Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Küresel yükselişe liberal-solcu katkısı!
17 Kasım 2010 / 14:00
Son zamanlarda ‘Küresel İmam’ lakabıyla anılsın diye bir çaba içine girilen Fethullah Gülen hareketi son dönemde Amerika’da yaptığı toplantılarla, dergi-gazete-tv’lerle imaj yenileme çalışmalarını sürdürüyor.

Yıllardır Amerika’da yaşayan, Mavi Marmara olayında İsrail’i otorite tanıyan sözleri ile ve ‘kaset’ olayı ile siyasetin dışına atılan CHP Genel Başkanı’na verdiği destek ile toplumda rahatsızlığa sebep olan ama bunun yanında dünya müslümanlarına örnek gösterilmek istenen Fethullah Gülen’in imajı yeniden parlatılmaya çalışılıyor.

 

Reklam amaçlı üretilmiş bir isim olduğu anlaşılan ‘Küresel İmam’ lakabından sonra şimdi de ‘Dünyanın en etkili İslami hareketinin lideri’ sözü Amerikalı Liberal Solculardan birisi tarafından Fethullah Gülen’e ithaf ediliyor.

 

Ancak bu Amerikanvari reklam tekniklerinin müslümanların bu hareketi sahiplenmesi için yeterli olmayacağı, erimeyi durduramayacağı gibi görünüyor, ki bugün bu çabalara ihtiyaç duyulması da bunu ispatlıyor aslında. Üstelik Amerika’nın daha önce de bazı müslüman şahsiyetleri İslam dünyasına pazarlamaya çalıştığı ve bu konuda başarısız olduğu da hala hafızalardadır.

 

Bugün Zaman gazetesinde Kerim Balcı imzasıyla verilen haberde 'Gülen karşıtı söylem İslamofobik histeri' başlığı ile Fethullah Gülen’e Amerikalı liberal solcuların bir dergisinde yayınlanan övgüler anlatılıyor.

 

Haberde şu ifadelere yer veriliyor:

 

Amerikan liberal solunun etkili dergilerinden The New Republic, Fethullah Gülen Hocaefendi ve Gönüllüler Hareketi hakkında Türk laikçileri arasındaki endişelerin anti-Semitizm'i andırdığını kaydetti.

 

The New Republic'in 2 Aralık sayısında Gönüllüler Hareketi hakkında geniş bir dosya yayımlayan Suzy Hansen, Gönüllüler Hareketi hakkında sarf edilen "her yerdeler," "medya ellerinde," "zenginler," "birbirlerine sahip çıkıyorlar" ve "sadece kendi adamlarını kayırıyorlar" türünden korku dolu ifadelerin anti-Semitizm'le benzerliğinin altını çizdi. Hareketin özellikle Afganistan ve ABD'deki eğitim faaliyetlerini öven Hansen, yine de hareketin yeterince şeffaf olamadığını ve laikçi kesimdeki korkuların biraz da bu içine kapanıklıktan kaynaklandığını iddia etti. Fethullah Gülen Hocaefendi'yi "Küresel İmam" ve "Dünyanın en etkili İslami hareketinin lideri" olarak tanıtan Hansen, hareketin bir taraftan Türkiye'de paralel bir toplum oluşturduğunu, diğer taraftan da siyasal iktidara talip olmayan bir sosyal güç merkezine dönüştüğünü yazdı.

 

Yazısında Gönüllüler Hareketi'nin ışıkevlerle başlayan ve 115 ülkeden öğrencilerin katıldığı Türkçe Olimpiyatları'na kadar uzanan hikâyesini anlatan Hansen, ABD'deki sözleşmeli okullarla alakalı yerel basın ve bloglarda çıkan yazıların İslamofobik bir histerinin ürünü olduğunu da kaydetti. Houston ve Texas'ta Türklerin işlettiği sözleşmeli okullarla ilgili öğrenci velileri ve yetkililerle görüşen Hansen, bu okullar hakkında herhangi bir şikâyet alınmadığını, aksine okulların diğer devlet okullarından daha başarılı olduğunun gözlemlendiğini yazdı. Okullarda herhangi bir dinî eğitim verilmediğini de gözlemleyen Hansen, "Houston'da tanıdığım Türkler inançlarını evde bırakmak hususunda oldukça dikkatliydiler." tespitinde bulundu.

 

Bütün bu güzel hizmetlerine rağmen Gönüllüler Hareketi'ne karşı bazı Türklerin şüpheci davranmasının sebeplerini araştıran Hansen, temel sorunun Hareket'in amaçları ve dinî içeriğiyle alakalı değil, sosyal gücü edinme ve kullanma tarzıyla alakalı olduğunu iddia etti. 2001 yılından sonra Türkiye'de siyasal iktidarın el değiştirmesinin de laikçi çevrelerde cemaat hakkında artan bir paranoyaya sebep verdiğini söyleyen Hansen, Ergenekon örgütü davasının da bu paranoyaya katkı yaptığını yazdı. Hansen'e göre Gönüllüler Hareketi mensuplarının bu dava sürecinde herhangi bir rol oynadıklarına dair bir delil bulunmasa da laikçilerin bu konudaki şüphelerini gidermek konusunda hareket başarısız olmuş. Hansen, yazısında bu tür şüphe ve korkuların Fethullah Gülen Hocaefendi ve cemaat aleyhine yazı yazmak isteyen insanlar üzerinde bir baskı oluşturduğunu da iddia etti.

 

Gönüllüler Hareketi'nin siyasi iktidara talip olmadığını anlatan Hansen, hareketin zaten sosyal gücü elinde tuttuğunu söyledi. Hansen, Gönüllüler Hareketi'nin Türkiye'nin yurtdışındaki imajını parlatmak için gösterdiği gayreti Londra'nın King's College Üniversitesi'nden Bill Park'a yorumlattı. Park, hareketin uzun vadeli amacının, ileride ortaya çıkacak küresel bir Türk ekonomik ve siyasi varlığının kültürel boyutunu önceden hazırlamak olduğu yorumunda bulundu.

 

Bu yazıya toplam (1) yorum eklenmiştir.
ADEMOĞLU
17 Kasım 2010 Çarşamba 18:18
BAŞ
Şunu unutmayalımki büyük saptırıcı olan iblis her gün yeni bir yüz ve yeni bie imajla karşımıza çıkmakta fakat Rahman olan Alllaha iman edenler onun bu değişimin önçeden bilerek tedbirini almakta ve onun bu hile ve düzeni sadece iman etmeyen kitabullahı testen okuma gayreti içinde olanlara nüfuz etmektedir.
Kitabullahın aksi yaşamlarını sürdürmeye kararlı olanlar değişim ve yenilenme adıyla ne yaparlarsa yapsınlar bizler onları ve yollarını çok iyi biliyoruz ve asla onlara uymayaçağız tam aksine onların oyunlarını bozmak için Allah ve resülünun istikametten ayrılmadan zafer inanların olaçak onlar istemesede.
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
4 / 13 °C
Hakkari
-7 / 10 °C
İstanbul
13 / 18 °C
İzmir
13 / 18 °C