Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türkiye'de Saldırıya Gelen Tepkiler
23 Haziran 2010 / 22:14
Gazetelerde Halkalıda düzenlenen saldırıya ilgili yorumlarda iki türlü iddia yer aldı. Bir yoruma göre hükümetin açılım adımları atmış olmasının Kürtleri cesaretlendirdiği iddia edilirken, diğer yorumlarda ise Kürt açılımının bittiği söyleniyor.

Kürtlerle ilgili her türlü açılımın karşısında yer alan MHP adına dün Meclis grubunda bir konuşma yapan Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP’nin bölücülüğü azdırdığını savunarak “AKP küresel siyasi taşerondur. PKK küresel silahlı taşerondur. Her iki taşeron, aynı merkezden ama ayrı ayrı kanallardan ülkemizi yıkmak için küresel pazarlık usulü ile yıkım ihalesini almışlar ve işe çoktan koyulmuşlardır.”  İddiasında bulundu.

 

Güneydoğu’da Olağanüstü Hal ilan edilmesini de isteyen Bahçeli yıkım projesini sütunlarında sahiplenenlerin OHAL’e de karşı olduklarını öne sürdü.

 

OHAL önerilerine karşı Genel Kurmay Başkanı gündemlerinde olmadığını söylemekle yetinirken, Başbakan Erdoğan’dan sert tepki geldi. Erdoğan "OHAL terörü derinleştirdi. OHAL istemek terörün diline teslim olmaktır" dedi.

 

Dün Cumhurbaşkanı ile terör konusunu görüşen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Köşk’ten çıkışında yaptığı açıklamada, istihbarat konusundaki endişelerini ve izlenen ekonomik politikanın teröre zemin hazırladığını Cumhurbaşkanı’na aktardığını belirterek "Terör konusunda aklı ve mantığı öne alan politikalar oluşturulmalı." dedi.

 

Bugün Kılıçdaroğlu’nu ziyaret eden ABD’nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey de "Özellikle bu, son zamanlardaki PKK saldırıları hakkında görüştük. Ben ABD'nin pozisyonunu açıkladım. Bizce, PKK bir ortak düşmanımız. ABD olarak her türlü desteği veriyoruz, vereceğiz. Bu çok acılı bir konu, yakından izliyoruz ve Türkiye'nin yanındayız." ifadesini kullandı.

 

PKK ile hareket etmekle suçlanan BDP adına konuşan Eş Başkan Gültan Kışanak “Önlem alınmazsa 1990'lı yıllardaki gibi uzun bir çatışma süreci olacaktır. Bugün çatışmalar yeniden başlamışsa bunun sorumlusu açılım adı altında tasfiye politikası yürüten hükümettir” derken bugün BDP milletvekili Ufuk Uras’tan farklı bir açıklama geldi. Uras PKK’ya silah bırakma çağrısı yaparak, çözüm yeri olarak Meclis’i gösterdi.

 

Gazete köşelerinde ise ağırlıklı olarak açılım politikalarının başarısızlığı üzerinde duruldu.

Taraf gazetesinde Roni Marguiles, “Kürtler, atılan adımların yetersizliği karşısında ve her olumlu adıma olumsuz bir gelişmenin eşlik etmesi nedeniyle zaten kuşku ve güvensizlikle karşılamaya başlamışlardı Açılım’ı. Sona ermesine de şaşırmadılar.” derken, aynı gazeteden Etyen Mahçupyan “Kürt meselesi, her iki taraftaki siyasetçilerin çapsızlığının ve bazılarının kötü niyetinin ötesinde, bir toplu aptallık histerisine dönüşmeden sağduyunun geri çağrılması lazım.” dedi.

 

Kürt kimliğinin tanınmasıyla Türk toplumunda sebep olacağı  yenilmişlik duygusunun da açılımı engellediğini savunan İsmet Berkan “Kürt sorununun ve PKK sorununun çözümünün en ideal yolu, eşit vatandaşlığa dayalı modern demokratik cumhuriyet modeli.” olduğunu öne sürdü.

 

Akif Beki ise açılımları överek “Toplumun kapalısını gördük, temelleri çatırdıyor. Biraz da açılmayı denemekten korkmayalım.” diyerek “Açık olan birleştiricidir; bölücü olan, asıl kapalı toplumdur” yorumunu yaptı.

 

Cengiz Çandar ise açılımın başarısızlığını Kürt halkı ile PKK arasındaki ‘manevi bağlar’ın zayıflatılamamasına bağladı. Milliyetçi söylem’i kullanmanın ve konuyu başta asker, güvenlik güçlerine havale etmenin, sorunu kangrenleştirmekten başka bir işe yaramayacağını belirtti.

 

Milliyet yazarlarından Taha Akyol ise “Seçim istatistiklerine göre, Kürt vatandaşlarımızın en az üçte ikisi PKK’nın partilerine oy vermiyor. Fakat bu ‘sessiz’ çoğunluğun tek partisi var; AKP...”, “Kürt meselesi Türkiye’yi çok zorlayacaktır; ufkumuzu açmak, yaratıcı politikalar geliştirmek ve bilhassa “konuşabilir” olmak hayati derecede önemlidir.” dedi. Fikret Bila ise klasik söylemle “Terör, ulusal bir sorundur. Ulusal sorunlar karşısında iktidar ve muhalefetin birlikte çözüm araması en doğru yoldur.” dedi.

 

“OHAL'in geri gelmesi, PKK'ya çok yarar sağlar” diyen Mehmet Ali Birand ise “Şimdi, gelin silahlı mücadele kadar Açılım’a asılalım.”, “Doğru dürüst bir Açılım ise, tam aksine PKK’nın elini kolun kırar.” ifadesini kullandı.

 

Hasan Cemal’den gelen yorumda ise “Gazetelerimizin çığlık çığlığa manşetleri de, şehit cenazelerinin acılı havaları da, devlet büyüklerimizin konuşmaları da 1990’larınkilere benzemiyor mu?” deniliyor. Cemal “Bütün bunlar hükümetin ‘demokratik açılımı’ndan dolayı yaşanmıyor herhalde... Bunu iddia etmenin ne ciddiyeti, ne de inandırıcılığı olabilir.” iddiasında bulundu.

 

Hürriyet’ten Tufan Türenç, dün hayatını kaybeden İlhan Selçuk’a ayırdığı yazısının sonunda askeri yöntemleri savunarak “Artık PKK’nın Kuzey Irak’taki melanet yuvalarını dağıtmak için bir saniye bile beklemememiz gerekir.” dedi.

 

Mehmet Y. Yılmaz ise hükümetin terörle ilgili yeni projelerini eleştirerek “Hükümetler, sorunları çözmek için vardır, onu bunu suçlamak ya da dedikodu yapmak için değil.” dedi.

 

Bu arada Fethullah Gülen de Halkalı’da yapılan saldırı ile ilgili yayınladığı taziyede "Milletimizin yapması gereken, meydana gelen üzücü olayları, çirkin emelleri için kullananların kışkırtmalarına gelmemek; insan hakları ve demokratik alandaki kazanımlarımızı kaybettirecek düşünce ve hareketlere prim vermemektir." ifadelerini kullandı.

 

Bu yaklaşımlar çerçevesinde Kürt sorunu etrafında bir tarafta OHAL, diğer tarafta da demokratik açılımlar dışında proje üretilemediği görülüyor. Düzenin ulusçuluk temelindeki yaklaşımları sorunu içinden çıkılmaz bir hal almasına sebep olurken, yaşanan çözümsüzlük bundan sonraki süreç için de endişeleri artırıyor.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 10 °C
Hakkari
-3 / 11 °C
İstanbul
12 / 16 °C
İzmir
9 / 18 °C