Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İHH’dan “İnsanlık” Bildirisi
18 Haziran 2010 / 05:50
Gazze’ye yardım götürme ve yıllardır uygulanan ablukayı kırma amacıyla İHH öncülüğünde hazırlanıp, dualarla yola çıkan yardım konvoyuna Gazze açıklarında İsrail tarafından yapılan saldırı hakkında dün İHH bir bildiri yayınladı.

Bildiride çerçeve itibarı ile İsrail’in tutumu eleştiriliyor. Hazırlanan yardımların muhteviyatı, gemiye binen yardım gönüllüleri ve olayın vahim sonuçları değerlendiriliyor. Ancak bildiride dikkat çeken bazı önemli noktalar bulunuyor. Tıpkı Fethullah Gülen’in “Gazze Yardım Şehitleri” taziyesinde başlıkta geçen şehit kavramı dışında İslami bir kavram kullanılmaması gibi, İHH’nın yayınladığı bildiride de aynı şekilde bu ifadelerin kullanılmadığı görülüyor. Müslümanlar tarafından İslami amaçlar gözetilerek hazırlanmış, ağırlıklı olarak müslüman yardım gönüllülerinden oluşan yardım gemisine yapılan saldırı müslüman ve şehit kavramları kullanılmadan değerlendiriliyor. Gemide bulunan müslümanlar aktivist yardım gönüllüleri olarak tanımlanırken, taşınan yardım da insani yardım olarak ifade ediliyor.

 

İHH bildirisinde en garip bulunan nokta ise İsrail saldırısı ile şehit düşen Müslümanlar için “9 masum, cesur iyi insan” tabirinin kullanılması oldu. “Hayatını kaybeden gönüllüler” şeklinde ifade edilen “şehitler” aslında İslam’ın emrettiği kardeşlik görevlerini yerine getirmek adına yola çıkmışlardı. Bu noktanın gözden kaçırılması ve tamamen İslami amaçlar gözeterek konvoya katılan, yardım götürmeye çalışan, bu yolda can veren Müslümanların fedakarlıklarının “İslam” adına değil “İnsanlık” adına bir kazanıma dönüştürülmesinin çok yanlış olduğu vurgulanıyor.

 

Şimdi İHH’nın konuyla ilgili yayınladığı bildiriyi sunuyoruz:

Barışa Savaş Açanlar Kaybetmeye Mahkumdur 

Gazzede dört yılı aşkın uygulanan ambargoya karşı 6 gemi (Free Gaza 1 gemi, İHH 3 gemi, Ship to Gaza Sweden 1 gemi, European Campaign to end the Siege on Gaza 1 gemi) ile 36 farklı ülkeden milletvekili, çok sayıda medya mensubu, sanatçı, aydın, yazar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, çocuk ve kadınların da yer aldığı aktivistlerden oluşan toplam 700 civarında yolcu ve insani yardım malzemesi taşıyan Özgürlük Filosu Akdenizde açık denizde buluşarak 30 Mayıs saat 16:30 itibariyle Gazzeye doğru açık denizden güneye doğru seyretmeye başlamıştır.

1.20100618065544.jpg 

Dünyanın dört bir yanından milyonlarca destekçinin canlı yayınlardan takip ettiği ve umutla dua ile gözlediği Filo dünya halklarının ortak vicdanını, her dinden insanın dua ve dilekleri ile çocuklar için oyun parkı, yaralı ve hastalar için tıbbi malzeme ile açıkta, yıkıntılarda ve çadırlarda yaşayan binlerce insanın evi için, çocukların okulu için inşaat malzemesi, 500 adet elektrikli sandalye ve birçok hayati malzeme taşımaktaydı.  

 

İsrail Gazzedeki Filistin halkına uyguladığı kitlesel cezalandırmayı delmeye yönelik çabaları da yine yasadışı yöntemlerle uluslararası hukuka aykırı şekilde engelleme örnekliği ortaya koydu. 31 Mayıs sabah saat 04:00 civarında savaş gemileri, denizaltılar, hücum botları ve askeri helikopterlerin içerisinde yer aldığı yüzlerce tam donanımlı kamuflajlı silahlı askerlerinden oluşan donanması ile öncelikle Mavi Marmara gemisine terörist bir saldırı düzenledi. Saldırıdan filodaki tüm gemiler etkilendi; Mavi Marmaradaki yolcular ise bizzat ateşli saldırının kurbanı oldu. Direkt sivil, silahsız insani yardım gönüllülerine ateş açarak öldürmeye başladı. Mevcut İsrail hükümeti bu terörist saldırıyı belli ki planlamış ve düşmanca ve öldürmeye yönelik olarak gerçekleştirmiştir. Bu terörist saldırıda 9 masum, cesur iyi insan hayatını kaybetmiş 50'ye yakın yardım gönüllüsü ise yaralanmıştır. Öncelikle hayatını kaybeden tüm gönüllüler için başsağlığı diliyor ve yakınlarına sabır diliyoruz. Onlar Filistin halkına uygulanan ambargonun ortadan kalkması için en zor ve değerli olan sonucu inşa ettiler. Ayrıca koalisyon olarak tüm yaralılara da acil şifalar diliyoruz. 

2.jpg 

Bu filoya gerçekleştirilen saldırı sonucunda hayatını kaybedenler, yaralananlar, sakat kalanlar, hapsedilen, işkence gören, eşyaları çalınan ve gasp edilenler ve her türlü hak ihlaline uğrayan, mağduriyet yaşayan kişi ve kuruluşların hukuki süreçlerinin takibi için birçok ülkede gönüllü hukukçulardan oluşan hukuk ekipleri kurulmuştur ve bu çalışmalar koalisyonumuz tarafından da takip edilmektedir.  

 

Filoya yapılan bu saldırı tüm insanlığa ve barışa karşı yapılan bir saldırıdır. İsrail halkı  ve Dünya sessiz kaldıkça bu terörist saldırıyı da, işgalci ve insanlık dışı uluslararası hukuku hiçe sayan politikaları da desteklemektedir. Oysa bizler bu organizasyonun hazırlık aşamasından bu yana bu filonun amacının Gazzedeki ambargoya son vermek ve insani yardım götürmek olduğunu, desteğini dünya halklarından almış olup; vicdanların ortak sesi ve yardımını temsil ettiğini,  meşruiyetini halklardan, insanlığın vicdanından uluslararası hukuktan aldığını beyan ettik. İsrail barışla savaşmaktadır.  

 

Barışla savaşanlar kaybetmeye mahkumdur. Bu nedenle çok geçmeden onlar çok büyük zorluklarla ve ambargoyla karşılaşabilirler. Şayet onlar da insani yardıma muhtaç halde ambargoya maruz kalırlarsa bilsinler ki bu organizasyondaki herkes onlara uygulanabilecek ambargoya karşı da aynı kararlılıkla çalışacaktır.   

 

Bu arada İsrail hükümeti ve lobisinin koalisyon üyesi organizatör kuruluşlara yönelik karalama kampanyası yürüttüğü de hepimizin malumudur. Ancak şunun bilinmesini isteriz ki geçmişten bugüne dünyanın dört bir yanında yapmış oldukları faaliyetlerle birçok uluslararası ödüle layık görülmüş ve yardım için uzatılan elin milyonları geçtiği kuruluşları karalayabilmek elbetteki mümkün olamayacaktır. Zira İsrail ne kadar vahşice zulüm işlerse işlesin iyi kalplere sahip cesur insanlar hakikati apaçık ortaya koymaktadır. 

 3.jpg

Gazzeye uygulanan ambargo insanlığa karşı işlenmekte olan bir suçtur. Bugün buna şahit olanlar olarak bizler gelecek nesillere karşı ve insanlığa karşı bu ambargonun şekil değiştirerek değil tamamen ortadan kaldırılması sorumluluğumuzu yerine getirmek için her tür insani çabayı ortaya koymaya devam edeceğimizi buradan ilan ediyoruz.

Öte yandan Özgürlük Filosuna yapılan saldırının şahiti olan her kişi ve kurumu da ilgili tüm resmi-sivil kişi ve kuruluşlar nezdinde aşağıdaki soruların cevabını aramaya davet ediyoruz:  

  1. İsrail hükümeti açık denizde uluslararası deniz hukuku kurallarını neden çiğnedi?
  2. İsrail neden sivil, silahsız masum insanlara saldırdı?
  3. Her tür öldürücü silahı taşıyan askerlerle dolu donanmayla içinde bebek ve 80 yaşın üstünde yaşlıların olduğu gemiye saldırma cüretini kendinde nasıl bulabiliyor?
  4. İsrail kendi karasularında bile yapamayacağı bu saldırıyla kalmayıp gemideki, herkesi kelepçeleyip, işkence edip hapishaneye alması nasıl açıklanabilir?
  5. İsrail Akdenizi, mesela Antalyadan kalktı diye Türkiye karasularını da veya dünyanın herhangi bir yerindeki karasularını ve açık denizi her an herkese saldırabileceği bir alan olarak görüyor? Bu saldırganlığa ve terörizme karşı dünyayı, masum insanları nasıl koruyacağız?
  6. Filo defalarca DUR ikazında bulundu. Saldırıyı duyan tüm insanlık DUR ikazında bulundu. Fakat İsrail durmadı. İsrail, kararlı bir şekilde gerçekleştirilen bu katliamın ve diğer tüm ihlallerin hesabını nasıl verecek?
  7. Tüm insanlığa karşı işlenmiş bu suçların tüm sorumlularının cezalandırılması nasıl sağlanacak?
Bu yazıya toplam (1) yorum eklenmiştir.
Elif Akyol
08 Temmuz 2010 Perşembe 11:49
Elestiriniz abes ve haksiz
Peki o masada oturan gayrimuslim kimseleri gormuyor musunuz? Neden "insanlik" kavramina boyle karsisiniz? Bence IHH'ya yaptiginiz elestiri yersiz ve de haksiz. Gemi yolcularinin ortak paydasi insanlikti evet, hepsi musluman, hepsi dindar degildi. Muslumanliklarina vurgu yapildiginda zulme karsi sessiz kalmayan diger insanlarin hakkina girmis olmaz miyiz?
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
4 / 13 °C
Hakkari
-7 / 10 °C
İstanbul
13 / 18 °C
İzmir
13 / 18 °C