Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Meclis’in Yüksek Mahkeme’ye karşı direnmesi meşru
13 Haziran 2010 / 21:49
Osman Can mahkemenin esasa girmesi halinde Meclis’in Talat Aydemir örneğindeki gibi bir tutum ortaya koyarak kararı yok sayması gerektiğini söyledi.

MİLLİYET

 

Anayasa Mahkemesi’nin anayasa değişikliği paketini esasına girerek iptal etmesi halinde, TBMM’nin bu kararı yok sayması gerektiğini söyleyen Demokrat Yargı Derneği Başkanı ve Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can, bu kez Talat Aydemir örneği verdi. Can “5 general darbe yapar, TBMM bunu kabul ederse yeni bir hukuki durum doğar, parlamento tutumunu net biçimde ortaya koymalı. O zaman Talat Aydemir sonucu ortaya çıkar” dedi.

Anayasa değişikliği paketiyle ilgili sözleri nedeniyle “Ya sözlerini düzelt ya da git” diye uyarıldığı öne sürülen Can Milliyet’e açıklamalarda bulundu. “Bir uyarı nedeniyle savunduğum görüşleri değiştirmem mümkün değil” diyen Can şunları söyledi:

 

‘Karar değil, görüş’

“Meclis’in, Anayasa Mahkemesi’ne karşı da anayasayı koruması gerektiğini söylüyorum. Bu öylesine ortaya atılmış bir düşünce değil. Temelleri var. Anayasa Mahkemesi’nin fonksiyon gaspı yaptığını saptayacak bir kurum olmadığı söyleniyor. Zaten idare hukukunda bir kararın nasıl ‘yok’ sayılacağını saptayacak bir merci belirtilmemiştir. Ancak bir kararın ‘var’ sayılması için koşulların yerine getirilmesi gerekir. Hukuki koşullar içinde yetki kullanılması gerekir.

Anayasa Mahkemesi, anayasanın açık hükümlerini ağır biçimde ihlal ettiği zaman, ‘anayasayı dinlemem’ diyen bir tavır ortaya çıkar. Bir Anayasa Mahkemesi, ‘Obama’nın başkanlığını kaldırıyorum’ diyebilir mi? Böyle bir karar alınırsa, Obama, o kararın geçersizliğini ilan edecek bir merci mi arar yoksa yoluna devam mı eder? Bu sadece 11 kişinin bir araya gelip ortaya attığı bir görüş haline gelir, karar değil.

 

‘Başörtüsü farklı’

‘Karar dinlenmezse kaos ortamı olur’ deniliyor. Bir kurumun, anayasanın değiştirilmesini bütünüyle anlamsızlaştırması sonsuz kaostur ve çok tehlikeli bir yere gider. 5 general darbe yaptığında, meclis bunu kabul ederse, yeni bir hukuki durum doğar. Bu durumda, parlamento tutumunu net biçimde ortaya koymalı. O zaman Talat Aydemir (Darbe girişiminde bulunup başarısız olan isim) sonucu ortaya çıkar. Ben, mahkemenin esasa gireceğini sanmıyorum. Başörtüsü kararı farklı. 2008’de (türban yasağının kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliğinin iptal edildiği tarih) basiretsiz biçimde, yanlış bir adım atılmıştı. Parlamento, anlamsız biçimde, tepkileri dinlemeden konuyu gündeme getirdi. Pozisyonunu da koruyamadı. Şimdi mahkeme, aynı yönde adım atarsa, sonsuza kadar darbe anayasayı yaşayacağız demektir. Türkiye’de yargı sistemi darbe ürünü bir sistem. Bunu net olarak ortaya koyduğunuzda, meşruluk tartışması biter. Kararı yok sayıp, yeni bir anayasa sürecini başlatabilirsiniz. Bu siyasetin demokrasiyi sahiplenmesine bağlı bir şey.”

 

‘Görüşüm değişmez’

Kendisine bir uyarı gelmediğini de söyleyen Can şöyle konuştu:

“Görüşlerimi değiştirmem, aksini savunmam mümkün değil. Ben, TBMM’ nin, anayasada bulunmayan bir yetkinin kullanılması sonucu verilecek kararı yok sayması gerektiğini söylüyorum.

Mahkemeden tepki varsa, mahkeme ‘git’ dediği zaman gitmek zorundasınız. Benim de böyle bir kişiliğim yok zaten. Kalmaya çalışmam. Ben üniversite hocasıyım.”

 

Bu hafta görüşebilir

Bu arada Anayasa Mahkemesi kaynakları, Can ile ilgili alınmış bir heyet kararı bulunmadığını, ancak bazı üyelerin bireysel olarak tepkilerini Başkan Haşim Kılıç’a iletmiş olabileceklerini söyledi. Kaynaklar, çarşamba ya da perşembe günü yapılacak heyet toplantısında da bazı üyelerin Can’la ilgili rahatsızlıklarını gündeme getirebileceklerini kaydederken, Kılıç’ın daha sonra Can’la görüşebileceği kaydedildi.

 

YARGIDAN TEPKİ VAR

 

Can’ın açıklamalarına, yargı organlarında da tepki geldi. HSYK Başkanvekili Kadir Özbek, “Biz bu konudaki görüşümüzü, bu arkadaşın açıklamalarıyla ilgili görüşümüzü Anayasa Mahkemesi’ne intikal ettirdiğimiz bir kararla gösterdik. Bu arkadaşın daha önce de bazı beyanları vardı. Yüksek mahkemelere yönelik bazı icapsız ifadeleri vardı. Kurulda konuyu değerlendirdik ve Anayasa Mahkemesi’nin değerlendirmesine rahatsızlığımızı, hassasiyetimizi bildirdik. Gerisine kendileri bakar. Son olayda da haberler doğruysa, zten Yüksek Mahkeme değerlendirme yapmış, biz birşey söylemek zorunda değiliz” dedi.  Danıştay Başkanı Mustafa Birden de “Bir hukukçunun böyle bir görüşü olur mu olmaz mı takdire bırakıyorum” diye konuştu.

 

AYDEMİR OLAYI 

 

Albay Talat Aydemir, 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası yönetimin uzun süre sivillere verilmemesini, daha uzun bir askeri süreçte rejimin temellerine yeniden oturtulmasını istedi. Kara Harp Okulu Komutanı olan Albay Aydemir ve Süvari Birliği Komutanı Binbaşı Fethi Gürcan, Kara Harp Okulu öğrencilerini de yanlarına alarak 22 Şubat 1962’de ve 2-21 Mayıs 1963’te ayaklanma girişiminde bulundu. Aydemir ve Gürcan tutuklandı. Ankara’da kurulan Sıkıyönetim mahkemesinde yargılanan her iki isim idam cezasına çarptırıldı. Askeri Yargıtay kararı onadı, iki isim idam edildi.

 

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 12 °C
Hakkari
-8 / 6 °C
İstanbul
11 / 15 °C
İzmir
10 / 17 °C