Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Doç. Dr. Mehmet Azimli, ‘Siyeri farklı okuma’yı anlattı
01 Aralık 2010 / 19:16
Doç. Dr. Mehmet Azimli: Tarihte hiç kimse adına, Hz. Muhammed (sav)e olduğu kadar yalan haber uydurulmamıştır!

İlyas Aydın-İktibas

 

İktibas dergisi Kayseri Şubesi eğitim-öğretim faaliyetlerine Doç. Dr. Mehmet Azimli’nin sunduğu “Siyeri Farklı Okumak” konferansı ile devam etti. Yaklaşık iki saate süren konferans soru-cevap bölümüyle birlikte oldukça canlı geçti.

 

Mehmet Azimli, konuşmasına dua ve selamlama ile başladı. Azimli Konferans ile aynı ismi taşıyan kitabının yayınlanmasından bu tarafa çeşitli yerlerde bu konuyu işlediğini belirtti. Kayserili Müslüman kardeşlerinin de ‘Siyeri farklı Okumak’ ile ricaları üzerine bilgi vermek için geldiğinden bahisle konferansın konuşma bölümünü kısa tutup soru-cevap bölümünü uzun tutmak istediğini belirterek sözlerine başladı.

 

Hz. Peygamberin hayatından kesitler vererek düşünmeye, okumaya ve araştırmaya sevk eden bir dil kullanan Doç. Dr. Mehmet Azimli konuşmasında şunları söyledi:

“Hz. Peygamber kanaatime göre dünyanın en mazlum ve en fazla zulme uğramış insanıdır. Hakkında bu kadar tahrifat yapılmış dünyada insan zor bulunur. Olduğu gibi değil de olmamış şeylerin peygambere yamandığı gibi bir insan bulamazsınız. Hz. Peygamber dünyadan gelmiş geçmiş en büyük insandır. Bir daha böyle bir insan gelmeyecektir. Dünya tarihine yön vermiş, dünya tarihini başından sonuna kadar ikiye bölmüş, dünya tarihinin en önemli dinini, dominant etkisi yapan, hâlâ da dünyanın en önemli etkili gücü olan dini ortaya koymuştur. Kısa sürede Arabistan yarımadasından çıktığı halde ta Çin sınırından Fransa sınırına kadar ilerleyebilen bu dini ortaya koymuş, getirmiş Hz. Peygamberin hayatı müthiş bir tahrifata uğramıştır.

 

Bir söz vardır, ‘Dinlere en büyük düşmanlığı kendi mensupları yapmıştır’. Bu söz doğru bir sözdür. Bizim kitabımız tahrif edilmemiştir. Ne İncil gibi ne de Tevrat gibi tahrif edememişlerdir. Korunmuş bir kitaptır. Ama peygamberin hayatı tahrife uğramıştır. Çünkü kolay bir alandır. Tahrif edilmeye, uydurmaya müsaittir. Bundan dolayı her isteyen istediği peygamber imajı ortaya koymuştur. Bir bakıyorsunuz peygamber elinde kılıç önüne geleni doğruyor, bir bakıyorsunuz dünyanın en mülayim insanı oluyor. Herkesin kendi peygamberi var. Ama biz gerçek peygamberi öğrenmek zorundayız. Allah’ın ‘Peygamberde sizin için güzel örnek vardır’ dediği, bize örnek olması gerektiği zemininden başka yerlere götürüldüğü görülmektedir. Hz. Peygambere Müslümanların yaptığı kötülüğü, ne müsteşrikler ne başkaları yapabilmiştir. Onu olduğunun çok ötesinde tanıtmışlardır. Belki de iyi niyetlerle, sevgi sebebiyle abartılı şeyler yapma hastalığı vardır, hani şeyh uçmaz müridi uçurur misali peygamberin hayatına olmadık şeyler sokulmuştur, anlatılmıştır, aktarılmıştır.”

 

Beşer-üstü peygamber imajı

“Bu durumda biz Müslümanlara, araştırmacılara düşen gerçek peygamberimizi bulmaktır, ortaya çıkartmaktır. Peygamberin hayatına tahrifin en alası yapılmıştır. Beşer bir peygamber değil, beşer üstü bir peygamber imajı ortaya konulmuştur. Artık o miraç anlatımlarında uçarak giden, istediği mucizeler fışkırtan, istediği mucizenin kendisine yamandığı, yani insan gibi yaşayamayan, melek gibi yaşayan bir peygamber. Durmadan Allah tarafından kollanan, insan gibi olmayan hani Mekkelilerin deyimiyle ‘Bu ne biçim bir peygamber, yemek yiyor, sokaklarda geziyor.’ İstiyorlardı ki yemek yemesin, sokaklarda gezmesin. Melek olmasa zaten Mekkeliler kabul edecekti. Örnek olamayan, hayatlarına karışmayan, insan gibi yaşayamayan bir peygambere razıydılar. Bizim toplumumuzda müşriklerle aynı zihniyete gelmiş, bir yerde artık buluşuyor Müslümanlarla müşrikler. Mesela diyorsunuz ki insanlara peygamberimiz şöyle yapmış sen de böyle yapmalısın, ‘Ben peygamber miyim kardeşim?’ diyor. Yani peygamber yapılamayan şeyleri getiren, örnek alınamayan bir varlıktır.

 

Kuran’ı Kerim onun beşeriliğini ön plana çıkarır. İnsandan bir varlıktır, aç kalan, sevilen, ağlayan, mağlup olan, galip gelen, evlenen, hanımlarıyla tartışan, sahabesiyle icabında münakaşa edebilen öyle bir peygamberdir. Yüceltme adına bize öyle bir peygamber anlatılıyor ki; insanı bir peygamberden, örnek alamayacağımız seviye getirildiğini görüyoruz. Artık bu peygamber imajında durmadık mucizeler vardır. Adım başı mucize göstermesi gerekir. Hâlbuki biz biliyoruz ki, hangi bir insan veya peygamber mucize göstermiştir de mucizeyle Müslüman olmuştur. Mucize talepleri Kuran’ı Kerim’de devamlı reddedilmektedir. Kuran’ı Kerim mucize taleplerini yerine getirmeyeceğini söylerken, bizim hadis kitaplarımız ve İslam tarihi kaynaklarımız durmadan mucizeler anlatmaktadır. Mesela Suyuti’nin Camiü's-Sağîr’e bakın saniye başı mucize vardır. Kur’an’a ters değil mi, Kur’an bunu reddetmiyor mu? Bunlar övme adına ‘Ne kadar yüce bir peygamberimiz var. Ehli kitabın peygamberi şöyle mucize gösteriyor, bizim peygamberimizde şöyle mucizeler gösterir’ deme adına yapıldı bunlar. Ben Müslüman olarak peygamberimin getirdiği kitaba, hayat tarzına, sünnete uymak zorunda değil miyim? Ben bununla mükellef değil miyim? Ayakları yerde olan, bize örnek olan, acı çeken, sevinen, tedbir alan, üzülen peygamber imajından çok

örnek alamayacağımız peygamber imajı getirdiler.”

 mehmet-azimli5.jpg

 

Peygamberler yürekleri fethetti

“Mucize talebinde bulunan Müslümanların en büyük mucize olan Kur’an’dan uzak olduklarını görebiliriz. Allah bu dünyaya en büyük mucize olan Kuran’ı ve Müslümanlık mucizesini göndermiştir. Müslümanlık mucizesini dünya halen tartışıyor. Müslüman olmayan bilginler diyor ki, bu kadar kısa bir sürede, bu kadar kalıcı olan başka bir din yoktur. Peygamberimizden kısa sürede bu kadar yayılan, yağma yaparak, katlederek, yakarak-yıkarak değil yürek fethederek yayılan bir din. Gerçek mucize budur. Biz bu mucizeleri es geçiyoruz, işte başka tür şeyler arıyoruz peygamberde. İki kişinin birbiriyle anlaşamadığı, tarih boyunca Arabistan’da hiçbir araya gelememiş bedevi toplumu dünyanın en dinamik toplumu haline getirip ta Çin’den Avrupa’ya kadar fethe memur hale getirmesi kadar büyük mucize olabilir mi? Bunu hangi din başarabilmiştir. Tarihte bu kadar kalıcı başka bir eylem var mı? İşte Cengiz ordularını biliriz. Saman ateşi gibi girdiler, elli sene sonra döndüler gittiler. Yaktılar, yıktılar, taş üstünde taş, omuz üzerinde baş bırakmadılar. Ama şu anda siz Konya’dan Moğalistan’a kadar bir tane Moğol bulamazsınız. Ama bugün Çin Seddi’nin de dibinde de Müslüman vardır, Fas’ta, Tanca’da da Müslüman vardır. İslamiyet böyle bir mucizedir. İşte bunları bıraktık biz başka şeylerle uğraşıyoruz. Peygamberin hayatını abartılarla, olağanüstü şeylerle doldurduk. İnsanların daha çok iman edeceğini düşündük. İnsanları aslında işlerine yaramayacak bilgilerle donattık. En büyük zararı hem peygambere hem de peygambere verdik. Bundan dolayı Hz. Peygamberin gerçek hayatının ortaya konması, anlatılması zor bir iştir. Günümüzde doğrularla yanlışların karıştırıldığı devasa bir İslam tarihi kültürü yığını vardır. Bunları temizlemek için çok yoğun çabalar gerekiyor.”

 

“Biz bu kitabımızda peygamberimizin hayatından bazı olaylar seçtik, bu bir siyer kitabı, peygamberin hayatını anlatan kitap değil. Hayatından noktasal olaylar seçip derinlemesine tahliller yapmaya çalıştık. İnşallah ilerde daha iyi yazarlar gelip daha iyi şeyler yapacaklar. Bu sadece bir adımdır. Daha yapılacak çok işler vardır.”

 

Hoşumuza giden rivayete sarılıyoruz

“Bize anlatılan İslam tarihi seçilmiş İslam tarihidir. Yani mesela iki tane rivayet var, onun hangisi olağanüstüdür, onu seçerek vermişler. Örneğin hicrette peygamberimizi öldürmek için toplanmışlar (Kuran’a da yansımıştır bu). Bize rivayet edilen “hemen Cebrail (as) geldi, ‘Senin evini basacaklar, seni öldürecekler, sen evini terk et’ dedi ve peygamberimiz de terk etti.” Durmadan ilahi yardımlarla kurtarılmış peygamberimiz. Ama başka bir rivayet var ki, hiç gündeme getirilmemiş. Neden gündeme getirilmiyor, insan düşünmeden edemiyor. Deniyor ki rivayette bu toplantıya katılan birisinin hanımı Mukayye b. Safi (peygamberimizin amcazadelerinden birinin kızı) kocasından öğrendi, peygamberimize suikast yapılacağını bildirdi. İbni Sad bunu veriyor. Ama bu rivayet efsanevi olmadığı için verilmiyor. Hep öbür rivayet tercih edildi.

 

Veyahutta Hz. Ömer kılıcı eline aldı, peygamberi öldürmeye gitti, kız kardeşine uğradı, orada Kur’an’ın bir bölümünü dinledi ve Müslüman oldu. Ama Kur’an’ı Kerim’le mutabık başka bir rivayet var ki Hakka suresindeki ayetle mutabıktır. Hz. Ömer bir gece yarısı Hakka suresini dinliyor, Kur’an’ın icazı karşısında, peygamberimizin Kabe’deki namazını görüyor, Müslüman oluyor. Şunlar hiç düşünülmedi, Mekke ortasında bir adam kılıç çekip Hz. Muhammed’i öldürebilir mi? Altı yıl niye beklediler, öldürselerdi ya, Kur’an demiyor mu ‘Aşiretin olmasaydı, biz sana yapacağımızı bilirdik.’ Haşimoğulları, Ebu Talip diyor ki ‘Vallahi sizden her biriniz, bizden her birimiz teker teker öldürülmedikçe Muhammet’e ulaşamayacaksınız. Ne zannediyorsunuz.’ Yani böyle korunan, önemsenen birini mümkün mü öldürebilirler mi? Hicret sırasında bile kırk kabilenin her birinden bir genç seçelim, her birine kılıç verelim, her biri gitsin, bir kılıcın vuruşu gibi vursunlar, kimsenin üzerine kalmasın, Haşimoğulları bu kadar kabileyle mücadele edemeyeceği için diyete razı olsun. Üstelik hicret sırasında koruyanı kalmamış, Ebu Talip ölmüş, buna rağmen cesaret edemiyorlar. Ama biz bunları bırakıyoruz, hoşumuza giden rivayete sarılıyoruz. Bunlar efsanevi şeyler.

 

Bu abartılar peygamberin hayatının her döneminde var. Meşhur adaptasyonlarla, mesela Zerdüşt’ün kalbi yarılmış filan peygamberimizin de kalbi yarılmış. Yani bazı rivayetler uydurulurken peygambere hakaret edildiği, dinin önemli verilerinin çiğnendiği düşünülmüyor. Yani melekler geldi, kalbini yardılar, bu sendeki günahlardır, dediler. Yaşı kaç, beş. Bu din bize şunu öğretti; çocuklar doğuştan günahsızdır, Hıristiyanlıktaki gibi günahlı doğmazlar, buluğ çağına kadar günah işlemezler. Ama bu rivayetler, bu dinin peygamberinin beş yaşındayken günah işlediğini, meleklerin bunu kalbini yararak temizlediğini söylüyor. Yani bunu uydururken dine hakaret ettiklerinin, dinin verilerini çiğnediklerini farkında değiller.

 

Bunlar yüceltme adına yapılırken, peygamber imajı bozuluyor. Bunun, bu anlayışın düzeltilmesi lazım. Peygamberin örnek alınması gereken üstün ahlakı es geçiliyor. Bir kere şunu kabul etmemiz lazım ki, peygamber bir beşerdir, çarşı ve pazarlarda gezer. Kur’an bunu ön plana çıkarıyor.

 

Bakın İsra suresinde müşrikleri ısrarla mucize talepleri var. En sonunda Allah bir cümleyle cevap verir. (17/İsra 90-93) "Dediler ki: Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça, yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça, yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe, yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe, yahut altından bir evin olmadıkça, ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz. De ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim." Yani bu dediklerinizin hiçbirini yapamam arkadaş. Mekkelilerin hiçbir mucize taleplerine cevap verilmedi, kabul edilmedi. Peygamberimiz böyle bir peygamberdir. Kabul edersiniz veya reddedersiniz, doğru peygamber budur. Yani bizim sonradan yığınla etrafını mucizelerle doldurduğumuz, arasında kaybolduğu bir peygamber değildir.”

 

Mucizelerden artık onun gerçek hayatını tanımıyoruz. Peygamberin hayatında öyle acizlikler var ki bunların hepsi güzel örnek. Mesela hanımlarla baş edemiyor, çekip gidiyor, bir yerlere 29 gün. Ne kadar güzel bir şey, örnek alıyorsunuz işte. Bir grup insana laf anlatamıyor. Bir savaşta mağlup oluyor, dişi kırılıyor, kaçıyor. Yani şimdi peygamber kaçamaz mı, üzülemez mi, ağlayamaz mı, aç kalamaz mı, karnına taş bağlayamaz mı, boşanamaz mı? Bunları yapmıyorsa o zaman melektir. Allah da melekten bir peygamber göndermedim diyor. Beşerilik sıfatı hep böyle atıldı. Örneklik zemininden böyle kaldırıldı. Aslında tarihin bu kadar büyük adamı bunlarla darbe yedi, bu darbeyi maalesef Müslümanlar yaptılar.

 

Evet, bu mucizelerle tanınmayan bir peygamberle karşı karşıyayız. Aslında peygamberimiz istediği an mucizeler getiren biri değildir. Bu anlamda elinde bir şey yoktur. Getirdiği en büyük mucize Kur’an’dır, getirdiği dindir. Halen dünyanın en etkili, en dominant dini İslam’dır. Bu dinle ne kadar iftihar etsek yeridir. Aslında Hz. Peygamberi gereğince tanımak adına bunları söylüyoruz. Peygamber sevgim hiçbir şeyle ölçülmez. Peygamberi tanımak, onu örnek almak durumundayız.”

 

Mehmet Azimli’nin sunumu burada biterken, uzun bir soru-cevap bölümüne geçildi. Toplantı, Azimli’ye memnuniyet ifadelerinin bildirilmesi ile sona erdi.

 mehmet-azimli4.jpg

Bu yazıya toplam (6) yorum eklenmiştir.
şenol çırak
28 Kasım 2012 Çarşamba 15:57
siyer kitabı
bir kitabın içinde ne kadar şüphe ve inkar var*?neden?ahmedi mahmudu muhammedimiz herşeyimizdir....lütfen biraz iman ediniz...
halil ibrahim sarıtaş
23 Şubat 2011 Çarşamba 20:52
işimize yarayan hadis ve tarihler
mehmet azimlinin ve tüm "siyeri farklı okumak"ı okuyanların dikkatine :
medine yılları kitabının 245. sayfası7. ve 8 satırdaki kur'an'a ek (sahih-i buhari, ötüken yay. 10.cilt4665.sh. 305.hadis) ve kudüsteki mescid-i aksa hakkında (sahih-i buhari, ötüken yay. 7.cilt 3238.sh. 98. hds) doğru bilgi bulabilirsiniz. Bilgilerinizi "müteahhitten" değil kaynağından öğreniniz. selamlar. Halil İbrahim SARITAŞ
F.KARAASLAN
06 Aralık 2010 Pazartesi 13:57
teşekkürler
siyeri farklı okumak konulu konferans yeni açılımlar sağladı.tarihi anlamak ve yorumlamak konusundaisabetli bir seçim oldu.allah ecrini versin azimli hocanın.faydalı bir sunum oldu.
A . Aydın
03 Aralık 2010 Cuma 21:23
tesekkurler
faydalı bir sohbetti Mehmet Azimli hocaya tesekkur ediyorum. Bu sohbete vesile olan kardesleride tebrik ediyorum selam ve dua ile..
mahmut ötebaş
03 Aralık 2010 Cuma 00:36
insan peygamer
Allah razı olsun.
fikret
02 Aralık 2010 Perşembe 08:49
Peygamber
çok güzel bir sunum olmuş.inşallah ilçemizde de yapılır.tek tip olan geçmiş rivayetlerden halka bir şey kalmıyor.anlatılan şeylerden sonra hadi şunu yap.ben peygambermiyim.bu devirde bunu nasıl yapayım.sa
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
4 / 12 °C
Hakkari
-6 / 10 °C
İstanbul
11 / 17 °C
İzmir
13 / 19 °C