Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kız çocuğu başörtüsü isteyebilir!
12 Kasım 2010 / 23:10
Radikal’den Hürriyet’e transfer olan İsmet Berkan’ın bugünkü yazısında ‘marjinal’ başörtüsü tartışması vardı. Yazıda tam bir Batılı bakış açısıyla, haklı olmasına bakılmadan, sayısal büyüklüğüne bakılarak insanlar marjinal sayılıyor.

Diğer taraftan yazıda Hayrünnisa Gül’ün ‘ilkokulda öğrenci başörtüsü takmak istemez’ sözleri ise yadırgatıcı bulunuyor. Ama İsmet Berkan’ın satırlarında geçen ‘nedense’ ifadesi ise işin gerçek mahiyetinin, başörtüsü tartışmalarının ardında yatan gerçek problemin fark edilemediğini gösteriyor.

 

Berkan’ın yaklaşımları arasında belki de en önemlisi çocukların da bir iradesi olduğuna, seçim yapabildiklerine vurgu yapıyor olması. Çocukların kendi tercihleri olduğunu ve bunun için nasıl inat ettiklerini belki de en iyi, çocuk sahibi olanlar anlayabiliyor. Bu durumun başörtüsü için de farklı olmadığını Berkan, Hayrünnisa Gül’ün kızlarının ‘direnişini’ anımsatarak yapıyor. Yaşlarının küçük olması onların başörtüsünü istemelerini ve bunun için direnmelerini engellemiyordu.

 

İlkokulda türban: Bir marjinal tartışma

 

İsmet Berkan-Hürriyet

 

TÜRKİYE’deki toplam ilköğretim okulu öğrencisi sayısı 11 milyonun üstünde. Bu haliyle pek çok Avrupa Birliği ülkesi nüfusundan daha büyük bir kalabalıktan söz ediyoruz.

Bu kadar öğrenci içinde kız çocuğunu başörtüsüyle okula göndermek isteyen ve bu amaçla sivil itaatsizlik eylemi yapan aile sayısı üç. Yani, aslında son derece marjinal bir durumdan söz ediyoruz. Bunu hep aklımızın bir kenarında tutalım.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrinüsa Gül’ün Londra’da söylediği sözler üzerine başlayan sessiz tartışmaya gelelim buradan...
Hatırlayanlar olacak, daha önce bu konunun aslında ‘çocuğun sahibi kim’ tartışması olduğunu, bizdeki uygulamada eğitim-öğretim söz konusu olduğunda çocuğun sahibinin kamu olduğunu yazdım. Anne babaların çocuklarının eğitimi konusunda söyleyecekleri çok az söz var bu ülkede, en fazla yapabildiğimiz şey, çocuğumuza okul seçmekten ibaret. O da elbet imkanı olanlara, imkanı olmayanlar kendi mahallelerinin dışındaki bir ilkokula bile gönderemiyor çocuklarını.
Ben, ilk duyduğum andan itibaren Hayrinüsa Gül’ün sözlerini doğru bulmadım. Cumhurbaşkanı eşini destekler biçimde konuşunca onun desteğini de doğru bulmadım.
Çocukların kendi kararlarını verecek yaşa gelmesi ne demektir, bunu da bilmiyorum.
Benim oğlum yedi yaşında ve ben ona, zorlasam da, pantolon giydiremiyorum, okuluna ve sokağa eşofmanla çıkmakta ısrar ediyor. Yani kendisine ait bir iradesi ve dış görünüşüne ilişkin seçimleri var.
Çocukların kanun önünde rüştünü ispat edip etmediğini takdir etmekle veya eğer suç işlerse küçük yaştakilerin bu suçun sonuçlarını anlayıp anlamadığını tayin etmeye çalışmakla hergün giyeceği kılık kıyafeti seçmek arasında sanki hiçbir fark yokmuş, hepsi aynı şeymiş gibi düşünülmesini anlamakta güçlük çekiyorum.
Anlamakta daha da güçlük çektiğim şey, her çocuk anne-babasının kölesiymiş, onlar ne derse yaparmış gibi ‘Çocuğun serbest iradesi olmaz, kendi kararlarını kendisi veremez’ cümlesinin ağızlardan bu kadar kolay çıkması.
Hayrinüsa Gül, bizzat kendi kızı Kübra’dan biliyor olmalı, başını açmasını ve okula öyle gitmesini istedikleri halde kızları Kübra okula başörtüsüyle gitmek için anne-babasını dinlememişti. Yani kendi iradesiyle seçim yapıyor, anne-babasına direniyordu.
Kaldı ki, şimdi belki unutuldu ama 28 Şubat döneminde Bursa’daki imam hatip lisesinin ortaokul bölümünde başlayan, kızları başörtüsüyle içeri almayan okul yönetimi ve valiliğe karşı direniş sırasında Hayrinüsa Gül acaba ne yapmıştı? ‘Çocukların kendi iradesi daha gelişmedi’ diye mi düşünmüştü, yoksa kalben kendini direnen kızların yanında mı görmüştü?
Son sözüm, Başbakan’ın bu konu sorulunca ‘Benim özgürlük anlayışım farklı’ demesini eleştiri konusu yapıp buradan bir gizli gündem bulan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na.
Bu son derece marjinal sorunu bahane edip hiç de marjinal bir konu olmayan kız çocuklarının eğitimden yoksun bırakılması sorununu daha da derinleştirmek için ortamı keskinleştirdiğinin farkında mı acaba?

Türkiye’nin sorunu başörtüsü değildir

ÇOK sert bir laiklik anlayışını savunan, bundan başka türlüsünü gözü görmeyenlerin anlamakta zorlandığı konu şu: Türkiye’de sorun başörtülü kızlar sorunu değildir, Türkiye’de sorun kadın-erkek eşitliği ve kadınların, kızların günlük hayata katılması sorunudur.
Türkiye’de kız çocuklarının, genç kızların eğitimden mahrum bırakılması diye çok ciddi bir meselemiz var. ‘Haydi kızlar okula’dan ‘Kardelenler’e kadar pek çok başarılı proje var ama sorun da orada duruyor, daha da duracak.
Önemli olan, ailelerin kızlarını okula göndermeme bahanelerini ortadan kaldırmak. Bu bahaneler içinde sadece bir tanesi başörtüsü ve kuşkusuz bu bahane de kaldırılmalı ama nedense diğer bahanelerin bu kadar hararetle tartışıldığına tanık olmuyoruz.
Eğitime eşit katılım sağlanırken hayattaki eşitlik sorunu da çözülmeli, genç kızların kadınların eve kapatılmasının önüne geçilmeli. Esas mesele budur, türban değil.

Sosyal meseleler yasaklarla çözülmez

BAŞBAKAN istediği kadar ‘Kadınlar üç çocuk yapsın’ desin, Türkiye’de şu anda doğurganlık 2.21 seviyesinde, yani kadın başına düşen çocuk sayısı 2.21. Ve bu sayının ileride 1.80’lere kadar inmesi öngörülüyor.
Bu, sosyal gelişmeyle ve şehirleşmeyle ilgili bir konu. Bu gidişi başbakanın tek başına konuşarak değiştirmesi imkansız.
Başka bir sosyal gelişme, kültürel gelişme başörtüsü ve kızların hayata katılmasıyla ilgili. Geçmişte hayata katılma ve eğitim alma talebi neredeyse hiç yokken Türkiye’nin bu anlamda bir başörtüsü sorunu da yoktu. Ama ne zaman ki muhafazakar ailelerin bazılarının kızları hayata da katılmak, yani bir anlamda ANNESİ GİBİ OLMAMAK talepleri oldu, bir başörtüsü sorunumuz oldu.
Şimdi biz, bir sosyal gelişmeyi, bir kültürel gelişmeyi yasalarla, yasaklarla engellemeye çalışıyoruz.
Başörtüsününün görünürlüğünü yasaklama çabasıyla başbakanın ‘Üç çocuk yapın’ demesi arasında kategorik olarak fazla fark yok.
İkisi de, başarılı olması imkansız gözüken toplum mühendisliği girişimleri.

 

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
7 / 13 °C
Hakkari
-5 / 8 °C
İstanbul
8 / 17 °C
İzmir
10 / 17 °C