Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nuray Mert’in başörtüsü ve demokrasi yorumu
19 Ekim 2010 / 18:42
Liberal görüşleriyle tanınan yazar Nuray Mert, Hürriyet’teki köşesinde ‘memleketi’ ele alıyor. Bir yandan iktidarı, bir yandan da muhalefeti eleştiren Mert, memlekette esas olarak ‘demokrasi’nin tehlike içinde olduğunu savunuyor.

“Memleketin laiklikten yana tavır koyduğunu düşünen vatandaşı, içinde bulunduğu dar kafalılığı sürdürdükçe asıl tehlikeye girenin ‘demokrasi’ olduğunu anlamamakta ısrar ediyor. Bence işin özeti bu.” diyor Mert.

 

Başörtüsü hususunda çıkan sorunun hafife alınmaması gerektiğinin altını çizen Mert önemli bir gerçeğe işaret ediyor. CHP’de istenen zihniyet değişikliğini kendisinin de savunduğunu, ancak başörtüsü konusunda CHP yönetiminden beklenen farklı tavrın, sadece yönetim değişikliği ile sağlanamayacağını belirten Nuray Mert, “Toplumun bir kesimi, başörtüsü konusunda fazlasıyla inatçı bir direnç içinde. Parti yönetiminin bu seçmen tabanını, kolaylıkla ikna etmesini beklemek gerçekçi değil. Ama bu mümkün olmadığı sürece, bir büyük didişme devam edecek demektir.” diyor.

 

Laiklik ve demokrasinin birbirinin vazgeçilmez şartları olduğunu da belirten Mert, başörtüsüne ‘özgürlük’ sağlanması gerektiğini aksi takdirde özgürlüklerinin topyekûn azalacağını öne sürüyor: “Laikliği, şu veya bu nedenle tehlikede görenlerin, laiklik olmadan demokrasi olmayacağı gibi, demokrasi olmadan laikliği yaşatmanın mümkün olmadığını anlamaları için daha ne olması, nelerin yaşanması gerekiyor? Başörtüsü özgürlüğüne karşı dirençlerinin bedeli, özgürlüklerimizin topyekûn azalması olacak, toplumsal hayat içinde artan sayıda başörtülü kadın görmeye tahammülsüzlüklerinin bedeli muhafazakâr iktidarın demir yumruğunun elini güçlendirmekten başka işe yaramayacak. Büyük bedeller ödemeye başladık, hiç kuşkunuz olmasın devamı gelecek.”

 

İktidarı da bu konuda eleştiriyor Nuray Mert. “İktidar da, iyi niyetli ise, bu tablo karşısında, sadece seçimleri düşünüp, gücünü arttırmak için meseleyi kanırtma yoluna gitmekten uzak durması gerekiyor.” diyen Mert “Giderek unuttukları bir gerçek var; güç her sorunu çözmez, öyle olsaydı, bugün bulundukları yerde olmazlardı.” diye de ekliyor.

 

Yazıda laik demokrasinin tehlikeye girmemesi için özgürlükler çerçevesinde başörtüsüne izin verilmesi, böylece diğer özgürlüklerin güvence altına alınması ve sonuç olarak toplumsal barışın korunması mesajı veriliyor.

 

Tabii liberal bir bakışla başörtüsü ancak özgürlüklerin bir parçası olarak kültürel bir vaka diye tanımlanırken aynı zamanda, sorunun çözülmemesi halinde toplumsal barışı bozucu kötü bir unsur olarak da karakterize edilmiş oluyor.

 

Oysa ki başörtüsü İslam’ın bir emri olarak müslüman kadının tesettürünün bir parçasıdır ve ne pazarlık konusudur, ne taviz verilebilir ve ne de toplumsal barışı bozucudur. Gerçek sorun ise tesettürü İslami bir gerçek olarak görmeye tahammül edemeyenlerin sorunudur.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
3 / 11 °C
Hakkari
-4 / 9 °C
İstanbul
7 / 8 °C
İzmir
6 / 15 °C