Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Roni Margulies'den İslam ve bilim
10 Kasım 2010 / 22:57
Düşünen her Müslüman’ın aklına er veya geç, genellikle de dünya meselelerine kafa yormaya başladıktan çok kısa bir süre sonra, bir soru takılır:

TARAF

İslam dünyasında bilimler kabaca XII. yüzyıldan sonra bir yavaşlama ve zamanla duraklama ve hatta gerileme sürecine girerek Batı’nın gerisinde kaldığına göre, bunun sebebi neydi? Din miydi?..

Sorunun bu şekilde ifadesi Taha Akyol’a ait. Bilim ve Yanılgı adlı kitabında bu soruya cevap aramış. Ama dedim ya, ne ilk arayan, ne de son.

Akyol geometriden yola çıkmış.

İmam Rabbani’yle başlamış:

Onların akla dayanan, düzgün ilimlerinden biri geometridir ki, ne dünya saadetine ne de ebedî kurtuluşa faidesi yoktur. ‘Bir üçgenin üç iç açısının toplamı iki dik açıya eşittir’ demek ve bunu ispatlamak insanlığa ne kazandırır?

Rabbani’den üç yüzyıl önce yaşayan İbni Haldun’a göre ise,

Hendese (geometri) onu tahsil edenlerin aklına parlaklık ve fikrine istikamet kazandırır.. Hocalarımız derlerdi ki: Fikrin hendese ile mümaresesi, elbisenin pisliğini yıkayıp kirini ve pasağını temizleyen sabun mesabesindedir.

İbni Haldun’dan iki yüzyıl önce, İmam Fahreddin Razi de “Kıble ancak geometriyle tesbit edilebileceği için, geometri ilmini öğrenmek Müslümanlar için farzdır” demiş.

Ve Akyol, birkaç yüzyıldır Müslüman düşünürleri meşgul eden soruyu soruyor:

İslam’da bir dönem var ki, geometri ve öteki aklî bilimler hayli gelişmiş... Sonra bilim dinamizmi yavaş yavaş sönmüş, tekrarcılık ve içe kapanma başlamış.. İşte esas mesele budur: Anlayışları değiştiren nedir?

Taha Akyol herkesten habersiz Marksist mi oldu, bilemiyorum. Ama soruyu cevaplama doğrultusunda attığı adımlar benimkilerden pek farklı değil!

Önce salakları devreden çıkarıyor:

Kestirmeden, taassup bilimleri söndürdü diyebiliriz. Bu çok yüzeysel bir ifade olur. Daha derinlere bakmayı, dip dalgalarını araştırmayı gerektiren sorular vardır.

“Salaklar” derken, yurtiçinde Cumhuriyet gazetesinin “aydınlanma bilgesi” Kemalistlerini, yurtdışında Medeniyetler Çatışması yazarı Samuel Huntigton gibi ideologları kastediyorum. Ama “salak” demek doğru değil tabii. Yazdıkları sadece aptallıktan değil, bilinçli bir siyasî yaklaşımdan kaynaklanıyor çünkü.

Müslüman nüfusun yoğun olduğu ülkeler geri kalmış, nüfusunun çoğunluğu Hıristiyan olan ülkeler gelişmiş. Demek ki, İslam gericidir, gelişmeyi engeller” şeklindeki yaklaşım sadece yüzeysel değil, gülünç. “Sınırları içinde çöl bulunan ülkeler azgelişmiş, çölsüz ülkeler çok gelişmiş. Demek ki, kum azgelişmişliğe yol açıyor” iddiası kadar gülünç. Ve aşağı yukarı aynı ölçüde bilimsel.

Huntington, Amerikan emperyalizminin Irak’ta, Afganistan’da (ve 100 yıldır Ortadoğu’nun her yanında) yaptıklarını meşrulaştırmak için İslam’ın gericiliğini, barbarlığını anlatıyor. Maksat belli.

Bizdeki “aydınlanma bilgeleri” Kemalist devletin bütün bir halkı istediği gibi şekillendirme çabasını meşrulaştırmak için İslam’ın gelişmeyi engellediğini iddia ediyor. Maksat yine belli.

İşin matrak tarafı, Müslüman düşünürler de aynı tuzağa düşüyor. Hep düşmüşler.

Soru, “İslam’da bilim niye gelişmedi” şeklinde sorulunca, bilimin gelişmemesinde İslam’ın parmağı olduğu kabul edilmiş oluyor. Soruyu böyle soranlar, İslam âlimleri dâhil, “İslam yüzünden gelişmedi” cevabını da, ister istemez, içsel olarak, vermiş olur. Soruyu dinsel bir şekilde soranlar, dinsel bir cevabı baştan kabullenmiş olur. Oysa sorun (eşitsiz gelişme sorunu) dinsel bir sorun değil.

Doğru soru: “Kapitalizm niye Latin Amerika’da veya Afrika’da veya Ortadoğu’da değil, Kuzeybatı Avrupa’da ortaya çıktı ve gelişti?”

Doğru soru bu, çünkü kapitalizm bir kere Kuzeybatı Avrupa’da gelişip emperyalizm yoluyla dünyanın geri kalanına müdahale etmeye başladıktan sonra, dünyanın geri kalanındaki gelişmeleri sadece iç dinamikleriyle anlamak artık mümkün değildir. Her yer ve her şey artık dış unsurlardan da etkilenmektedir. Suudi kralının ne yapıp yapmadığı da, Iraklıların mutlu olup olmadığı da, Müslüman veya Budist ülkelerde bilimin gelişip gelişmediği de, artık kapitalizmi ve emperyalizmi anlamadan anlaşılamaz.

Müslüman düşünürlere akıl vermek haddime düşmez, ama Marx’ın Komünist Manifesto’sunu ve Lenin’in Emperyalizm’ini bir okusalar, işleri çok daha kolay olacak.

ronmargulies@btinternet.com

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 12 °C
Hakkari
-8 / 6 °C
İstanbul
11 / 15 °C
İzmir
10 / 17 °C