Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Diyanet'ten Rutin Demokrasi Vurgusu
26 Mayıs 2010 / 17:23
Bardakoğlu Rize Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen “21. yüzyıl Türkiye’sinde Din” konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı.

Rize’de din görevlilerine hitaben konuşan Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu diyalog, müsamaha, laiklik ve demokrasi konularında bazı açıklamalarda bulundu.

 

İslam’da ruhban sınıfı olmadığını anlatan Bardakoğlu tarihi geçmişten bahsederek “bugünkü Türkiye'yi anlamak için Osmanlı’nın son yüz yılını ve Cumhuriyet’in 80 yılını iyi algılamamız gerekmektedir. Çünkü bu dönemler Türkiye'nin konumu, avantajları ve açmazları konusunda önemli bilgiler vermiştir. Tarih bilinci sadece Kur'an ve Efendimizin sünnetlerini anlamak için değildir. Tarih bilinci din konusunda son vakte kadar olan gelişmeleri takip etmek için çok önemlidir.'' dedi.

 

Avrupa’nın bugüne kadar farklı kültürlerle karşılaşmadığı için bugün farklılıkları hazmetmekte zorlandığını iddia eden Bardakoğlu; Türkiye’nin asırlardır farklı kültürlerle bir arada, komplekse düşmeden yaşadığını anlattı.

 

Diyalog konusunda ise bugüne kadar alışılagelmiş açıklamaların dışına çıkarak, yanlış anlaşılmalar olduğunu iddia etti. Bardakoğlu, “dinler arası diyalog” ve müsamaha tabirlerinin hayli yıprandığını ve anlam kaymasına maruz kaldığını öne sürerek, “Diyalog deyince, dünyadaki her dinin hak ve hakikate giden bir hak yol ve hepsinin birbirine eşit olduğu gibi bir yanlış anlayışı savunamayız. İslam dininin mensupları olarak İslam'ın son ilahi hakikat olduğunu, Allah katında son dinin İslam dini olduğunu söylemek ve bunun üzerinde durmak zorundayız.” dedi.

 

Bazı İslam ülkelerinin kendilerine uluslararası toplantılarda sataşarak “Türkiye artık İslam'dan uzaklaştı gibi serzenişte bulunuyorlar” diyen Diyanet İşleri Başkanı “onlara ülkemizde 90 bin hafız, 9 bin Kuran Kursu ve 90 bin camimiz olduğunu söylüyorum. Bu üç rakam onların sesini kesiyor" dedi.

 

Laiklik ve demokrasi ile ilgili fikirlerini de serdeden Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu; “Türkiye’de laikliğe geçişin sancılı olmadığını; laiklik sayesinde dinin, devletin ve siyasetin müdahalesi dışında kaldığını” iddia etti. Bardakoğlu şöyle devam etti: ''Günümüzde Türkiye, İslam ile demokrasinin bir arada olabileceğinin iyi bir kanıtıdır. Türkiye'nin laikliği, Fransa'dan devraldığı totaliter yönü ağır basan laiklik anlayışını son yüzyılın özgürlük anlayışı kapsamında daha özgürlükçü olarak uygulamaya koyması, İslam dünyası ve batı için son derece önemlidir. Müslümanlık ile çağdaş yönetim anlayışının bir arada olabileceğinin adeta bir ispatıdır. Laiklik ve demokrasi birbirini tamamlayan unsurlardır. İslam dünyasında görülen laiklik eleştirileri aslında demokrasi eleştirisidir. Ama demokrasinin eleştirisi açıkça yapılamadığı için laiklik eleştirilmektedir. Geçmişten devir alınan köklü dini eğitim, farklı kültürlerle bir ara yaşama, laiklik anlayışı ve ötekini düşünme, bugünün Türkiye'si için önemli kazanımlardır.''

Diyanet'in sahip olduğu misyonu tamamen yansıtan bu konuşmalar, İslami değerlerin batılı değerlerle nasıl telif edildiğinin de tipik bir göstergesi olarak yorumlandı.

Bu yazıya toplam (3) yorum eklenmiştir.
İrfan Toker
28 Mayıs 2010 Cuma 11:48
Sürüler,Çobanlar ve Kasaplar
Laik bir devletin laik bir kurumunun laik bir başkanının dediklerine itibar edip,İslami vazifelerini onlara havale ederek onların arkasında saf tutanlara,dinini yeryüzünde hakim kılmaya çalışmayanlara,ne İslamı ne de küfrü tanımayıp,öğrenmeye de niyeti olmayanlara yazıklar olsun!Yuh olsun onlara ve taptıklarına!Başka ne diyeyim?
cebrail öz
27 Mayıs 2010 Perşembe 21:24
islam ve laiklik
kesinlikle sizin laiklik konusundaki fikrinizi serçe eleştiriyorum...din siyasetten ayrılamaz.resulullah en büyük siyasetçiydi...onun ahlaki emirleri olduğu gibi devlet yönetimi ile ilgili kuralları da vardı islamın... devlet işi siyaset değilsen nedir.. bixz şeriatı isteriz..kuranda

allahın hükümleriyle hükmetmeyenlerin kafir fasık ve zalim olduğunu söylüyor.... evet ben halk kişi kafir demiyorum...ama sistem kafirdir zalimdir fasıktır..ve islam zalimle fasıkla ve kafirle savaşır....
kusura bakmayın diyanetişleri bakanlığı islam dini diğer dinler gibi sadece ahlakla uğraşmaz o hayatın her yerine elini atar....

ve siz dininizi para karşılığı satmışsınız ki gerçeği bille bile saptırıyorsunuz . kuran bu kimselerin sonunun ateş olduğunu vurgular...
zeki cicek
27 Mayıs 2010 Perşembe 19:02
islam ve diyelog
Sayin Diyanet isleri baskanin Türkiye ile ilgili yorumlarina katilmiyorum bir müslüman olarak . Resulullahin getirdigi vahye dayali islam hic bir zaman cahili düzen ve fikirlerle bulusmaz ve kualisyon kurma yoluyla bir arada asla olmaz. Örnek delil ise Peygamberimizin 23 senelik islam mücadelesine iyi bakmak ve samimi bir niyetle okuyarak anlasilir kanaatindeyim.
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
1 / 12 °C
Hakkari
-4 / 9 °C
İstanbul
12 / 17 °C
İzmir
13 / 18 °C