Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Financial Times’ın Kore yorumu
24 Kasım 2010 / 12:50
Sarı Deniz'deki füze gerginliği, Pyongyang’ın geçtiğimiz hafta attığı nükleer programı yeniden uluslararası kamuoyunun gündemine getirme adımının, bölgede tansiyonun yükselmesi yönündeki kasıtlı stratejinin bir parçası olduğunu gösteriyor.

Financial Times-Hürriyet

 

Pyongyang, tuhaf provokatif adımlar atıyor. Ancak bu çılgınlığın bir metodu var.

 

Kuzey Kore’nin bugünkü çatışmadan birkaç gün önce ABD’li üst düzey bir nükleer bilim adamını uranyum zenginleştirme tesislerinde gezdirme kararı, ülkenin nükleer programını arka sayfalardan manşetlere taşıma hamlesinin bir parçasıydı.

 

Bugünkü saldırılar aynı amacın daha dramatik bir biçimde yaşanmış hali. Her iki durumda da Kuzey Kore’nin hamlesi ABD, Güney Kore ve müttefiklerine yeni bir sorun çıkarmayı amaçlıyor. Mesaj ortada: “Sorun çıkarabiliriz. Bunu nasıl yapacağımızı biliyoruz. Buna inanıp, bizi ciddiye almaya başlarsanız iyi edersiniz.”

 

CAN SIKICI SORULAR

 

Bununla birlikte, yaşanan gerginlik, bazı can sıkıcı soruları da beraberinde getiriyor. Pyongyang’ın nükleer tesisleriyle hava atma kararı, Kim Jong Il’in üçüncü oğlu ve varisi Kim Jong Un’un “genç general” olarak konumunu sağlamlaştırmak içindi. Ancak bu karar aynı zamanda ABD’yi ve müttefiklerini müzakere masasına çekip, 2008’den bu yana duran altılı görüşmeleri yeniden başlatma amacını taşıyordu.

 

Bütün bu gerginlikler esnasında, ABD olaya nasıl tepki göstereceği, özellikle de Çin’le nasıl baş edeceği konusunda ikilemlere düşüyor. ABD’nin Kuzey Kore Özel Temsilcisi Stephen Bosworth, Pekin’in komşusu Kuzey Kore’ye daha da yakınlaşacağı tahminiyle alelacele bölgeye gönderildi.

 

Geçtiğimiz ay, Çin’in bir sonraki devlet başkanı olmasına kesin gözüyle bakılan Xi Jinping, Kore Savaşı’nın 60’ıncı yıldönümünde yaptığı açıklamada savaşı, “büyük ve adil bir savaş, baskıya direniş” olarak tanımladı. Bu açıklama ve Çin’in Mart ayında yaşanan Cheonan olayında Kuzey Kore’nin suçlu olduğu iddialarını reddetmesi, Seul’de gerginlik yarattı.

 

WASHINGTON NE YAPACAK?

 

Önümüzdeki günlerde Pekin’in Washington ve Seul’le paralel hareket etmesi beklenmiyor. Çin, günden güne Kuzey Kore’deki yegane etkili güç haline geliyor. Pekin şimdiden çatışmayla ilgili “kaygılı” olduğunu duyurdu. Ancak şimdi sorulması gereken asıl soru, Pekin’in başka ne yapacağı.

 

Öte yandan Güney Kore’nin yardıma ihtiyacı olacak. Seul’ün ABD nükleer silahlarının Kore Yarımadası’nda yeniden konuşlandırılmasını istemesi mantıklı görünebilir ancak böyle bir hamle tansiyonun daha fazla yükselmesinden başka bir şeye yaramaz. Her halükarda, daha önce kabul edilen yaptırımlar uygulamada hiçbir fayda getirmemiş olsa da, önümüzdeki günlerde yeni yaptırım çağrıları geleceği de ortada.

 

Önümüzdeki birkaç gün gergin geçecek. Yeni şiddet olaylarının yaşanması da olası. Ancak nihayetinde ABD ve Çin’in iki tarafı da sakinleştirip, bütün tarafları masaya dönmeye ikna etmekten başka bir çaresi yok. Yongbyon nükleer tesislerini bombalamak bir seçenek değil; Bill Clinton bunun muhasebesini 1994 yılında yapmıştı.

 

Leeds Üniversitesi'nden modern Kore çalışmaları araştırmacısı Aidan Foster-Carter'ın Financial Times için kaleme aldığı "US has no good options over North Korean clash" başlıklı yorumdan derlenmiştir.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 10 °C
Hakkari
-3 / 11 °C
İstanbul
12 / 16 °C
İzmir
9 / 18 °C