Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kavram Sentezi ve Bunalım
27 Mayıs 2010 / 17:31
İktibas – 01.01.1984

Ö.F. SELAMOĞLU

Her dünya görüşünün, inanç ve düzen seviyesin­de insanlara sunduğu ilkeler bütününü anlatmak için yine kendinden olan bir başka deyişle «özgün» kav­ramları vardır. Bu kavramlarla kendi disiplinini, aki­desini ve bu akideden doğan insani ilişkileri düzen­lemeye yönelik nizamımı anlatır ve kabul ettirmeye çalışır. Her inanç sistemi kendi içinde bütündür ve genellikle onu hazırlayan koşulların ortaya çıkardığı ve sivrilmek için varolan diğer sistemlerin yanlışlığı­nı ortaya koymak zorunda olan bir disiplindir. Bu aşamada her iki taraf da kendi kavramlarına başvu­rur. Bu tartışmanın uzaması ve bir tarafın diğerine galebe edememesi yüzünden çözüm alternatifleri ara­sından «Uzlaşmanın» seçildiği çok defa görülmüştür. Artık bu noktadan sonra uzlaşan sistem ve «çıkarlar» özgünlüklerini yitirirler.

 

Bu olayın (tavizleşmenin) inanç sistemlerini et­kilediği kuşkusuzdur. Ancak bu etki yüzeysel bir etki olmaktan kendini kurtaramaz. Dolayısıyla bunalımlı bir dönemin sıkıntılarını atlatmak için sunulmuş ki­şisel çözümlerdir. Ve inanç sisteminin özünü etkilemekten uzaktır. Fakat bu tavizlerin kavramlar düze­yine eriştiği ortamlarda olay, dünya görüşlerine kas­teden bir cinayet şeklini alır. Sonuçlara ise tam bir bunalım ve trajedidir.

 

Ortadoğu'da denenen ve probleme çözüm yerine yeni problemler katmış bu uzlaşma denemeleri hiç­bir başarıya ulaşamadığı gibi, devrimci dinamikler tarafından yıkılma tehdidi altındadırlar. İlk örneği ise 1979 senesinde İran'da sonuca ulaşmıştır. Ortadoğu'nun geleceği de benzerlerine gebe görünmekte­dir. Bu, Ortadoğu'ya hakim İslâmcı inanç dinamiği­nin kendi öz kavramlarını kuşanıp bir kez daha tarih önüne çıkma özleminin başlangıcıdır.

 

Yüzyıllardır hayatın her safhasına öneriler geti­ren İslâm'ın vicdanlara hapsolunma denemesi sürer­ken onun sosyal düzen önerileri görmezlikten gelin­miş yerine sosyalizm, demokrasi, milliyetçilik kav­ramları yerleştirilmeye çalışılmıştır. Sonuçta alınan kararlar Müslüman halklar gözünde haklı çıkarılma­ya, «Belamlar» vasıtasıyla benimsetilmeye çalışıl­mıştır. Gerçekten de, bir yere kadar bu başarılmıştır da. Ancak, unutulan, öz değerlerini yitirmemiş dola­yısıyla gelecekte hesap soracak «Salih» kimselerin bulunmasıydı:

 

«Yarattıklarımızdan bir topluluk hakkı gösterirler ve onunla hükmederler»(1)

 

 

Herhangi bir inanç sisteminin ve onun bağrından çıkmış sosyal düzenin gerek öğrenilirken gerek in­sanlara ulaştırılırken ve yaşanırken(2) kendi kav­ramlarına başvurulmalıdır. Aksi taktirde «Yabancı­laşma» kaçınılmazdır. Bu durumda bunalım - toplum­sal infial ikilisi kaçınılmaz olur.

 

Doğru düşünmenin haklı tavır ve hareketin kav­ramlarımızdan geçtiğini bilmeliyiz. Sentezlerin, her problemin çözümüne aday olduğu varsayımıyla hare­ket etmeyelim, insan problemlerinin bir kısmının bu noktada kümelendiği bir gerçektir. Bu gerçeğin öne­mi de bu durumun giderilmesi ile çözüme kavuşacak­tır.

 

(1)  A'raf – 181

(2)  Düşüncenin tavır şeklinde ortaya çıkması ve ilgili kav­ram anlatılmak isteniyor.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
4 / 13 °C
Hakkari
-7 / 10 °C
İstanbul
13 / 18 °C
İzmir
13 / 18 °C