Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İsmet Özel’den Türklük vurgulu İslam çağrısı
07 Kasım 2010 / 12:44
İsmet Özel, anadilde eğitim taleplerine temas ederek, Müslümanların anadilinin Kur'an-ı Kerim'in nazil olduğu dil olduğunu, bir Müslüman için başka bir anadilin söz konusu olamayacağını öne sürdü.

İstiklal Marşı Derneği tarafından düzenlenen ‘Tartışmalı Konferanslar’ serisinin üçüncüsünde İsmet Özel Türklük ve İslam üzerine bir konferans verdi. Derneğin sitesinde yayınlanan konuşmasında İsmet Özel, İslam'a uzak düşüldüğü kadar Türklüğe de uzak düşüldüğünü, Türksüz İslam’ın mümessilsiz kalmış İslam olduğunu savunuyor.

 

İslam’da herhangi bir kavmin diğerinin önüne geçirilmesi, üstünlük taşıması mümkün olmadığı halde Türklüğün İslam adı altında yüceltilmesinin yanlış olduğu biliniyor. İslam herhangi bir kavmi diğerinden ne üstün tutmuş ne de ayrıca görevler yüklemiştir. Hepsi Allah katında birdir ve müslümanlar için de öyle olması gerekir, zira kimse kendi ırkını, kavmini belirleme yetkisine sahip bulunmuyor. İsmet Özel’in sözlerinin bu açıdan İslami bir temel bulması mümkün görünmüyor.

 

Diğer taraftan, İsmet Özel’in sözleri arasında bazı doğru tesbitler bulunduğu da gözden kaçmadı. Özel, İslam’ın hayatın her alanını kuşatıcı bir din olduğunu, bir Müslüman’ın ufkunda İslam düzeni olmadığı takdirde onun itikadî tamamlanmışlığından bahsedilemeyeceğini söylüyor.

İsmet Özel’in İstiklal Marşı Derneği sitesinde yer alan bu ilginç konuşması:

"Uç beyi? Uç uç böceği? Türksüz İslâm kimin neyi? "

TÜRKSÜZ İSLÂM KİMİN NEYİ?

İstiklâl Marşı Derneği’nce düzenlenen tartışmalı konferansların üçüncüsü “Uç Beyi? Uç Uç Böceği? Türksüz İslâm Kimin Neyi” başlığı altında Ankara’da gerçekleştirildi. İstiklâl Marşı’nın tamamının aslî bestesi ile okunmasıyla başlayan toplantıda ilk konuşmayı İstiklâl Marşı Derneği Genel Başkanı İsmet Özel yaptı.

Konuşmasına bir Nasreddin Hoca fıkrası anlatarak başlayan İsmet Özel, Nasreddin Hoca’nın uzun zamandır borçlu olduğu kişiye “Peşin parayı gördün, gülersin tabii!” dediği hadisenin bir benzerinin bugün bizim başımıza geldiğini ifade etti. İnsanların kendilerine söylenen tatlı yalanların hepsini hakikat kabul ettiklerini, Nasreddin Hoca’nın ifade ettiği gibi, peşin paraya kavuştuğunu sanarak sevinmenin aldatılmışlığı içerisinde olduklarını dile getiren İsmet Özel İslâm’a uzak düşüldüğü kadar Türklüğe de uzak düşüldüğüne dikkat çekti. İslâm’ın ne olduğunun ayet-i kerimelerden ve hadis-i şeriflerden öğrenilmesi gerektiğini ancak bugün insanların kâfirlerin işine yarayabileceğini sandıkları ayetleri ve hadisleri öne çıkarmaya çabaladıklarını beyan eden Genel Başkan İsmet Özel, Ahzab Suresi’nin 45. ayetinde Resullullah’ın (s.a.v.) bir şahit, bir müjde verici ve bir nezir olarak gönderildiği ve mü’minlere bir lütuf olduğu haberinin yer aldığını hatırlatarak bugün Müslüman adı altında ortaya çıkanların, mü’minlerin lütuflandırılacakları haberinden asla bahsetmediklerini, ama İstiklâl Marşı’nın “Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın” diyerek bunu dile getirdiğini söyledi. Ardından Fetih Suresi’nin 8. ve Müzemmil Suresi’nin 15. ayetlerini de bu bahisle alakalı olarak hatırlattı.

TÜRKSÜZ İSLÂM, MÜMESSİLSİZ KALMIŞ İSLÂMDIR

Türkiye’nin Milâdî 13. Yüzyıl’da Türk vatanı olarak doğması hadisesi ile Osmanlı Devleti’nin kuruluşu hadisesinin birbirini tamamlayan ve aynı istikamette gelişen hadiseler olmadığını vurgulayan Genel Başkan İsmet Özel, Türk vatanının doğmasıyla Osmanlı Devleti’nin kurulması arasında oluşturulan illüzyonik irtibatın İstiklâl Marşı Derneği’nce kırılması gerektiğini beyan etti. Bu meyanda Ankara’nın Osmanlı Devleti tarafından Ahilerin elinden kılıç zoruyla ele geçirilmiş bulunduğunu dile getirerek, Türklüğün ve -bir ihanet kültürü olan- Osmanlılığın hiçbir şekilde bir araya gelemeyeceğine dikkat çekti. Osmanlı idarecilerinin, Müslümanları olduğu kadar, kendi iktidarlarını ellerinden alabileceklerine kanaat getirdikleri Grekleri ve Arapları da merkezin dışında bırakmaya dikkat ettiklerini vurguladı. Müslümanlar açısından devlet-millet çatışmasının canlılığını her zaman koruduğunu, devletin başka bir dava güttüğünü, milletin ise başka bir davaya sahip çıktığını ifade eden İsmet Özel, “Türkler, devleti icap ettiği zaman korudu ve kurtardılar ama devlet hiçbir zaman Türkleri iyi bir pozisyona ulaşmaları için desteklemedi” dedi ve Türklerin her zaman İslâm’ın mümessili olarak söz ve yetki sahibi olduklarını, Türksüz İslâm’ın mümessilsiz kalmış bir İslâm manası taşıdığını sözlerine ekledi.

BİZ DE ANADİLDE EĞİTİM İSTİYORUZ!

Türkiye’de her zaman Türkiye’nin selametini kendine dert edinen “enayiler”in ve kendini enayi yerine koydurmamaya yeltenen “uyanıklar”ın var olduğuna işaret eden İsmet Özel, uyanıkların Türkiye’nin yıkılmasına sebep olan kimseler olduklarını, son referandumda çıkan “evet” oylarının bu uyanıklara ait olduğunu, “hayır”cıların ise “enayiler”den değil, “şaşkın”lardan müteşekkil olduklarını beyan etti.

Anadilde eğitim taleplerine de temas ederek, Müslümanların anadilinin Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu dil olduğunu, bir Müslüman için başka bir anadilin söz konusu olamayacağını belirten İsmet Özel; bu dilin Hatice anamızın, Aişe anamızın, Fatıma anamızın konuştuğu lisan olduğunu, bu manada anadilde eğitim istediğini beyan etti.

İsmet Özel konuşmasında Batı dünyası tarafından yapıldığı haliyle tarihin periyodizasyona tabi tutulmasının insanlığın gelip varacağı yerin bugünkü Batı Medeniyeti olduğu iddiasını pekiştirmeye yönelik olduğunu, bunun aynı zamanda bugün “Geç antikite” ve “Ortaçağ” olarak bilinen zaman aralıklarında Türklerin optimum bir düzen oluşturmuş olmalarını gölgeleme çabasının bir ürünü olduğunu dile getirdi. Bütün bunlara rağmen, Türk Milleti’nin hep “daha iyisi olur” denilerek kendi iyilerini harcama yoluna sürüklendiğini; İstiklâl Marşı Derneği’nce İstiklâl Marşı’nı bir talimat olarak kabul edilmesinin, marşın son mısraı da dikkate alındığında, hak edilmiş bir şeye sahip olmaya ve sahip çıkabilmeye müteveccih olduğunu ifade etti.

Avrupa Medeniyeti’nin 1914’te çöktüğüne, ancak Batı Medeniyeti’nin varlığını Amerika kıtasında ve bilhassa Kuzey Amerika’da mücerret olarak sürdürdüğüne; Batı Medeniyeti’nin müşahhaslığının ise 11 Eylül 2001’de temin edildiğine işaret eden İsmet Özel, George Walker Bush’un baklayı ağzından çıkararak yeniden bir Haçlı Seferi ilan ettiğini hatırlatarak tarihten öğreneceğimiz ve tarihe geçireceğimiz bir şey olan “Türklü İslam”ın dünyada yaşayan bütün insanların lehine olduğunu beyan etti.

İSLÂM DÜZENİ OLMADAN İSLÂMİ HAYAT OLMAZ

Müslüman olmanın Hıristiyanlık, Yahudilik ve sair inançlardan farklı olarak bütün hayatı ihata ettiğini, hiçbir şeyi dışarıda bırakmadığını belirten İsmet Özel, İslâmî bir nizam ve hukuk olmaksızın İslâmî bir hayatı devam ettirmenin imkânı olmadığını ifade etti. Bir Müslüman’ın ufkunda İslâm düzeni olmadığı takdirde onun itikadî tamamlanmışlığından bahsedilemeyeceğini, bu uğurda bir muvaffakiyet elde edilemese bile bunun bilincinde olarak yaşamanın esas olduğunu vurgulayan İsmet Özel, üzerinde yaşadığımız toprakların Müslüman olarak kalmamızın mukabili olarak iki defa vatanlaştırıldığına dikkat çekti.

Bu yazıya toplam (2) yorum eklenmiştir.
Hasan Hüseyin Korkmaz
20 Kasım 2010 Cumartesi 14:59
Türkçe nedir ne değildir?
Cemal Süreya Yunus Emre'nin dilinin Türkçe'nin süt dişleri olduğunu beyan eder. Türkçe kelimelere bakınız. Türkçe'deki kelimelerin kahir ekseriyeti Kur'an-ı Kerim'den Türkçe'ye intikal etmiş, iktibas olunmuş kelimelerdir. Kur'an-ı Kerim'den Türkçe'ye geçmiş birkaç kelime yazayım da ne dediğim sarih bir şekilde anlaşılsın... emniyet, iman, arz, hayat, dünya, kesir, haber, darb, darbe, rahmet, fitil, vefat, katil, katl, ceza, azab, gazab, beyan, hata, mîsâk, rakîb, rekabet, sultan, kavim, redd, hesab, yevm, fitne, kıyamet, evliya, zarar, gayrı, mal, şehid, şehadet, izin, derece, yekun, vaad, fazilet, sabır, ecir, gaza, gazi, aziz, muhabbet, habib, merhamet, zulüm, zalim, mazlum, nefis, hicret, muhacir, mülk, kezban, hile, af, izzet, ilim. itaat, tâbi, sebîl, bâtıl, ibtâl, izzet, zillet, veli, semâ, kadir, âlim, zürriyet, şeytan, nebat, dahil, haric, rızık, dua, tasdik, kelime, salih, nebi, kibir, fiil, fâil, şâir, şiir, kavl, zikir, tesbih, kalem, kitab, melek, âlem, kefil, hasım, ahiret, âhir, hal, emir, kaza, kader, hikmet, resul, heyet, mü'min, haram, helal, cami, ayet, hiss, küfür, şâhid, tahir, ihtilaf, amel, mesel, misâl, hakk, hakikat, hukuk, ilah, allah, şirk, abd, bazı, yâ, ve ,ey, erbâb, akıl, tâife, ehil, dalâlet, libas, elbise, ketm etmek, râci, rücû, azim
halil yavuzer
09 Kasım 2010 Salı 01:39
hidayet
aziz olan Allah ıslah etsin hidayet versin, kim aziz islam ile müşerref olursa o şereflenir
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
1 / 13 °C
Hakkari
-2 / 11 °C
İstanbul
12 / 16 °C
İzmir
7 / 18 °C