Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mukaddes Özkan İle Söyleşi
11 Şubat 2014 / 10:29
Köklü değişim dergisi yazarları tarafından, İktibas Dergisi’nin kurucusu rahmetli Ercüment Özkan’ın muhterem Eşi, Yazar Mukaddes Özkan ile yapılan bir röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

Sizleri, kendisinde İslamî kaygıyı, dava adamlarının zafere ulaşması umudunu gözlemlediğimiz Muhterem Mukaddes Özkan Hanımefendi ile gerçekleştirilen röportaj ile baş başa bırakıyoruz. Rabbimiz razı olduklarından eylesin…

Tuba Sivren: Öncelikle bizimle görüşmeyi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyoruz, bize kendinizi tanıtır mısınız?

Mukaddes Özkan: Ben Mukaddes Özkan, 1940 Ankara doğumluyum, 6 yaşına kadar Ankara’da kaldık, daha sonra talebe olan babam okulu bitirdi, tain oldu biz bu arada neredeyse bütün Türkiye’yi dolaştık, en uç noktalara kadar, Van, Özalp daha sonra sütçüler Kırşehir… Kırşehir'de liseyi bitirdim ve eşimle orada tanıştık o lise son sınıftaydı ben orta sondaydım o zaman birbirimizi gördük, eşim Ercüment Özkan, daha sonra ben dil tarih coğrafya fakültesi Türkoloji talebesi oldum, o da hukuk okuyordu evlilik kararı verdik evlendik… Benim ailem annem abdestinde, namazında, tesettüründen hiç vazgeçmeyen bir hanımdı Allah rahmet eylesin, babam memur olmasına rağmen kendisini kenara çekti ve inancını korudu. Geleneksel, halkın bildiği, etrafta gördüğümüz İslam ile yaşıyorduk ve ben eşimle birlikte gerçek İslam ile tanıştım, daha sonra onun mücadelesi başladı tabi hep birlikte bir sürü sorun yaşadık, daha sonra hayatımızda kaçak dönemler ve hapis dönemleri oldu. Tabi düşüncenizi söylüyorsanız eğer, hele o dönemler de gerçek İslam’ı anlatıyorsanız önünüze setler çekiliyor, 2’5 yıl bir hapis hayatı oldu, çıktıktan sonrada anlatmaya devam etti, burada da iktibas dergisini çıkarmaya karar verdi “daha çok insan ancak böyle ulaşılır” dedi… Eşim rahmetli olana kadar hep arkasındaydım, onu kaybettikten sonra tabi bu ani oldu kalp krizi ile bu burada kalmasın diye düşündük zaten son bir yazısı var vasiyet gibi, bana bir şey olursa arkadaşlarım bu işi yürütsünler şeklinde sağ olsunlar birlikte devam ettirdik, bende yayın kurulundayım… Ara ara yazılarımda çıkıyor…

Sivren: Türkiye’de yaşayan insanların genel olarak fikri, siyasi bakışı ve duyguları hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Özkan: Müslümanlar Müslüman olanı seviyorlar, Müslüman’ım diyeni seviyorlar birbirlerini seviyorlar, ama iş ciddi bir şeye geldiğinde yani Allah’ın demokrasinin dışında bir emri olduğunu söylediğinizde bocalıyorlar… Bu gün görüyoruz bir sürü şarkıcı şu bu umreye gidiyor kendince ibadet etmiş oluyor, cumaları kuran okuttuklarını söylüyorlar, halkımızda böyle cumaları toplanıyorlar, Cuma suresi okunuyor Yasin okunuyor bir sürü değişik değişik bir şeyler çıkmış, Allah rızası için çabalıyorlar ama bunun gerçek İslam olmadığını anlayamıyorlar anlatmaya çalışıyoruz, nedir gerçek İslam: kuran İslam’ıdır peygamberimizin yaşantısına geçirdiği İslam’dır… Bunları söylediğiniz zaman bocalıyorlar… Namaz kılıyor, Müslüman’ım diyor eşlerinin başları kapalı diye ak partili oldu Müslümanların çoğu… Ve hala da bekliyorlar, büyük bir umut besliyorlar yani İslam böyle gelecek şeklinde ama böyle olmuyor, böyle başarılı olunmuyor. İnsanlar dinini seviyor kime sorarsanız sorun en ummadığınız birine sorun dinini çok seviyor insanlar, “elhamdülillah” diyorlar işin gerçeğine geldiği zaman olmuyor, hurafelerle yaşamak daha kolay geliyor, öbür türlü faturası ağır oluyor gerçek İslam’ın… Çok iyi anlatılmıyor da değil, anlatılıyor da, bunu yapan kardeşlerden Allah razı olsun, Rabbimiz kalabalıklar önemli değil diyor, önemli olan az ama bilinçli, inanmış Allah’ın boyası içine işlemiş Allah’ın ipine sarılmayı bilen Müslümanlar inşallah yol alacaklar inanıyoruz… Allah zaten ne diyor siz bana bir adım gelin ben size daha çok yaklaşırım, yani umudumuzu kesmiyoruz Allah’ın yardımını bekliyoruz…

Sivren: Yeni nesil genç kuşak hakkında ki düşünceleriniz nelerdir?

Özkan: Genç kuşak maalesef medyanın yönetiminde, işte o yüzdende gerçeğe uyanamıyor İslam’ı benimseyen benimsemeyen işin tam aslına varamıyorlar, Medyanın zaten amacı belli bir batılılaşmadır, bir batıyı örnek almadır gidiyor, yıllar önce Mehmet Akif’in dediği gibi “tek dişi kalmış canavar” nedense ilgi çekti. Muhammed Esed Müslüman oluşunu anlatırken almada bir akşamüstü eve dönerken metrodaki insanlara bakıyor eşine;“bunlar nedir böyle; içlerinin hüznü yüzlerine vurmuş, hiç birinin hayatla bir bağlantısı yok canlı cenaze gibiler”diyor. Eve geliyorlar birkaç kitap açıkmış İslamî kitap Kuran’da açıkmış Tekasür süresini okuyor ve ayetler tam o söylediği şeyi anlatıyor kâfirlerin halini. Batı böyle kötü olmasına rağmen maalesef etkiliyor gençleri medya aracılığı ile.Medya özellikle dizilerle gençlerin zihinlerini mahvediyor. sigarayı kapatıyor, içkiyi açık açık gösteriyor, halbuki bütün kazalar belalar içkiden çıkıyor… suçluların çoğu alkol yüzünden suç işliyor?!

Sivren: medyadan bahsetmişken, bazı diziler var çok konuşulan onlara da değinelim?! Muhteşem Yüzyıl, Osmanlıyı yeriyor - yermiyor diye konuşuldu, Küçük Sırlar, bazı liberaller tarafından bile eleştiri aldı bizim çocuklarımız okuldan sonra barlara mı gidiyor şeklinde, Aşkı Memnu ile aile içi yanlış ilişki haklıymış gibi gösterildi vs. Diziler ve dizilerin oluşturduğu etki hakkında özellikle kadınlarımız açısından neler söyleyebiliriz?!

Özkan: Aşkı memnu denilen dizi aslında roman olan haliyle insanlara bazı şeyleri anlatmak için edebi anlamda yaş farkına nikâh düşebilecek gençleri filan anlatıyor, ama dizi tamamen ahlaki bir çöküş oluşturuyor. Zaten romanın yazıldığı tarih batıya yüzlerin dönük olduğu bir tarih belkide eleştirmek için bir mesaj vermek için yazıldı ama az sayfalı bir roman uzatıldıkça uzadı dizide, özellikle işi cinselliğe getirilip özendirici bir şekilde verdiler… Ahlaki bir çöküş hem duygularda hem bakışlarda oluşturuldu… Müslümanlar çocuklarını kuran kursuna gönderiyorlar, imam hatibe gönderiyorlar ama maalesef gerçek İslamî bilinç verilemiyor... Böyle olduğu için bu tür şeylerden etkileniyorlar zaten bilinç yok, bide medyadan gelen bu özentili hayat onları etkiliyor, çok azı kurtuluyor o da ailelerin bilinçli akıllı yönlendirmesi ile…

 Muhteşem yüzyıl içinde tabi ki Osmanlının hataları oldu ancak bu gösterilenlerin çoğu hayal ürünü, ahlaki açıdan hiç hoş değil, Müslümanların kabul etmediği birçok sahne mevcut…

Sivren: Aslında batının içinde bir yara o yüzyıl, intikamını alamadıkları bir yara, Hıristiyan dünyasının büyük korkular yaşadığı bir zaman o yüzyıl belki de onu kapatmak adına böyle bir dizi yayınlanıyor çünkü o yüzyıl onlarda bir eziklik…

Özkan: Evet içimizdeki batı hayranları tarafından bu yapılıyor…

Sivren: Bir bayan olarak çocuklarımızı yetiştirirken nelere dikkat etmeliyiz? Beş çocuk annesi olarak neler söylemek istersiniz…

Özkan: Öncelikle çok kolay olmadığını bildirmek isterim… Çocuklara zorlama yapmak iyi olmuyor, biz ortaokulda kapatmaya çalıştık zorlandı, önce bilinç verilmeli ve kendi isteğiyle yapmalı… Çocuğun başını kapalı görünce öğrenciler arkadaşları sorgu sual ediyorlar, evde baskı okulda baskı çocuk arada kalıyor… Öncelikle Allah sevgisini daha sonra Allah korkusunu… Sevgi bence önce gelmeli, bunları öyle yerleştireceksiniz ki: o çocuk o işi “ben yapıyorum” diye başı dik yapacak… Çok acele etmeyeceksiniz önce takva giysisini giydireceksiniz, Allah korkusu Allah sevgisi yerleşecek…

Sivren: Başörtüsü sorunu çıktığında birçok bacı neden başını açtı bilinçsizlik yüzünden…

Özkan: Tabii… Ben evli barklı 3 çocuk annesi birinin başını açtığını öğrendim yeni ve çok üzüldün…

Sivren: Tabi sadece aileleri suçlamamak lazım sitem bizi zorluyor,tek başına koca bir medyanın ve eğitim sisteminin etkilerinden çocuklarımızı kurtarmak zor,?!

Özkan: Bir heves olmamalı hiçbir ibadet oruç, namaz vs… Onun şuurunda olmak lazım, önce takva giysisi giyilmeli, sonrası kendiliğinden olacaktır… Duygular değişkendir, önce fikir yerleştirmek lazım…

Sivren: Son zamanların çokça konuşulan meselelerden biri kadına şiddet! Sizce kadına şiddetin sebepleri nelerdir, ne yapılabilir?

Özkan: Bu toplum Müslüman bir toplumdu bir savaştan çıktı yorgun, bitkin, getirildi bir devrim… Batıdan getirdiler maddeleriyle bir devrim, tepeden inme zorlandı tabi insanlar… dersimle ilgili bir kitap okuyorum objektif olmaya çalışsa da yanlı ama ben onun satır aralarını okuyorum bu toplum kabullenemedi tepeden inme bu devrimi hazmedemedi, kadın hakkım diyor, halbuki İslam da kuranda kadına verilen hakkı hiçbir sistem vermiyor,“verdim diyor” ne verdi “arabanın reklamını soyun yap” dedi. Bu kadını kullanmaktır, hak vermek değil. Öyle fıtratın dışında bir hayat yaşayınca kadın ve erkek çıldırıp çıkıyor… Starda bir yorumcu vardı hiç unutuyorum diyor ki “bize ne oluyor” ne olacak devrim yaptınız millet hazmedemedi bunu batıda yok mu sanki! En çok dayak olayı Fransa'da özgürlükler ülkesi! Güya, özgürlük istiyor sen ne yaparsan ben de onu yapacağım hâlbuki Allah kadının ve erkeğin fıtratına göre görevleri dağıtıyor, çalışmasın değil çalışsın ama yerini de bilsin… Alev ALATLI diyor ki: Eşitlikten de geçtik kadın erkeğin yerine göz dikti… Erkekler kadınlaşıyor kadınlar erkekleşiyor yani sistem batıyı da perişan etti oradan geldi burayı da perişan etti Allah’ın düzeninin dışındaki düzen insana göre değil, bize dayatılan şartların sonucu oluşuyor bu tür şiddet vs…

Sivren: Bu arada aklımıza şu geliyor, kötülenen Osmanlıda acaba böyle sorunlar oluyor muydu? Şiddet vs…

Özkan: Çok az çok çok az, benim dedelerimin köyü, hala gidiyorum, ben orada dayak yiyen kadın bilmiyorum, ama yeni gençlerde herhalde vardır…

Sivren: Kadına şiddetle ilgili olarak yine üretilen çözümler ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Sığınma evleri vs…

Özkan: Çözüm bulamazlar çözümlerde başarılı olamazlar çünkü bir yandan da üretiliyor sistem. İnsanların vicdanlarına kalplerine bir şeyleri koymadığınız sürece olmaz Allah sevgisi, Allah korkusu… İslam’dan uzaklaştığımız sürecede artacaktır…

Sivren: Yine bağlantılı bir soru, gittikçe çoğalan depresyon, intiharlar ve cinayetler hakkında ki düşünceleriniz?!…

Özkan: Aklıma hemen töre cinayetleri geldi… bir genç kız istemediği bir kişiyle evlendirilemez İslam da evlendirilirse de böyle olur… İnsanlar İslam’dan bir haber… Doğudaki isyanların çoğu batıdan gelen devrimi kabul etmemelerinden ötürü… gerçek İslam’ı öğrenme konusunda cahil bırakıldılar gelen sistemi de kabul etmiyorlar sonra olan oluyor… Müslüman halka dayatılan sistem hem zinaya yol açıyor, hemde zina sonucu cinayetlere…sistemin yanlışları bu şekilde halka yansıyor…Müslüman mahallesinde salyangoz satarsanız olacağı bu, sistemin yanlışları dayattıkları yüzünden tüm bu olaylar…

Sivren: Kendilerince radikal diye nitelendirilen bazı kesimlere gerek maddi gerek manevi baskıların yapıldığını biliyoruz,konuşmamızın başında geçtiği gibi gerçek İslam’ı söyleyenler cezaevlerine atılıyor hala, bu hükümet ile birlikte bunu nasıl değerlendirirsiniz?!

Özkan: Kız çocukları artık başörtülü okuya girebiliyor, kuran okumaları çalışmaları arttı, Müslümanlar rahat bir nefes aldı ama Müslümanların değişim ruhu gitti, kayboldu yavaşladı bir dönemin hapislere giren çıkan mücadele eden Müslümanları rahatladı, bu açıdan aslında AKP köklü değişime zarar verdi…Müslümanların gücüyle geldiler ama maalesef zarar verdiler,hala tertemiz insanlar var bekliyorlar hala İslam’ın hakiki değişim zaferini…halk değişmek istiyordu ama AKP ile bunu durdurdular…

Sivren: Esasen Ecevit döneminde zorlayan sistem bu dönemde biraz açılarak sanki rahatlatılmış gibi gösterildi, fuhuş evleri içki fabrikaları hala devam ediyor, lisedeki erkek öğrenciler namaz kılamıyor yada öğretmenler Cuma namazlarına gidemiyor, bunlar gündem bile ettirmezler, zaten bu talepler abartı olarak nitelendirilir… yani bir şekilde İslam’ın önünde duruyorlar…

Özkan: Evet ben bir yazımda da bahsetmiştim “İslam İslam” diye trene çağırdılar, demokrasi durağında indirdiler… Herkes kullanıyor demokrasiyi, demokrasi ve özgürlük diyorlar ve İslam’ın önüne set oluyorlar, Müslüman özgür olmaz Allah’a teslim olur… Özgürüm içerim, özgürüm zina yaparım, özgürüm şöyle gezerim vs.

Sivren: Orta doğuda gelişen olaylarla ilgili genel görüşünüz nedir?

Özkan: Amerika’nın Ortadoğu ile ilgili projesi gerçekleştiriliyor, mısırda veya başka bir yerde İslam istenmiyor, demokrasiyi oraya da aşılamaya çalışıyorlar…

Sivren: Peki sizce neden karışıklık çıktı oralarda? proje karışıklık çıkarılmadan gerçekleştirilemez miydi?

Özkan: Bir Arap aile gelmişti buraya görevli hanımı:“Türkiye hurra, Türkiye hurra” deyip duruyordu. Türkiye’de hürriyet varmış ve hemen yararlandılar, oralar dada gerçek İslam yoktu, yöneticiler ceplerini dolduruyorlar, onlarda sistemin baskısından rahatsız olup sokağa dökülüyorlar, İslam’ı da bilmedikleri için “demokrasi” diyorlar. Türkiye oradan iyi görünüyor ekonomisi filan, diziler orada da veriliyormuş hatta bir tv'yi taşlamışlar, Türkiye hem Müslüman hem laik olarak onlara örnek gösteriliyor…

Sivren: Ortadoğu’daki olayları değerlendirilirken özellikle bbc ve çevresinde hilafet korkusu ve kaygısı yansıtıldı, bir yandan da Amerika “demokrasi-İslam” karışımı bir şeyle değişimi gerçekleştirebileceği söylentisi oldu TV’ler de. Suriye’de İslam’ı, hilafeti isteyenler oldu… Konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Özkan: Tabi ki Türkiye’de ki gibi bir kısım insanlar gerçek İslam’ı istiyor bilinçli bir kısım var dua ediyorum ki ben inşallah onlar üstün gelir… Bilmiyorum ne olacak ama kargaşa ve ayaklanmalar Amerika’nın eliyle ama tabi ki Rabbimizin vaadi de var… ve tuzakları da… mısır Suriye İslam ülkeleri tabi ki orada bilinçli insanlar var dileriz ki onlar başarılı olur…inşallah umduğumuzu kısa sürede buluruz,çocuklara bakınca inşallah bu çocuklar güzel günler görür diyorum…

Sivren: Son olarak Köklüdeğişim okur çalışan ve yazarlarına ne söylemek istersiniz?

Özkan: Selamlarımı söylüyorum, Allah zihin açıklığı versin, tüm kardeşlerimize, hepinize kaleminize kuvvet, başarılar bütün Müslümanlara.

“köklü değişim” inşallah dosdoğru gider sapmadan…

Bu yazıya toplam (1) yorum eklenmiştir.
Muradi
22 Şubat 2014 Cumartesi 00:04
Muhteşem Osmanlı!
Röportajda Osmanlının eleştirilmesine yönelik güceniklik söz konusu.



Halbu ki muhafazakarlar gibi Osmanlı savunusu yapmanın hiçte tutarlı bir tarafının olcağını zannetmiyorum.



Osmanlı siyasette saltanatçı din anlayışında da tasavvufçu bir yapıda olduğu için en çok müslümanlar tarafından eleştirilmeli.



Sonuçta, küçük çocukların bile saltanat aşkına öldürülebildiği ve vahdeti vücut saçmalıklarının revaç bulduğu bir siyasi-toplumsal yapıdan bahsediliyor.
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
-1 / 5 °C
Hakkari
-5 / 6 °C
İstanbul
9 / 12 °C
İzmir
2 / 14 °C