Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Avrupa’nın İran Öfkesi
17 Haziran 2010 / 05:34
Avrupa ekonomik yönden ciddi sorunlarla boğuşuyor. Yunanistan’ın iflas noktasına gelmesinin ardından para birimi euronun girdiği kriz Avrupa’nın geleceğini tehdit etmeye başladı.

Avrupa, yaşadığı krizi ekonomi yönetimini yeniden yapılandırarak aşmaya çalışıyor. Yeni ekonomi yönetiminde idarenin kimde olacağı sorunu Almanya ile Fransa arasındaki tartışmayı ön plana çıkardı. Avrupa ekonomisinin Avrupa Komisyonu tarafından idare edilmesi gerektiği görüşü ağırlık kazanırken, AB Komisyonu Başkanı Jose Barroso hali hazırdaki ekonomi yönetiminin Birlik’e üye devlet ve hükümet başkanları ile birlikte çalışacağını bildirdi. Avrupa’nın girdiği krizin sorumlusu olarak yanlış ekonomi yönetimi olduğu yönünde bir görüş bulunuyor.

 

Henüz atlatılamamış Yunanistan krizi de bu yanlış idarenin bir soncu olduğu görüşü de yaygın. Aylardır Avrupa’yı titreten Yunanistan krizinin arkasında Yunanistan’ın 2009 sonu itibariyle toplam 295 milyar euroyu ulaşan kamu borcu bulunuyor. Bu borcun yüzde 74’lük bölümü yani 218 milyar euroluk kısmı yabancı kişi ve kurumlara ait iken bundan Avrupa ve euro bölgesine düşen borç payı ise 164 milyar euro. Yunan devletinin iflası demek bu borçların ödenmemesi ve akabinde alacaklıların da büyük zarara uğraması anlamına geliyordu.

 

Yunanistan’ın büyük alacaklıları arasında 50 milyar euro ile başta Fransa, ardından da 28 milyar euro ile Almanya geliyor. Bu yüzden Avrupa’nın ekonomi yönetiminde Fransa ve Almanya başrol oynamak zorunda kalıyorlar. Yunanistan’ı kurtarmak için AB Komisyonu ile IMF Mayıs ayında 110 milyar euroluk bir yardım paketi üzerinde anlaşmaya varıldı. Ancak sorun bununla bitmedi. Avrupa Birliği üyesi Portekiz, İrlanda ve İspanya’nın da aynı finans krizine girmesinden hala endişe ediliyor. Alman Başbakanı Merkel, Yunanistan’ın durumunun bu ülkeler için ibret olacağını ve gereken bütün önlemleri alacaklarını, yeni bir kriz olmayacağını düşünüyor.

 

Yunanistan krizinin hafiflemesi ile birlikte bu sefer Avrupa’yı sarsan İran’ın euro kararı ortaya çıktı. Haziran başında yaptığı açıklamada İran, döviz rezervlerinde bulunan 45 milyar euroyu altın ve dolara çevireceğini duyurdu. Bu karar BM Güvenlik Konseyi’nden İran’a uygulanacak sıkılaştırılmış mali yaptırım kararı alınmadan hemen önce açıklanmıştı. İran’ın bu kararı almasında, Avrupa’nın yaşadığı mali krizin daha kötüye gideceği beklentisinin etkili olduğu düşünülürken, Güvenlik Konseyi öncesi İran’ın Avrupa’ya mesaj verdiği de arka planda seslendiriliyordu.. Önümüzdeki dört ay içinde euro rezervini dolar ve altına çevirmeyi planlayan İran’ın açıklaması ile birlikte euro hızla değer kaybetmeye başladı. Bu düşüş o kadar hızlı ki yakında 1 euronun 1 dolar seviyesine kadar düşeceği artık bir çok ağız tarafından seslendiriliyor. IMF Başkanı bile böyle bir eşitliğin olabileceğini söyledi. İran 1999 yılında dolardan euroya geçmeye karar verdiğinde euro dolar karşısında hızla değer kazanmaya başlamıştı.

 

Dolar ve euronun eşitlenmesi özellikle euro ile fiyatlandırılan her türlü varlığın ucuzlaması anlamına geldiği gibi, euro üzerinden edinilen şirket karları ve hisse fiyatlarının da düşmesi anlamına geliyor. Avrupa’nın tek kazancı ihracatının artacak olması. İran ile birlikte diğer Körfez ülkeleri de ellerinde bulunan euroyu azaltma yoluna giderken, Avrupa ancak, Hindistan, Brezilya, Japonya, Rusya ve Güney Kore’den gelen euroya destek mesajları ile dengeyi korumayı başarabildi. Bu ülkelerin Merkez Bankaları euroya yatırım yapmaya devam edeceklerini bildirmişlerdi.

 

Mali kriz içindeki Avrupa’nın İran’a yanıtı, ABD’nin İran’a karşı BM Güvenlik Konseyi’ne getirdiği sıkılaştırılmış mali yaptırım tasarısında kendisini gösterdi. Fransa ve Almanya’nın da desteklediği yaptırım kararları Türkiye ve Brezilya’nın hayır oylarına rağmen kabul edildi. Şimdi Avrupa bu mali yaptırımları, ABD’nin önerdiğinden çok daha öteye taşımaya hazırlanıyor.

 

Avrupa Birliği dışişleri bakanlarının önceki gün Lüksemburg’da yaptıkları toplantıda İran’a karşı daha sıkı mali yaptırımlar uygulanması kararı alındı. Saatlerce tartışıldığı ve çok hızlı alındığı ifade edilen kararlarda Avrupa, İran’a esas döviz girişini sağlayan sektörler olan doğal gaz ve petrol sektöründe İran’ı sıkıştırmayı planlıyor. Deutsche Welle’nin bildirdiğine göre bu kararlarda Avrupalı şirketlerin İran’da enerji sektörüne yatırım yapması yasaklanırken, İran şirketlerinin Avrupa kaynaklı know-how kullanması engellenecek, hem askeri hem de sivil amaçlarla kullanılabilecek ürünlerin ticareti kısıtlanacak. Ayrıca kara listeye alınan İranlı banka ve sigorta şirketlerinin sayısı da artırılacak. İran ise bu kararları “yanlış ve mantıksız” diye yorumladı.

 

Avrupa’nın hala “molla rejimi” diyerek küçümsediği İran’a karşı uygulamayı düşündüğü bu acımasız yaptırımların İran halkını cezalandırmanın ötesinde İran’ı nükleer çalışmalarından vazgeçirebileceği ise düşünülmüyor. Kendisi içinde bulunduğu mali krizi hala atlatamamış, ekonomi yönetimine güveni sağlayamamış, iflasın eşiğine gelmiş üyelere sahip bulunan Avrupa’nın İran’a karşı bu mali yaptırımları ne derecede uygulayabileceği merak ediliyor.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
8 / 12 °C
Hakkari
-2 / 8 °C
İstanbul
11 / 16 °C
İzmir
9 / 17 °C