Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
‘Arap Lawrence’ hakkında bilinmeyenler
27 Kasım 2010 / 15:47
Almanya’nın Oldenburg şehrinde yeni bir sergi açıldı. Serginin konusu, Arapları Osmanlı’ya karşı isyana sevkeden İngiliz ajanı Arap Lawrence. Ajan Lawrence, 'İslam tehdidini' özünde ikiye bölerek, araya kan davası sokarak çözmeyi başarmıştı!

Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle’nin konuyla ilgili haberinde serginin detaylarına, amacına ve Lawrence’ın kişiliğiyle ilgili bilgilere yer veriliyor:

Arabistanlı Lawrence adıyla bilinen Thomas Edward Lawrence Ortadoğu’da, 20’nci yüzyıla damgasını vuran isimlerden biri. Birinci Dünya Savaşı’nda İngiliz Ordusu için Ortadoğu’da görev yapan arkeolog, yazar, fotoğrafçı Lawrence’ın savaşta belirleyici bir role sahip olduğu, Arapları Osmanlı’ya karşı kışkırttığı ve isyanı örgütlediği belirtilir. Lawrence’ın, hatıralarına yer verdiği “Bilgeliğin Yedi Sütunu” adlı bir kitabı da var.

Thomas Edward Lawrence'ın bir efsane haline gelmesiyse,  David Lean tarafından 1962 yılında çekilen “Arabistanlı Lawrence” filmiyle doruğa ulaştı. Peter O’Toole, Alec Guinness, Ömer Şerif ve Anthony Quinn gibi dönemin en ünlü aktörlerinin oynadığı film, Arabistanlı Lawrence’ı adeta insanüstü bir kahraman gibi ortaya koydu. Güzelliğiyle büyüleyen çöl görüntüleri, Batı dünyasının Şark izleniminde belirleyici oldu.

Almanya’nın Oldenburg kentinde açılan yeni bir sergi Lawrence hakkında ilginç bilgilere yer veriyor. Sergiye katkıda bulunan isimlerden, Goethe Enstitüsü'nün Şam'daki müdürü Björn Luley, Lawrence'ın bugün Suriye ve Ürdün'de nefret edilen bir figür olduğunu kaydediyor. Luley, "Arabistanlı Lawrence filmi ne Suriye televizyonlarında ne de sinemada gösterildi. Çünkü Lawrence Suriye'de hain olarak görülüyor” diyor.

Lawrence, Arap devrimine ihanet etmek ve Birinci Dünya Savaşı’nda Arapları Türklere karşı isyana teşvik etmekle suçlanıyor. Lawrence’ın, Arapları, İngiliz ve Fransızların bölgeyi çoktan paylaşmış olduklarını bilerek heveslendirmeyi sürdürdüğü belirtiliyor.

Anılarında tarihi çarpıttı mı?

Aslında Lawrence sürekli hayali hikâyeler üreterek kendini efsaneye dönüştürmüş ve Lawrence’ın tarihi gerçekliğe saygısı hiç olmamış. Oldenburg'daki serginin küratörü Detlef Hoffmann Lawrence’ın kişiliğini şu sözlerle tanımlıyor:

"Onun olayları hep farklı ve yeniden kurgulama eğilimi vardı. Sadece Bernard Shaw değil diğerleri de Lawrence’ın oyuncu ya da şair gibi olayları aktardığını düşünüyorlar. Onu yanardöner olarak gördüler. İşte efsaneler de böyle oluşuyor zaten.”

Oysa belki de Lawrence’ın tarihteki gerçek yerinin aydınlığa kavuşturulması daha doğru olmaz mı? Onu efsaneleştiren ve yıldızlaştıran perde aralandığında Arabistanlı Lawrence’tan geriye ne kalıyor?

Oldenburg’taki müzenin direktörü Mahmoun Fansa, Lawrence sergisiyle hedeflerini şöyle açıklıyor:

"Bu sergi ne yeni bir efsane yaratılmasına ne de eski efsanenin devamına hizmet etmeli. Hedefim, Lawrence aracılığıyla Ortadoğu tarihine ışık tutmak.”

Bugüne ışık tutuyor

Aslında Lawrence Ortadoğu’nun siyasi oluşumunu ve günümüzdeki gelişmeleri anlamamıza katkı sağlayabilir. Lawrence, “İslam tehdidini, özünde ikiye bölerek bertaraf edebiliriz. Böylelikle hem Türkiye hem de Arap dünyasının bir halifesi olur ve aralarında kan davası olur” sözleriyle Batı’nın benimsemesi gereken stratejiyi ortaya koymuştu.

Şu anda Batı ile Şark arasında yaşanan gerilim dikkate alındığında bu tez dikkat çekici bir ölçüde güncelliğini koruyor gibi.

Deutsche Welle Türkçe

Werner Bloch / Çeviren: Değer Akal

Editör: Murat Çelikkafa

 

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 10 °C
Hakkari
-3 / 11 °C
İstanbul
12 / 16 °C
İzmir
9 / 18 °C