Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Otoriteye başkaldırmadan yardım götürmek
12 Haziran 2010 / 00:16
Fethullah Gülen’in “otoriteye baş kaldırma” sözleri tartışmalara sebep olmuştu. Kimse Yok mu Derneği Başkanı Mehmet Özkara Gazze’ye “otoriteye baş kaldırma”dan nasıl yardım götürdüklerini anlattı.

Bugün Vatan Gazetesi’nde röportajı yayınlanan Dernek Başkanı Mehmet Özkara, “Biz 2006’dan beri Filistin’e yardım götürüyoruz. Bu süreçte İsrail’le hiçbir diplomatik sıkıntı yaşamadık. Çünkü usulümüz prosedürlere uygun ve meşrudur” sözlerini sarfetti.

 

Özkara, Gazze’nin İsrail’in bir şehri olduğunu öne sürerek “Uluslararası hukukta ve görünürlükte Gazze, İsrail devletinin içinde bir şehir. Türkiye’deki Edirne, Erzurum’dan farkı yok.” diyen Özkara bu yaklaşımının yanlış anlaşıldığını düşünerek derneğin web sitesinden ayrıca bir açıklama yapma ihtiyacı hissetmiş ve “Yayınlanan röportajda “Gazze’nin Edirne ve Erzurum gibi bir şehir” olarak ifade edilmesinden kastımız “Batı Şeria ve Gazze isimli iki bölgeden oluşan Filistin’in her iki bölgesine giriş-çıkışın tamamen İsrail’in kontrolü altında bulunduğu, bu şekilde izin alınmadan yardım ulaştırmanın, imkansız olduğu vurgulanmak istenmiştir” dedi.

 

Gazze’ye gitmenin bir dolu yolu olduğunu da iddia eden Özkara Gazze’de ortak çalıştıkları derneğin İsrail’den ve Mahmud Abbas’dan onaylı olduğunu, Batı Şeria’da ortak çalıştıkları derneklerin de İsrail’den onaylı olduğunu söyledi.

 

Refah kapısından yardım ulaştırmaya gittiklerini ve kapı kapatılıp “sivil toplum kurumları ayrılsın” denince de ayrıldıklarını ifade eden Özkara bunu “Bu bir ülkenin kararıdır ve o ülkenin de bir yardım kuruluşu olarak kararına saygı duymamız gerekir.” diyerek savundu.

 

Konuşmasında uluslararası hukuka ve kabul edilmiş İsrail devletine yaptığı vurgular dikkat çeken Mehmet Özkara’nın Vatan Gazetesi’nde yayınlanan röportajını dikkatlerinize sunuyoruz:

 


Burak KARA / VATAN


Fethullah Gülen’in The Wall Street Journal’a verdiği röportajda İsrail’in kanlı baskınını değerlendirirken, İHH’nın İsrail’den izin almamasını eleştirmiş ve “İsrail’in onayı olmadan hareket etmek, otoriteye başkaldırıdır” değerlendirmesini yapmıştı. Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen “Kimse Yok Mu” Derneği Genel Başkanı Mehmet Özkara ile ’Gazze Gemileri’ hadisesini konuştuk. 2006 yılından beri sorunsuz bir şekilde Filistin’e 4 milyon dolar yardım gönderen ve 2008’den sonra Gazze’ye çeşitli zamanlarda girip yardım yapan derneğin başkanı Özkara, sorularımızı şöyle yanıtladı:


* Dernek olarak Filistin’e ne zamandır yardım götürüyorsunuz?

Gerek Filistinliler, gerekse Yahudiler aynı kökten gelen topluluk. Zamanla farklılıklar yaşanmış ama bu zamanda birlikte yaşama kültürünü kurmaları gerekir. İlk defa 2006’da Batı Şeriya’ya insani yardım götürdüğümüz zaman gördük ki kavgaya, geçimsizliğe neden olabilecek ciddi sorunlar ortada yok. Aynı sınırlar içindeler, aynı topraktan, sudan, güneşten, yağmurdan istifade ediyorlar.


* Yardımları nasıl ulaştırıyorsunuz? Yardımları ulaştırırken diplomasinin önemi var mı?

2006’dan beri Filistin’e gidiyoruz. İlk önce Batı Şeriya’ya gıda, sağlık ve eğitimle ilgili yardımlar götürdük. Yardımları uçakla Tel Aviv’e oradan da Filistin’e götürdük. Uluslararası hukuk çerçevesinde BM tarafından da kabul edilmiş İsrail devleti var. Filistinliler de bu İsrail devletinin içinde yaşıyor. Biz İstanbul’daki İsrail Başkonsolosluğu’na ya da Ankara’daki İsrail Büyükelçisi’ne “niçin, kaç kişiyle gideceğiz” bilgilerini veririz.


* İzin almadan yardımlar yerine ulaşmaz mı?

Uluslararası görüşmeler olmadan yapılacak çalışmalar; nasıl ki yurtdışından ülkemize hükümetin haberi olmadan bir şeyler yapılmaya çalışılırsa biz de rahatsız oluruz. Onlar da rahatsız olabilir. Bu çerçevede olduğu sürece biz bir engelle karşılaşmadık, bir zorluk çıkartılmadı. Biz yoğunluk yaşanılan dönemlerde tırlarla Türkiye’den yardım malzemeleri götürdük ama çoğunlukla Filistin’den de parasını verip satın aldığımız ve ihtiyaç sahiplerine dağıttığımız malzemeler temin ediliyor. Biz yanımızda para götürüyoruz ve Gazze’ye giriyoruz, para ile alabilecekleriniz var, olmayan malzemeleri Mısır’dan alıyor ve Gazze’ye getirtiyoruz. Malzemenin yüzde 25’ini Gazze’den alıyoruz. Biz genelde kapılar açık olduğu zamanlarda gidiyoruz, tünelleri bile kullanmıyoruz.


* Bizim bildiğimiz Gazze’de toplu iğne bile yok. Siz yardım malzemesinin yüzde 25’ini Gazze’den aldığınızı söylüyorsunuz.

Gazze’ye gittiğimizde yanımızdaki nakit parayla Gazze’de alınabileni alıyoruz, Mısır’ın Ariş şehrinde bir irtibat ofisi kurduk ve Mısır’dan satın alıp Gazze’ye sokacağımız yardımları koordine ettik. Hem Gazze’ye yardım getirdik, hem alışveriş yaparak ekonomisine can verdik. Gazze’de alışveriş tabii ki yapılıyor. Her şey bulmak zor.


* Fethullah Gülen, İHH’nın İsrail’den izin almamasını eleştirmiş ve “İsrail’in onayı olmadan hareket etmek, otoriteye başkaldırıdır” demişti. Sanırım sizin uyguladığınız yöntemi kast etti...

Mesajlarda şunu görmek lazım; güzele ve doğruya odaklanalım, ülkenin yararına olan şeylerde birbirimize destek verelim, ülkemizin her alanda kalkınması ve gelişmesi için çabalayalım, katkı sağlayalım. Devlet kurumları kadar sivil toplum kuruluşlarına da büyük görev düşüyor. Dünyanın muhtelif yerlerinden Filistin’e yardım giderken, Türkiye’den biz neden gitmeyelim. Ama Gazze’ye gitmenin de bir yolu yöntemi vardır.


* Gemi yola çıkınca bu işin sonu iyi değil diye hissetiniz mi?

Gazze’de ortak çalıştığımız dernek siyasi görüşü olmayan, bağımsız, Mahmud Abbas yönetiminden de onaylıdır. Ayrıca İsrail’den de onayları vardır. Batı Şeriya’da çalıştığımız dernekler de İsrail’den onaylıdır. Bizim usulümüz kanuni prosedürlere uygun meşrudur. Televizyondan gemileri çok izlemedik, kendi işimize baktık. İsrail ve Filistin yetkililerinin onaylamadığı kuruluşlarla bile çalışmayız.


* Yardımlar Hamas’a mı gidiyor, yoksa sivillere direkt mi ulaşıyor?

Türkiye’den hiçbir parti ile ortak çalışma yapmıyoruz. Biz halkla ve sivil toplum kuruluşlarıyla çalışmayı tercih ederiz. Türkiye’de de yurtdışında da bunu uyguluyoruz. Filistin’de iki parti var, El Fetih ve Hamas. Bunlar Türkiye’deki gibi siyasi kuruluşlar. Bunların hangisi daha faydalıdır o ülkenin halkı oy vererek karar verir. Biz ne El Fetih’le ne de Hamas yetkilileriyle görüşürüz. Biz resmi bakanlıklarla görüşürüz. Yardımları da direkt ihtiyaç sahiplerine dağıtırız.


İsrail’le hiçbir diplomatik sıkıntı yaşamadık

* Siz tam olarak nasıl bir yol izliyorsunuz?

Ocak 2008’de Gazze’ye gittik. Refah Kapısı iki defa açıldı ve gittik. Kapı kapanacağı zaman talimat gelir ve “sivil toplum kurumları ayrılsın” denince de ayrılırız. Bu bir ülkenin kararıdır ve o ülkenin de bir yardım kuruluşu olarak kararına saygı duymamız gerekir. Gazze’de siyasi görüşlerden uzak, yardımlaşma derneği olan Sulh Derneği ile ortaklaşa çalışıyoruz. Biz oradan ayrılınca onlar proje geliştiriyorlar ve bize anlatıyorlar. Proje onaylanınca, Gazze’deki Sulh Derneği’ne para havalesi yapıyoruz. Onlar da Kimse Yok Mu Derneği adına projeyi hayata geçiriyor. Kapı kapandı diye yardımlarımız kesilmedi. Havaleyi bizim tüm bankalar üzerinden Gazze’deki derneğin kurumsal hesabına resmi olarak gönderebiliyoruz. Bu süreçte İsrail’le hiçbir diplomatik sıkıntı yaşamadık. Her şey İsrail’in onayıyla oluyor. Çünkü uluslararası hukukta ve görünürlükte Gazze, İsrail devletinin içinde bir şehir. Türkiye’deki Edirne, Erzurum’dan farkı yok. İsrail izin vermediği zaman kapı kapalı kalıyor.

Bu yazıya toplam (6) yorum eklenmiştir.
Abdi Keçeli
17 Haziran 2010 Perşembe 23:50
acaba
Hatta kelime–i tevhidin ikinci bölümünü, yani ‘Muhammed Allah’ın Rasulüdür’ kısmını söylemeksizin sadece ilk kısmını ikrar eden kimselere rahmet ve merhamet bakışıyla bakmalıdır” Fethullah Gülen/kürasel barışa doğru s.131 ???
acaba bu cümlelerin çıkış noktası bahse konu olan hudeybiyemidir?
Birde bu yazıyı okuyunca geçmiş yıllarda Rusyayla gaz anlaşması yapan Ecevitin "Rus ekonomisine katkıda bulunmak istedik" mealinde bir gafını hatırladım.Acaba acaba...yinede öyle inanmıyorum ben.selam ile
Ahmet ADIVAR
17 Haziran 2010 Perşembe 12:39
Daha çook yol almak gerek.!
Bu yorumları okuyunca insanın sorası geliyor. Televizyon kumandasından takip ettiğiniz dünya ile ilgili ne biliyorsunuz, aslında mahiyeti nedir.? Asıl mesele gazzeye yardım götürmekse o zaman alın size yardım neden kızıyorsunuz. Yok mesele şov yapmaksa onu bilemem. Sonuçta yardım gidebiliyormuş. Müslümanların en kötü olduğu konu şuanda diplomasi. Hep heyecanıyla hareket etmek... Sünneti bir bütün olarak okuyun, hudeybiyede Allah resulunün "muhammedun resulullah" kelimesini silmesine neden izin verdiğineve sahabenin tepkisine nasıl cevap verdiğinie bakın. Neden her şeyi birdenbire yapmamış neden bazı şeyleri beklemiş, kuran neden bir bütün inmemiş; parça parça oldunlaşma sürecine göre inmiş bir bakın. Bu kardeşinizden tavsiye olunur...
FAHİ EGÜN
15 Haziran 2010 Salı 05:28
...
ŞU HALE BAKA MISINIZ İSAİLLE HİÇBİ SIKINTI YOKMUŞ O YÜZDEN Mİ GAZZEDE BEBEKLER ÖLÜYOR KÖR MÜSÜNÜZ YOKSA BASİRETİNİZ Mİ BAĞLANDI.HA UNUTMADAN TABİİ SORUN VAR DERSENİZ OKULLARINIZ KAPANIR DEĞİL Mİ?
ahmet
13 Haziran 2010 Pazar 00:05
ihh kadar şeffaf
bir kuruluş olmayan kimse yok mu ihhya akıl mı veriyor? ihh otoriteden izin almaz,dünyadaki hiç bir sivil kuruluş eylemlerinde izin almaz, green peace en güzel örnektir.
zeynep
12 Haziran 2010 Cumartesi 23:30
izin!
mahmut abbas izni alıyosun o parti değilmi,bakanlarla diyorsun onlar elfetihin bakanları değilmi..israil kabul etmiyorki haması...eh işte orda doyuruyosunuz elfetih terör örgütünü ...adıda gazzeye yardım oluyor...oh ne ala memleket..israil değil suçlu olan siyonist beyne sahip olan tüm insanlık...adamlar resmen keyfe keder öldüler diyor utanmadan...rabbim hesabınızı soracak sizin korkmayın siz..
hüdanur
12 Haziran 2010 Cumartesi 22:46
samiri
zaten sizlerin kimseyle sorununuz yok ki
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
4 / 12 °C
Hakkari
-6 / 10 °C
İstanbul
11 / 17 °C
İzmir
13 / 19 °C