Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türkiye NATO'ya evet diyecek!
26 Ekim 2010 / 18:24
Füze kalkanı konusunda eli iyice sıkışan Türkiye için “Tahminim odur ki, çeşitli bahaneler icat ederek Türkiye ülkemize füze kalkanı yerleştirilmesini kabul edecektir” diyor Cüneyt Ülsever bugün Hürriyet’teki köşesinde.

Karar için vakit daralırken hem NATO hem de Amerika Türkiye’ye taviz vermeyeceğini yaptıkları çeşitli açıklamalarla belli etti. Şimdi, Ortadoğu’da kendi kartlarını oynamak isteyen Türkiye’nin tavrı merak ediliyor. Aslında Ülsever’in de yazısında belirttiği gibi ne olacağı çok da meçhul görünmüyor.

 

Türkiye dünyada bir yol ayrımına giriyor

Cüneyt ÜLSEVER-HÜRRİYET

BEN ikinci kez yazıyorum. Bazı gazeteciler de yazdılar. Ancak, henüz yumurta kapıya dayanmadı. Dayanınca düşüneceğiz!

Konu NATO kapsamında caydırıcı/savunma amaçlı füze kalkanlarının Türkiye’ye yerleştirilmesi!
Teklifin sahibi ABD öncülüğünde NATO!
Teklifin 19-20 Kasım’da Lizbon’da yapılacak olan ve ittifakın önümüzdeki 10 yıllık “savunma konsepti”nin kararlaştırılacağı NATO zirvesinin de ana gündem maddelerinden biri olacağı şimdiden belli.
Konseptin bu bölümü NATO’yu İran’ın olası nükleer saldırısından korumak için geliştirildi.
Türkiye tam anlamı ile köşeye sıkıştı:
Ya füze kalkanlarının Türkiye’ye yerleştirilmesini kabul edecek ya da etmeyecek!
* * *
Ederse, Recep Tayyip Erdoğan’ın Ortadoğu sokaklarındaki imajı silinecek, etmezse NATO’ya ortak savunma taahhüdü vermiş Türkiye kuruluşun 10 yıllık savunma konseptinden ayrı düşmüş olacak.
Bu durum Türkiye’nin fiilen NATO’dan çıkması anlamına geliyor.
Ahmet Davutoğlu “Biz çevremizdeki hiçbir komşumuzdan bir tehdit algılaması içinde değiliz. NATO’ya dönük de bir tehdit algılaması veya tehdit oluşturduğu kanaatinde değiliz” diyor ama bu savunmanın bir anlamı yok.
Mesele Türkiye’nin kendi durumunu veya Ahmet Davutoğlu’nun NATO’ya yönelik tehdit algılamasını nasıl kavradığı değil, bizzat NATO’nun nasıl kavradığıdır.
Üstelik, Davutoğlu’nun görüşüne Suudi Arabistan, Mısır, Körfez ülkeleri gibi Ortadoğu ülkeleri de katılmıyor.
* * *
Davutoğlu’nun: i) ortak hedef olarak İran veya Suriye’nin adı belirtilmesin veya ii) diğer NATO ülkelerine de füze kalkanı konsun mealli teklifleri de meseleyi sulandırmaya yetmez.
Adları belirtilmese de, füze kalkanının hedeflerinin önce İran, sonra Suriye olduğunu sağır sultan bile biliyor.
Başka ülke veya ülkeler de topraklarına füze kalkanı yerleştirilmesini kabul etseler bile Türkiye başka bir Müslüman ülkeyi açıkça karşısına alan tek Müslüman ülke olacak.
1 Mart Tezkeresi’nin reddi “Müslüman Türkiye Müslümanlara silah çekmez” jargonu ile takdim edilmemiş miydi?
Bu jargon değil miydi, Erdoğan’ı Ortadoğu’da kahraman yapan?
Müslüman Türkiye, Müslüman İran’a doğru füzeleri nasıl doğrultacak?
Bu tavrını Ortadoğu sokaklarına nasıl izah edecek?
* * *
Tersten bakalım; Türkiye İran’ı ortak tehdit olarak algılayan (bence haklılar) Batı’ya füze kalkanına izin vermemesini nasıl anlatacak?
Türkiye’nin dünyadaki önemi Batı’nın Ortadoğu’da temsiline soyunmuş olması değil midir?
Türkiye’nin Ortadoğu’daki flörtlerine öncelikle Batı’yı kucakladığı önkabulü ile göz yumulmaktadır!
Önceliğini değiştirmiş bir Türkiye’nin eksenini değiştirmediğini Ahmet Davutoğlu kime, nasıl anlatacaktır?
* * *
Tahminim odur ki, çeşitli bahaneler icat ederek Türkiye ülkemize füze kalkanı yerleştirilmesini kabul edecektir. Zira, Türkiye’deki rejimin eksen değiştirdiğini resmen ilan etmek için vakit hâlâ erkendir.
Ortadoğu’ya da “Türkiye’de statüko böyle zorladı” der, işin içinden sıyrılmayı denersiniz.
“İşe Yahudi lobisi karıştı” diyebilirsiniz.
Ergenekon’dan dem vurur, İran düşmanı katı laikleri suçlarsınız.
% 42’nin çevirdiği katakullilerden dem vurusunuz.
Ama Ortadoğu sokaklarında yerler mi, yemezler mi, orasını ben bilemem!

Bu yazıya toplam (3) yorum eklenmiştir.
baryam kalkan
30 Ekim 2010 Cumartesi 05:00
nato,mato
ha istiklal harbi öncesi itilaf devletleri güçleri ha nato.değişen hiçbir şey yok.şimdi türkiye'de nato ajanları kaynıyor.ihtilalleri bile nato yaptırıyor.menderes,türkiyenin başına bu belayı sardı.şimdi bu beladan kurtulmak,2.istiklal harbi ister.büyük paşalar,nato'dan yüksek maaş alıyorlarmış,ihtilallere niçin adlarının karıştığı anlaşılıyor.
nuri
28 Ekim 2010 Perşembe 11:23
van münit gerçekmi?
Meşhur ''van münit'' sözünü bayağı yutturdunuz. Şimdi söylesede görsek ya şu Van müniti. Ortadoğumu? OKYANUSMU?kıvıra kıvıra yavaş yavaş asıl gerçekleri hep birlikte göreceğiz...
Emrah Akgün
26 Ekim 2010 Salı 18:50
Ne diyorsun sen
Sen hangi ağızla konuşuyorsun sen nasıl bir insansın sen zaten yazının sonunda nasıl bir kişilik olduğunu düpedüz ortaya koydun evet biz füzeleri yerleştirelim ve daha bir çok müslümanın kanı nı akıtalım ne güzel dünya nato yada birleşmiş milletler dünyada barışı sağlayacak güce zaten sahipler ama ktüye kullanılan güç hiç bir zaman işe yaramaz biz güçlünün deil haklının yanındayız natoyada füzeye de hayır eğer füzeleri yerleştirmedik diye savunma prıgramından çıkarılacaksak hiç sorun deil o zman bu topraklar üzerinden işe yaramaz casus askerlerini çeksinler ve gücünüz varsa da gelip saldırırsınız türklere saldırmaya cesaretiniz var sa
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 12 °C
Hakkari
-6 / 10 °C
İstanbul
12 / 17 °C
İzmir
12 / 18 °C