Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Diktatörler kaçarken bile ülkelerini soyup soğana çeviriyorlar
25 Mayıs 2010 / 20:34
Hürriyet Pazar – 23.03.1986

AMERİKA Birleşik Devletleri'nin, "Beyaz Saray kuklası" diktatör­leri, güç kaybına uğradıklarında, "paraşütsüz" terk ettiği artık yad­sınmaz bir gerçek.

İran Şahı ile başlayan yeni moda, Nika­ragua'nın Somoza'sı, Haiti'nin Bebe Dok Duvalier'si ve son olarak da, Filipinler'in Marcos'u ile sürüp gidiyor. Güney Kore'­nin Chun Doo Hwaan'ı, Şili'nin Pinochet’si Pakistan'ın Ziya-ül Hak'ı ve Paraguay'ın Stroessner'i sırada görünü­yor.

Beyaz Saray uzmanlarının bi­çimlendirdikleri modaya göre, diktatörler, yeni yaşamlarında siyasal güç dışında, pek kayba uğramıyorlar. Çünkü saltanatları boyunca tezgahlanan, akıl almaz servet, hazine transferleri, onların geleceklerini "altın bir sürgün"e dönüştürüyor.

Son dönem diktatörlerinin öncüsü sayılan İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi, 16 Ocak 1979'da, özel uçağı ile ülke­sinden kaçarken, çantalarından birinde, dünyanın çeşitli yörelerinde 30 küsur saray yavrusunun, tapuları bulunuyordu. Newsweek dergjsi, mücevher, hisse senedi ve İs­viçre bankalarındaki hesaplardaki nakitlerle, kaçırılan serveti, 22 milyar dolar (yaklaşık 15 trilyon TL) olarak bil­diriyordu. 50 milyonluk 1986 Türkiye'sinin bütçesi 7 trilyon lira olduğuna göre, varın vurgunun ölçüsünü artık siz hesaplayın. Ne var ki, Şehin Şah'ın sağlık durumu el vermediğinden, oturup bu paraları yiye­medi. Ama geride bıraktığı ailesinin akıl­lara durgunluk verecek bir lüks içinde yaşadığı bilinen bir gerçek.

BABA DA BEBE DE VOLİCİ

Gelelim bir başka vurguncu diktatöre, Bebe Dok Duvalier'ye. Karayibler Denizi'nin minik adası Haiti'nin Cumhurbaşkanı olan Jean Claude Duvalier, cum­hurbaşkanlığını babası Doktor Duvalier'den miras yolu ile elde etti. Cum­huriyet rejiminde böyle işler nasıl olur diye sormayın. Çünkü süperlerin, naylon cum­huriyetlerinde, "ahval-i adiye"den sayılıyordu bu işler. Doktor babasının "Baba Dok" lakabını da, "Bebe Dok" olarak kendine aktaran Jean Claude da 15 yıllık saltanatını kendi kesesini dol­durmakla geçirdi. Nüfusunun yüzde sekse­ninin yıllık geliri, 150 doların (yaklaşık 100.000 TL) altında olan 6 milyonluk bir ülkeden, 800 milyon dolarlık (yaklaşık yarım trilyon TL) bir voli sağlayacak ka­dar, usta bir soyguncu sayılıyordu. Bebe Dok da. Haiti daha uzun yıllar, batı yarımküresinin en fakir ülkesi kalmaya mah­kumken, Bebe Dok, Fransız Rivyerası'nın en güzel köşelerinden Alpes Maritime Kenti'ndeki, saray yavrusunda key­fetmeye başlamıştı bile...

Şimdi isterseniz, biraz da Filipinler'in "en uzun elleri"nden söz edelim.

Geçen ayın sonlarında, milyonlarca Filipinlinin direnişi sonunda, ülkesinden kaç­mak zorunda kalan, zalim diktatör Marcos'un, son bilançosu incelendiğinde, bu zorbanın da, 22 yıllık iktidarı sırasında, "Rabbena hep bana hep bana..." öz­deyişini kendine düstur edindiği anlaşılı­yor.

Ferdinand Marcos ve yakın çevresinin yolsuzluk ve soygun portföyü, 10 milyar dolar (6.5 trilyon TL) tahmin ediliyor. Ferdinand ve eşi İmelda'nın servetlerinin büyük bölümü, New York gayrı menkullerine yatırılmış durumda. Kentin en seçkin caddeleri olan, 5. Cadde, Wall Street ve Lexington Caddesi'nde, çok sayıda iş merkezi, lüks konut ve apartman, milyar doların üstünde değer taşıyor. Marcos'ların da İsviçre ve Brezil­ya bankalarındaki gizli hesapları yine trilyonlarca Türk Lirası tutuyor.

Diktatörün, cerbezeli eşi, eski güzellik kraliçelerinden İmelda'nın "devri-i saadet"teki alışverişleri anlatıla anlatıla bitirilemiyor.

Filipinler'in en eski ve en zengin ailele­rinden Zobel'lerin Amerikalı gelini Beatrice Zobel, İmelda'nın hovardalıklarını şöyle anlatıyor: "İmelda'nın çalışma odasının du­varlarındaki panolar, üst üste fatura yığınlarıyla kaplı olurdu. Sabah bir mil­yon dolarlık mücevher alır, öğleden sonra bir antika dükkânından 2 milyon dolarlık bir parçayı kelepir gibi ka­pardı. Ünlü Valentino'nun bir gece elbisesine 107 bin dolar ödemekten çe­kinmezdi."

 

ÜÇ BİN ÇİFT AYAKKABI

Beatrice Zobel, ayrıca Marcos'ların Londra ve New York malikanelerinde, dünyanın en usta ressamlarından çok sayı­da tablo bulunduğunu da sözlerine ekliyor.

Marcos'ların kaçışından hemen sonra, Manila'daki saraylarına giden, ABD tem­silciler Meclisi Üyesi Stephan Solarz, gör­düklerini şöyle dile getiriyor:

"Beni asıl şaşkına çeviren, sarayın bodrumunda gördüklerini oldu. Du­varlar boyunca uzanan raflarda 3 bin kadar kadın ayakkabısı vardı. Hayatımda, böylesine dev mağazalarda bile rastlamadım- Hepsi Charles Jourdan, Gucci, Ungaro, Beltrami, Pancaldi gibi dünyanın en pahalı mar­kalarını taşıyordu.

Bana sorarsanız, tarihin en görkem meraklısı kadını sayılan Kraliçe Marie Antoinette, İmelda Marcos'un yanında bohçacı kadın kalır..."

Evet, bu düşük diktatör zenginlerin, bi­raz yolsuz, biraz soysuz servetleri, sanırız biz züğürtlerin çenesini, bir hayli yoracağa benzer...

 

MARCOSLARIN 6.5 TRİLYONLUK VURGUNU

Bugüne değin saptanabildiği kadarıyla Filipinler'in eski diktatörü Marcos'un serveti Türkiye bütçesinden daha fazla: tam 10 milyar dolar civarında... Bu servetin bazı parçaları şöyle:

       New York'ta 350 milyon dolar değerinde gayri menkul;

       Gene New York'ta kentin en değerli yerinde bir otel ve üç blok apartman sitesi;

      Long Island Eyaleti'nde 19 milyon dolar değerinde bir malikâne;

      New Jersey Eyaleti'nde iki arsa;

      San Francisco Kenti'nde apartmanlar, evler, şirketler ve bankalar;

      Los Angeles'ta 11 milyon dolar değerinde gayri menkul;

      San Diego'da 2 milyon dolar değerinde gayri menkul;

       Pasadena Kenti'nde Marcos'un eski metresi üzerine geçirilmiş bir malikâne;

      Dallas'ta gayri menkul;

       Londra'da lüks apartman blokları;

      Değerli eşyalarla donatılmış 107 metrelik bir yat;

      278 sandık mücevherat, sanat eseri, altın eşya;

      Kadın giysileri: 3 bin takım iç çamaşırı, yüzlerce elbise, tuvalet eşyası, kürk manto vb;

       10 (on) külçe altın;

       Filipinler'de nükleer santral yapılması için Westinghouse şirketine verilecek paranın 80 milyon doları;

       İsviçre bankalarında 1 milyar ile 3 milyar dolar arasında para;

       Brezilya’da 300 milyon dolar para.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 10 °C
Hakkari
-4 / 11 °C
İstanbul
12 / 16 °C
İzmir
9 / 18 °C