Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
A. Burak BİRCAN: ABD-İsrail-Türkiye ve Müslümanlar
12 Aralık 2010 / 17:26
‘Olayları, gelişmeleri doğru okuyabilmek, temel düşüncelerimizle uyumlu bir duruş, siyasi tavır belirleyebilmek için hiç şüphesiz süreç analizi yapmamız gerekir’ diyor A. Burak Bircan.

Bircan, “Türkiye-ABD ilişkilerinin derinliğinin ve değişen şartlarla parametrelerinin farklılaştığının altını çizmemiz gerekir. Bununla bağlantılı olarak Türkiye-İsrail ilişkileri de yeni bir zemine oturtulacaktır muhakkak. Türkiye-İsrail ilişkilerinde ana eksenin ideolojik olduğu, en azından bugüne kadar taraflarca böyle algılandığı bilinmektedir. Bundan sonra ise bir kriz/fetret dönemi yaşansa da ABD’nin temel politikalarının bölgede uygulanmasıyla Türkiye ile İsrail’in derin ilişkileri devam edeceğe benzemektedir” ifadelerini kullanıyor.

 

A. Burak Bircan’ın geçtiğimiz Temmuz ayında İktibas dergisinde yayınlanan yorumunun bugün gelinen noktadan bakıldığında ne kadar haklılık taşıdığı görünüyor.

 

Bircan’ın yorumda ayrıca Fethullah Gülen’in İsrail’i otorite tanıyan açıklamalarının şaşırtıcı olmaması gerektiği de bildiriliyor.

 

ABD-İsrail-Türkiye ve Müslümanlar

Bu yazıya toplam (1) yorum eklenmiştir.
HUSEYIN SASMAZ
13 Aralık 2010 Pazartesi 00:24
İslam Ümmeti Adına İfa Edilmesi Gereken En Acil İnsani ve İslami Görev,
İslam Ümmeti Adına İfa Edilmesi Gereken En Acil İnsani ve İslami Görev,
Gayri Meşru Yahudi Varlığının Yok Edilmesidir!
02 Aralık 2010 tarihinde Filistin kenti Hayfa'da gasıp Yahudi varlığının söndürmede aciz kaldığı büyük bir yangın çıkmış ve Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla iki yangın söndürme uçağı gönderilmişti. Başbakanlık Basın Merkezi'nin internet sitesinde gayrimeşru Yahudi varlığının Başbakanı Netanyahu'nun Erdoğan'ı telefonla arayarak teşekkür ettiği bilgisine yer verilmiş, Erdoğan'ın da cevaben ''41 vatandaşınızın hayatını kaybetmesini üzüntüyle öğrendim. Bu afet karşısında "insani ve İslami" bir görev olarak yardım etmemiz gerekiyordu." dediği belirtilmişti. Bunun ardından 05 Aralık 2010 tarihinde Türkiye ve Yahudi varlığı temsilcisinin Cenevre'de bir araya gelerek, Mavi Marmara baskını sonucu sözde gerilen ilişkileri düzeltmek amacıyla pazarlığa giriştikleri haberlere yansıdı.
Bilindiği üzere AKP yönetimi, Gazze'ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisini korunmasız bir şekilde göndererek tüm dünyanın gözleri önünde, geminin uluslararası karasularında seyir halindeyken gayri meşru Yahudi varlığının saldırısına uğramasına, 9 Müslüman kardeşimizin şehit edilmesine seyirci kalmış, gasıp Yahudi varlığına anladığı dilden cevap vermek yerine aciz bir şekilde özür ve tazminat beklemeyi bir üstünlük olarak Türkiye kamuoyuna ve İslami beldelerdeki Müslümanlara yutturmaya çalışmaktadır.

Ey Türkiye'deki Müslümanlar!
Eğer AKP yönetimi özür ve tazminat mizansenini, Yahudi varlığının İslami ümmet tarafından meşru bir devlet olarak tanınıp güvence altına alınması amacıyla Yahudi varlığı ile barış konusunda uzlaşma sağlanıncaya kadar sürdürür, Peres'in "one minute" sonrası yalanlanan özrü gibi bir özür haberlerde geçer, tazminatın ise Yahudi varlığı yer
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 12 °C
Hakkari
-8 / 6 °C
İstanbul
11 / 15 °C
İzmir
10 / 17 °C