili Mesut Değer’in OHAL dönemi üzerine hazırladığı bir rapora yer verildi. Raporda OHAL dönemi ile ilgili devletin verdiği rakamların gerçekleri yansıtmadığı iddia edildi. Haberde şu ifadelere yer verildi:

 

“Mesut Değer yaptığı araştırma sonucunda OHAL’in bilançosuna ilişkin devlet tarafından hazırlanmış bir çalışmanın bulunmadığını, İçişleri Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı’nın ölü ve yaralı sayılarının birbirini tutmadığını belirterek İçişleri Bakanlığı’nın bazı yanıtlarında, ‘bilgi bulunamamaktadır’ denildiğini vurguladı.


1987-2002 yıllarında İçişleri Bakanlığı verilerine göre ölü sayısının 28 bin 795, yaralı sayısının ise 17 bin 753 olduğunu, toplam 40 bin 548 ölü ve yaralı bulunduğunu belirten Değer, Milli Savunma Bakanlığı verilerine göre ise, toplam 54 bin 629 ölü ve yaralı olduğuna dikkat çekti.


1984-2009 arasında yaşamını yitirenlerin sayısının ise 63 bin 443 olarak açıklandığını ifade eden Değer, geçmişteki rakamlarla karşılaştırınca OHAL dönemi dışında kalan 11 yıllık süreçte 8 bin 814 kişinin yaşamını yitirdiğinin ortaya çıktığını, ancak bu rakamın da gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Rakamların gizlendiğini öne süren Değer, 1984-2010 arasındaki şehit, ölü ele geçirilen terörist, yaralı veya faili meçhullerin 100 bin civarında olduğunu öne sürdü.


OHAL döneminde 72 bin 754 kişinin gözaltına alınmasına rağmen DGM’ler de yargılanan sayısının 42 bin 795 olduğunu söyleyen Değer, bu rakamlar arasındaki çelişkiye işaret ederek, Muş Emniyet Müdürlüğü’nde, OHAL döneminde gözaltına alınanların sayısının bilinmediğini anlattı.”

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
7 / 13 °C
Hakkari
-5 / 8 °C
İstanbul
8 / 17 °C
İzmir
10 / 17 °C