Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ruhat Mengi’den ‘kısıtlama’ savunması
17 Ekim 2010 / 15:50
Vatan Gazetesi’nin ulusalcı duruşa sahip yazarı Ruhat Mengi yazısında Başbakan’ın konuşmasındaki cumhur vurgusunu tartışıyor.

Mengi, Avrupa ve Amerika’da da sınırsız özgürlükler olmadığını ve bu yüzden devlet alanında dini simge ve ibadetlerin kısıtlanmasını öngören yasaların haklı olduğunu öne sürüyor. Aynı zamanda hükümetin çelişkilerine de işaret ediyor.

 

Mengi başörtüsü yasağını savunarak şöyle söylüyor: “Başbakan Erdoğan’ın Kızılcahamam’da yaptığı “bol cumhurlu” konuşmayı dinlerken de aklıma çelişkiler, sorular takıldı durdu. Soru sormaya programlanmış beyin de böyle çalışıyor işte ne yapacaksınız... Soru sormanız “cebren ve hileyle” engellense de soru üretimi bitmiyor. Başbakan Erdoğan yine sanki “devlet alanlarında dini simge ve ibadetlerin kısıtlanması” Türkiye’de keşfedilmiş gibi, demokrasi sınırsız özgürlük anlamına geliyormuş gibi bu kurallar Avrupa ülkelerinde ve ABD’de yokmuş gibi “cumhura ait hiçbir yer cumhura yasaklanamaz” diyor örneğin... O zaman niye her sıkıştığımızda AB’yi örnek gösteriyoruz? AİHM kararları neyi anlatıyor mesela?”

Bununla birlikte Ruhat Mengi doğru bir tesbitte bulunarak “sorgulayan, tartışan, tartıştıran, eleştiri getirenlerin millet değil illet olarak görüldüğü ve tasfiye edildiği”ni belirtiyor. Tabi Mengi bu tasfiyenin hükümet tarafından yapıldığını ima etmesine karşın, gerek sistemin gerekse geleneğin kendi anlayışına uymayan herkese bu muameleyi reva gördüğü de bilinen bir gerçek.

 

Mengi şunları söylüyor: “Milletin hakkına, hukukuna sahip çıkmak”tan söz edince bu kez; sözü edilen “millet” her yapılanı, her söyleneni onaylayan uyumlu(!) kullar demek herhalde diye düşünüyorum, zira sorgulayan, tartışan, tartıştıran, eleştiri getirenlerin millet değil illet olarak görüldüğü ve tasfiye edildiği ortada. O zaman, yine kafa karışıklığını önlemek için “yeni bir laiklik tarifi” gibi “yeni bir cumhur tarifi” de gerekiyor. Ve tabii bir de her hakkının düşünüldüğü söylenen cumhurun “kendi vekilini seçmesine izin verilmemesi” meselesi var. Bir numaralı demokratikleşme şartı olan “kendi milletvekilini seçme hakkı” bir türlü liderden alınıp halka verilmiyor. Herşeyi bilen, yüksek mahkemelere kimin üye seçmesine karar verecek kadar teknik hukuk bilgisine sahip olan cumhurun vekilini seçemeyeceğine, liderin daha doğru karar vereceğine(!) inanılıyor. Her nedense? Cumhurun bunu soracağı gün gelecektir herhalde.”

 

Mengi’nin sözünü ettiği şekilde cumhurun kendi vekilini seçmesi mümkün olsa bile bunun gerçekten adaleti sağlamayacağı, sorunları çözmeyeceği de düşünebilen herkesin kabul ettiği bir gerçek.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
3 / 11 °C
Hakkari
-4 / 9 °C
İstanbul
7 / 8 °C
İzmir
6 / 15 °C