Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Irak'ta Kürt-Arap ilişkileri insani bir sınavdan geçiyor
23 Mayıs 2010 / 13:01
Irak'ta Araplarla Kürtlerin işbirliğinin ne kadar önemli olduğunu tartışmaya gerek bile yok. Fakat Araplar Kürtlerin Enfal ve Halepçe'de yaşadıklarını görmezden geldiği sürece Kürtler Araplarla koalisyonu ciddiye alamaz

Sami SURUŞ - RADİKAL

Arap ve İslam dünyası, Irak’taki çalkantılı siyasi tablo için büyük çaba gösteriyor. Hedef, son seçimleri kazanan listeleri sorunsuz bir hükümetin kurulmasına destek olacak türden kapsamlı ulusal katılım üzerinde uzlaşmaya teşvik etmek. Irak içinde ve dışında bu yönde girişimlerde bulunan çevreler, Iraklı Kürtlerin seçimleri kazanan listeler arasındaki anlaşmazlıklara köprü olabileceğini düşünüyor. Onlara göre Iraklı Kürtlerin, ülkedeki siyasi çalışmayı vuran tehlikeleri kuşatmanın yanı sıra çekişen listelerin bakış açılarını yaklaştırmaya katkıda bulunma noktasında aktif rol oynaması gerekiyor.

Arap çevreleri bu bağlamda, Iraklı Kürtlerin Şiilerle Sünniler arasındaki dengeleri korumakta esaslı rol oynadığını hatırlatıyorlar. Buradaki ironi şu: Kürtler geçen sekiz yıl boyunca bu rolü oynamakta tereddüt etmemişti. Fakat Iraklı ve Iraklı olmayan Araplar Kürtlerin trajedisini inkâr etmeyi sürdürüyor; önceki rejimin onları maruz bıraktığı Enfal Operasyonu ve Halepçe’nin kimyasal silahlarla bombalanması gibi etnik temizlik gerçeğini görmezden geliyorlar. Dahası, bu çevreler Kürtlerin Irak toplumundaki etnik haklarının teminat altına alınmasını sadece Irak’ın parçalanmasına ve Arap yapısının bitirilmesine yol açılması olarak görüyor.

Aslında başta Kürt Bölgesel Yönetimi’nin Başkanı Mesut Barzani ve Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani olmak üzere Kürt liderler, Irak siyasetini kötüleşen durumdan kurtarmak amacıyla çok sayıda Iraklı lideri Erbil ve Süleymaniye’de ağırlamakta tereddüt etmedi. Filistin başta olmak üzere Arap sorunlarıyla bağlantıyı da kesmediler. Fakat sorun şu: Kendi coğrafyaları dışındaki insanlık trajedilerine sempati duymakta acele eden Arap çevreleri, Kürtlerin ve Darfurluların durumunda olduğu gibi, kendi dünyalarındaki insanlık trajedileri karşısında sessiz kalıyor, bunları görmezden geliyor veya inkâr ediyor.

Bu bağlamda Kürt yönetiminin eski başbakanı Neçirvan Barzani birkaç gün önce Enfal kurbanlarından 104 çocuğun kalıntılarının defin töreninde yaptığı konuşmada, Arap-Kürt ilişkilerindeki en derin yaraya parmak bastı. Barzani, Irak yüksek ceza mahkemesinin Enfal operasyonunu ve Halepçe’nin kimyasal silahla bombalanmasını soykırım suçu olarak gördüğüne işaret etti. Fakat Iraklı örgütlerle partilerin yanı sıra siyasi ve kültürel güçler mahkemenin bu kararını baz almadı.

Aksine yaşananları görmezden gelmeyi sürdürdüler. Bu durum Kürt hafızasında Araplarla koalisyonun ciddiyetine dair azımsanmayacak şüpheleri körüklediği gibi, taraflar arasındaki arasındaki psikolojik ve siyasi uçurumu derinleştirdi.

Anlaşmazlık tüm bölgeye yansır

Arap-Kürt ilişkileri kötüleşiyor mu? Bu durum iki millet arasındaki ilişkilere olumsuz yansır mı? Bu tür soruları yanıtlarken, Ortadoğu’da dört temel ülkeye dağılan Kürt nüfusunun 30 milyonu aştığını ifade etmek gerek. Bu sayının göz ardı edilmesi, hakların es geçilmesi ve Kürtlerin trajedisiyle sempati kurulmaması, iki oluşum arasındaki tarihi ilişkilerde yıkıcı bir şizofreniye zemin hazırlayabilir. Bu durum Kürtlerin ve başka oluşumların Arapların siyasi ve stratejik endişelerine gerçekçi biçimde katılmaktan uzaklaşmasıyla bitebilir. Arapların en önemli endişelerinden birinin Irak’ın birliği ve Arap bölgesine dönüşüyle ilgili olduğu tartışmasız. Bunun da karşılıklı insani ve ulusal anlayış temelindeki bir Arap-Kürt ortaklığının yokluğunda gerçekleşmesi zor.

(Londra’da Arapça yayımlanan Şark ül Evsat gazetesi, 12 Mayıs 2010)

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
7 / 12 °C
Hakkari
-5 / 8 °C
İstanbul
8 / 17 °C
İzmir
9 / 17 °C