Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türbelere Paçavra Bağlama ve Mum Yakma Hurafelerinin Menşei
11 Mayıs 2010 / 23:51
Diyanet Dergisi – 1961 – s. 180-182

Abdülkadir İNAN

 

İslâm Dini'ni kabul eden bütün kavimler, atala­rından kalmış, Tanrı'ya ortak katan eski dinlerinin birçok hurafelerini, yeni kutlu dinlerine sokmak iste­mişlerdir. Birçok müfessir ve hadis râvîleri mühtedi Yahudilerden, Talmud masallarını nakletmişlerdir. Türk kavimleri de, İslâm Dini'ni kabul ettikten son­ra, eski Cahiliyyet devrinden kalma birçok görenek ve gelenekleri muhafazada devam etmişlerdir. Bu hu­rafelerden Türkler arasında en çok yaygın olanları, türbelere ve kutlu saydıkları ağaç ve çalılara paçav­ra bağlamak ve türbelere mum yakmak adetidir. Bu hurafeler, bütün Türk dünyasında, Altaylardan Ana­dolu'ya kadar uzanan sahada tesbit edilmiştir. Bu adetlerin Müslümanlıkla hiç bir ilgisi yoktur. Bunlar eski şirk ve küfür dünyasının kalıntılarıdır.

 

1  — Paçavra bağlama hurafesinin menşei :

Bu adet Orta ve Kuzey Asya kavimlerinin eski dinleri olan Şamanizm'in önemli unsurlarından biri­dir. Altaylı şamanist Türkler'in inançlarına göre her dağın, pınar, gök ve ırmakların, Tanrı için dikilen ağaçların «izi»leri vardır. Eski Türkçe'de «izi» (issi) «salıip», «seyyid», «mevla» anlamlarına geliyordu1.

 

Çağdaş Altay'lı şamanistlerin inandıkları «izi»1er Göktürk yazıtlarında toptan «yer-su» ile ifade edil­mektedir. Göktürkler bu «yer-su» ruhları Türk va­tanının koruyucu ruhları sayarlardı. Altaylıların inançlarına göre bu «izi»1er kişi oğlundan kurban isterler, kurban vermeyenlere zararları dokunur. Fa­kat bu ruhlar kanaatkar ruhlardır. Bir paçavra par­çası, bir tutam at kılı, hatta kurban niyetiyle atılan bir taş bile onları tatmin eder. Bunlardan en çok hoş­landıkları şey paçavra parçalarıdır. Altaylılar bu paçavralara «yalama» derler2.

 

Türkler Müslüman olduktan sonra bu eski müşriklik devrindeki inançlarını ve adetlerini büsbütün bırakamamışlar ve bunu evliya saydıkları adamların türbelerine ve orada biten ağaçlara paçavra bağla­mak suretiyle Müslümanlaştırmak istemişlerdir. Fa­kat bu adetle gerçek Müslüman alimleri asırlar bo­yunca mücadele etmişler ve bir çok yerlerde kaldır­mağa muvaffak olmuşlardır. Bazı yerlerde ise bu ade­te hala rastlanmaktadır.

 

2  — Türbelere mum yakma adeti :

Bu adet de çok eski müşrik kabilelerin adetlerindendir. Eski çağlarda yalnız azizlerin türbelerine de­ğil, her ölüye mum (çerağ) yakılırdı. 19’uncu yüzyılın ilk yarısında Kırgızlar arasında ölüler için de çerağ (mum) yakma çok yaygındı. Bu hurafe ile ciddi mü­cadele eden Molla Gazi isimli bir hoca, manzum risa­lesinde Kırgız - Kazaklar'ın ölülerinin ruhu için mum yakma (çerağ) adetini Kur'an hatmetmekten sevaplı saydıklarını sert bir dille tenkid ederek diyor ki: «Ölü için kırk çerağ hazırlarlar. Buna ihlasları o ka­dar kuvvetlidir ki, Kıır'an'an hatim indirmekten de sevablı sayarlar ve böylece her gün bu çerağlardan (mumlardan) birini yakarlar»

1920-1922 yıllarında Kırgız-Kazak ülkesinin bir­çok vilayetlerinde dolaştığımızda bu adetin çoktan beri ortadan kalkmış olduğunu öğrendik. Kırgız mollalarının bu müşrik adetiyle başarılı mücadele yap­mış oldukları anlaşılmaktadır.

 

Bu adetin eski müşrik dinlerin kalıntısı olduğu malum ise de menşei karanlıktır. Arkeologların ço­ğu bu adetin en iptidai ateş kültü ile ilgili olduğuna kani'dirler. Hıristiyanlıktan önce Helenler ve Roma­lılar mezarlarda ve mezar taşları üzerinde meş'ale yakarlardı2. Hıristiyanların İsa ve azizlerin suretleri (ikonları) önünde mum ve kandil yakmaları, işte bu eski Roma ve Helen paganizminden geçmiş bir hura­fe idi. Hıristiyanlık Roma İmparatorluğu’nda yayıl­dığı ilk asırlarda köylü halk (Paganı) eski dini adet­lerini hattâ ayinlerini muhafaza etmekte ısrar ediyor­lardı. Hıristiyan din adamları müşrik devrin kalıntısı olan bu hurafeyi söküp atmanın güç olduğunu anla­yarak bu adeti Hıristiyanlaştırmağa mecbur kalmış­lar ve ilk Hıristiyanların katakomplarda ve karanlık mağaralarda gizli ayinler yaptıkları çağlarda kandil ve meş'alelerin hatırası diye kitaba uydurmuşlardır.

 

Müslüman Türklere bu eski müşriklerin adeti muhakkak ki Hıristiyanlar vasıtasiyle geçmiş ola­caktır. Anadolu Türklerinin daha Orta Asya'da bulun­dukları tarihte oradaki Hıristiyan cemaatlerden al­mış olmaları mümkündür. Hele İstanbul'un fethinden sonra Bizans Hıristiyanlarının pek çok adet ve inanç­ları cahil Müslüman tabakasının akidelerine bulaş­mıştır.

 

Eski Türk Şamanlığında çok önemli kült olan ateş kültü hatıraları bu adetin Türkler arasında ya­yılmasına vardım etmiştir.

 

Özet olarak diyebiliriz ki, bu iki hurafe, menşe­leri bakımından, her ikisi de, Tanrı’ya ortak katan (müşrik) dinlerden gelmiş adetlerdir. Din adamları­nın bu hurafelerle ciddi bir surette mücadele etme­leri önemli dinî ödevlerindendir.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 10 °C
Hakkari
-3 / 11 °C
İstanbul
12 / 16 °C
İzmir
9 / 18 °C