Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kur'an'ı mehcur bırakmayın!
07 Aralık 2017 / 10:40
Mehcur bırakmak, Kur’an’dan yüz çevirmektir. Mehcur bırakmak, hayatın öznesi olan Kur’an-ı hayatın nesnesi kılmaktır. Mehcur bırakmak, Kur’an’la olan bağları koparmaktır.
 
Kur'an'ı Mehcur Bırakmak
 
Nasuhi Günay
 
Şikayetimiz sadece, kafirlerin, mücrimlerin, fasıkların, zalimlerin vahyi terk etmeleri, O’na sırt dönmeleri (ondan yüz çevirmeleri) değil, sözde Müslüman alimlerin ve din görevlilerinin de vahyi terk ettiklerini, günümüz İslam coğrafyasında görmekte ve öğrenmekteyiz.
 
Kur’an maalesef bazı insanlar tarafından ölülere ve hastalara okunan, evlerde duvarlara asılan, hayatla bağını kopararak sadece iman konusunda bir delil olarak kabul edilen, hayatın dışında bırakılan bir anlayış ve yaşayış olarak uygulanmakta ve kabul görmektedir.
 
"Ve (o gün) Resul diyecek ki: Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur’an’a devri geçmiş, terk edilmiş bir kitap muamelesi yaptı!" (Furkan 25/30)
 
Ayetin sonu "mehcur" kelimesiyle bitiyor. Mehcur bir şeyden mahrum olmayı değil, yanında olduğu halde, ondan sorumlu olduğu halde, sorumsuz davranmayı, ona sırt dönmeyi ifade eder.
 
Mehcur bırakmak, Kur’an’dan yüz çevirmektir.
 
Mehcur bırakmak, hayatın öznesi olan Kur’an-ı hayatın nesnesi kılmaktır.
 
Mehcur bırakmak, Kur’an’la olan bağları koparmaktır.
 
Mehcur bırakma, vahyi bir şekilde nesneleştirme hareketidir. Bunu insan, ancak şu şekilde yapabilir.
 
Kur’an’a Mushaf muamelesi yaparak, anlamını tüketmek, evrensel olmasını göz ardı edip tarihe mahkum ederek, lafıza yoğunlaşıp anlamı, maksadı ve işaret ettiği hakikatı göz ardı ederek.
 
Neticede Kur’an’ı hayatın içinden, hayatın dışına çıkarmak suretiyle onu mehcur bırakmış olurlar.
 
Cemaate uygun fetvalar, tarikat liderlerinin hüküm ve görüşleri, Allah(cc)’ın değil kralın uleması, cemaate, kendi mezhep ve meşreplerine uygun, krala uygun tefsir, hadis, fıkıh ve kelam yorumları ve fetvalarıyla, devletler ve milletlerin siyasi ve rantçı düşünce, görüş ve yaşayışlarına göre,  Kur’an’a ve sünnete uymayan içtihadlar, layık Müslüman, ılımlı Müslüman projeleri, insanların vahiyden kopmasına, vahyi terk etmesine, onu mehcur bırakmasına birer vesiledir.
 
Rabbim bizlere razı olduğu bir ömür lütfetsin.
 
Bu yazıya toplam (1) yorum eklenmiştir.
hüseyin alan
07 Aralık 2017 Perşembe 15:08
başlık iyi muhteva yanlış
Kur'an, bir hayat nizamıdır. Elle tutulur tavırlar ve pozisyonlarla alakadar olur.

Sureler ve ayetler zihinsel bir meşguliyet değildir. Düşünceyle, fikirlerle bir işi yoktur. Böyle olursa ideoloji olur, felsefe olur, ilmiyye diye acaip bir sınıf türer.

Hz. peygamberin hayatını bilmeyen Kur'an'ı ancak soyut, zihinsel, fikirsel, düşünsel bir şey zanneder. Ne imanın ne salih tavırların bu alanla bir işi yoktur.

Bahsedilen ayetin hayatta bir karşılığı var. Hz. Peygamber 10 yıl boyunca iman temelli bir ayrışma yapmış, cahiliyeden kopmuş, aralarındaki işleri ve diğerleriyle kurdukları ilişkileri şeri hukuka göre düzenlemiş bir mücadele başlattı. Bütün çatışmanın temeli burasıdır.

Boykot sonrası hicret yurdu aramaya başladı. Kavimlerle bu amaçla görüştü. Çünkü Mekke'de işler tıkanmıştı. Çünkü peygamber taviz vermiyordu. Çünkü kafirlerin uzlaşma tekliflerini geri çeviriyordu...

İşte ayet bu zamanda, bu şartlarda geldi. Ve Peygamber kendi kavminin Kur'anı kabul etmediğini Allah'a şikayet etti. Kureyş peygamberi daveti kabul etmemiş, hayatlarını Allah'tan gelenlere göre düzenlemeyi reddetmişti...

Ayetin hakikati, işareti budur. Havada söylenmiş bir söz değildir. Bu hale düşmemişseniz, evrenseldi, ahlaktı vs soyut, zihinsel, düşünsel, fikirsel alana çakılır kalırsınız! Ayetler bizim kafamıza göre istihdam edeceğimiz meşruiyet aracı olmamalı!
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
4 / 13 °C
Hakkari
-7 / 10 °C
İstanbul
13 / 18 °C
İzmir
13 / 18 °C