Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ticareti İslam’a göre yapmalıyız!
01 Kasım 2017 / 07:47
YENİAD Genel Başkanı Selman Esmerer “Biz Müslümanız, kendi medeniyetlerimiz var, İslam’a göre ticaret yapmalıyız” diye konuştu.
 
Yeni Bir Dünya Sanayici ve İşadamları Derneği (YENİAD) Genel Başkanı Selman Esmerer ile YENİAD’ın kuruluş öyküsünü, hedeflerini ve çalışmalarını konu alan bir söyleşi yayınlandı Milli Gazete'de.
 
Söyleşide YENİAD Başkanı Esmerer oldukça önemli konulara değindi. Bir müslüman olarak ticarette dikkat edilmesi gereken noktalara işaret eden Esmerer, İslam ülkelerinde faiz hassasiyetiyle ticaret yapılmadığını belirterek, “Mevcut yapıda faizi sorgulayan yapılar maalesef yok gibi. Sorgulanması gerek. Faize mecbur muyuz? Sanayi, ticaret bir tek faizle mi olur? Faiz, İslam fıkhında Allah’a şirk koşmaktan sonra büyük günahlar içerisinde zikrediliyor” dedi.
 
“Bizim için aslolan, helal kazanç olmasıdır” diyen Esmerer, “Biz Müslüman’ız, kendi medeniyetlerimiz var, İslam’a göre ticaret yapmalıyız” diye konuştu.
 
İşte o söyleşinin tam metni:
 
 
“İSLAM’A GÖRE TİCARET YAPMALIYIZ”
 
Öncelikle YENİAD hayırlı olsun. Nedir YENİAD?
 
YENİAD, açılımı Yeni Bir Dünya Sanayici ve İşadamları Derneği. Nereden esinlendik? Rahmetli Erbakan Hocamız Milli Görüş yeminini ettirirken yeni bir dünyanın kurulmasını söylerdi. Çünkü mevcut dünyada, sektörlerde bir sistem var. Bunun temel felsefesinde de Yahudilerin “dünya insanları köledir” mantığıyla sermaye ile dünyaya hâkim oluşu var. Bu çerçevede dünyaya faizli bir sistem kurulmuş. Faiz, İslam fıkhında Allah’a şirk koşmaktan sonra büyük günahlar içerisinde zikrediliyor. Maalesef Müslümanlar bu çağda, kapitalist yapının parçası olmuşlar. Biz Müslümanız, kendi medeniyetlerimiz var, İslam’a göre ticaret yapmalıyız. Böyle bir anlayışla yola çıktık.
 
“ASLOLAN HELAL KAZANÇTIR”
 
Ticarette, sosyal hayatta faiz olmazsa olmaz hale getirildi. YENİAD’ın faizle mücadelesi nasıl olacak?
 
Mevcut yapıda faizi sorgulayan yapılar maalesef yok gibi. Sorgulanması gerek. Faize mecbur muyuz? Sanayi, ticaret bir tek faizle mi olur? Bizim için asıl olan, helal kazanç olmasıdır. Müslüman içki üretemez, satamaz, domuz eti üretemez, satamaz, kumar oynatamaz. Helal rızık olması lazım, bu bizin için her şeyden önemli. Fakat öyle bir hale geldik ki; faizi normal bir şey olarak görüyoruz. Ev alacak bankaya, araba alacak bankaya, mobilya alacak bankaya gidiyor, çocuğu evlendirecek bankaya, iş kurulacak bankaya. Sürekli bankaya gidiliyor. Ülkemizin yüzde 99’u Müslüman diyoruz. Katılım bankalarının toplam ticaretteki payı yüzde 5, geri kalan 95’i faiz. Kredi, kredi kartları üzerinden bütün vatandaşlarımız bankalara mahkûm edilmiş, esnafımızın mahkûmiyeti var, sanayici hakeza öyle. Bunlar için kafa yoracak bir yapı olmadığı için yola çıktık, sloganımız da ‘Helal Kazanç Adil Paylaşım’ yani bizim için helal olması, insanımızın faizden kurtarılması gerekiyor. Hep beraber, birlikte bir dayanışma içerisinde olmamız gerek.
 
“CENAB-I HAK, EN GÜZEL SİSTEMİ KOYMUŞ”
 
İnsanların faizden kurtarılması için ne gibi uygulamalar yapılabilir?
 
Kendi medeniyetimizin uygulamaları var. Sosyal hayat dedikleri şey bizde farklıdır. Kimse söylemiyor ama kapitalizmin getirdiği baskı, sömürü, komünizm diye bir şeyi çıkarmış, komünizmde barınamamış gitmiş. Cenab-ı Hak, en güzel sistemi koymuş. Namazınızı kılın, zekâtınızı verin diyor. Namaz ve zekât birçok yerde arka arkaya zikrediliyor. Bunda çok önemli hikmetler var. Namaz dinin direği, kulluk vazifemiz; zekât Allah’ın emri, sosyal hayatı tanzim eden çok önemli faktör. İslam dünyasında gündeme gelmiyor zekât. Ondan sonra ezenler, ezilenler, obeziteden ölenler, açlıktan ölen insanlar. Tüm bunlardan sorumlu olduğumuzu hissederek hareket ediyoruz. Dolayısıyla çalışmamız, çok çalışmamız lazım.
 
“ÇOK TÜKETİP AZ ÜRETİYORUZ”
 
Türkiye’nin ihracat durumu nasıl?
 
Bugün geldiğimiz nokta epey hazin. Dün gidip uğruna savaştığımız Güney Kore diye bir ülke var. Bugün 500 milyar dolar ihracatı var. Bizim ise 8 senedir ihracatımız 150 milyar doları geçmiyor. Çok tüketip az üretiyoruz. Güney Kore 8 tane dünya markası otomobil yapmış, bizim hâlâ bir tane kendimize özgü markamız yok. Biz diyoruz ki bu ülke Allah’ın izniyle, sanayide devlet de destek verirse güzel şeyler yapar. Hocamızın ifade ettiği sanayi, ileri teknoloji yapmaları konusunda azimliyiz, kararlıyız aynı zamanda İslam ülkeleriyle de. D-8 hayata geçirilmiş olsaydı her şey farklı olurdu, ticaret hacimleri, üretimler farklı olurdu. Şimdi hep beraber Batı’ya el açıyoruz. 57 İslam ülkesinin üretimi ancak Almanya’ya denk geliyor. Çok çalışmamız, bu farkları kapatmamız gerekiyor.
 
“BU ÜLKENİN SELAMETİ HEPİMİZİN SELAMETİDİR”
 
YENİAD’ın hedefleri neler?
 
Türkiye genelinde örgütlenmek birinci hedefimiz. 15 ilde örgütlendik, inşallah 81 ilde örgütleneceğiz. Çalışan, üreten, kafa yoran, helal lokmayı önemseyen 5 bin üyeli bir işadamı derneği olmayı hedefliyoruz. Üyelerimizin özellikle dış dünyada önünü açmak istiyoruz. Öncelikle Afrika’da. Orada geri kalmışlık var, yatırım gerekiyor. Çin , Afrika’yı da sarmış durumda, bizim orada etkin olmamız lazım. Türk cumhuriyetlerinde, Ortadoğu’da etkin olmalıyız. İslam ülkelerinin kendi kaynaklarına sahip çıkması lazım, uyanık olması lazım. Amerikan, Alman şirketleri gelip Müslümanların petrol yataklarını işletiyor. Biz neden işletemiyoruz? Bu ülke hepimizin. Bu ülkenin selameti hepimizin selametidir. Ülkenin selameti ekonomik olarak iyi olmasıdır. Tüm bunları gündeme Milli Görüş taşımıştır, Erbakan Hocamız gündeme getirmiştir. Yeni Bir Dünya Sanayici ve İşadamları Derneği olarak daha hızlı yol alacağız, iyi çalışmalar olacağına inanıyoruz.
Bu yazıya toplam (1) yorum eklenmiştir.
hüseyin alan
01 Kasım 2017 Çarşamba 16:16
dini telakki meselesi
Ticareti İslam'a göre yapmalıyız başlığını görünce sevindirik olup röportajı okuyunca hayıflanmak iyi hissettirmiyor insan! Memlekette faiz ve zekattan bahsederek koca ekonomiyi hallediyor, bütün sorunları çözüyorsunuz, aman ne güzel!

Ekonominin kendi başına bağımsız bir kategori olduğunu düşünüp sistematik bir iki sorunu çözdüğünüzü varsayarak dünya görüşünü, siyaset yapma biçimini, hukuk düzenini, kazanma, biriktirme ve harcama ahlakını bunun dışında görebilmek nasıl bir şeydir? Genetiğe kopyalanmış Komünizmi karalıyor ama tipik komünist gibi ekonomiyi belirleyici olarak öne çıkartıyor, faizi halledince tüm sorunları çözüyorsunuz! Kaldı ki Koüinizmde faiz diye bir şey yoktur veya ekonomik dille sıfırdır.

Bu sözleri ortalama bir cami cemaati, din mütehassısı bir ilahiyatçı, mealci bir Kur'ancı veya sivil bir dindar aydın söylese gülüp geçersiniz ama özellikle "yeni bir dünya sanayici ve iş adamı" başlığında büyük bir söylemle ortaya çıkan girişimin başındaki adam söyleyince dikkate alıyor, neye dayanacakmış bu yeni dünyanın sanayici ve tüccarları diyerekten kulak kabartıyorsunuz. Sonra anlıyorsunuz ki Tüsiad'ın "faizsiz model kopyası Müsiad'ın yeni bir versiyonu.

Acaba "helal gıda" diye bir şey taklit edip piyasada kendine pazar açmak isteyen uyanık "kapitalistleri" anlayabildik mi? Taklit diyorum çünkü işin piri Yahudilerdir ve onlar yüzlerce yıldır kendi şeriatlarının gereğini yapmadaki titizlikleriyle meşhurdur. Kapitalist diyorum çünkü sanki bunlar çıkmazdan evvel yeyip içtiklerimiz küllü "haramdı."

Ülke Müslümanlarının temel sorununun ekonomideki faiz olmadığını, "yeşil" sermayenin serbest haraket etmesi için önündeki engellerin kaldırılması, okullarda ve kamusal hayatta baş örtülü kadının ve dindar erkeğin görev alması ve hiyerarşide yükselmesi de olmadığını ne zaman anlarız acep? Bunun için daha kaç fırın ekmek yiyeceğiz?
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
-1 / 5 °C
Hakkari
-5 / 6 °C
İstanbul
9 / 12 °C
İzmir
2 / 14 °C