Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Falcı mıyım Ben?
04 Mayıs 2010 / 16:32
Cumhuriyet - 31 Aralık 1982

İlhan SELÇUK

 

1976'da Remzi Kitabevi «Sovyetler - İran - Ame­rika İzlenimleri» adıyla bir kitabımı yayınladı. İran'a ilişkin bölümde şu satırlar yer alıyor:

 

«— Çağımız dünyasının karmaşık ilişkileri içinde İran, petrol üreten ülkelerin kurduğu örgütün üyesi olmuştur. Bu örgüt tarihte ilk kez, aynı ham madde­ye sahip ülkelerin birleşerek sanayi toplumlarına or­tak eylemle kafa tutmasını simgelemektedir. Batı ülkeleri ve Japonya çarklarını Ortadoğu'dan sağladık­ları ucuz, petrolle çeviriyorlardı. Şimdi iş değişti. Suudi Arabistan ve İran gibi devletlerin petrol gelir­leri akıl durdurucu düzeylere çıktı. Tahran yönetimi­nin elindeki petro-dolarlar. Şah'ın devletine içte ve dışta yeni bir güç kazandırdı. Peki, Şah elindeki do­larları hangi yönde harcayacaktı? Şah karanlık reji­mini güçlendirmek amacına yöneliyordu (...) İran, si­yahı biraz daha koyulaşmış bir ülke olarak 1976'ya ulaşıyor. Geçmişten geleceğe doğru uzanan düzeni bozacak bir deprem henüz patlamamıştır. Ama bu depremin ergeç oluşacağını söylemek bir gerçeği dile getirmektir.»

 

1976'da haber verilen deprem 1978 yılında başla­dı; 1979 yılı Şubat ayında Şahlık düzeni yıkıldı.

*

 

Varsayalım ki biraz böbürlenmek için yazıyorum bu satırları; «dediklerim nasıl da gerçekleşiyor ba­kın» diyorum Falcı mıyım ben? Hayır. Ama bir tarih­sel gidiş var. Toplumları yönlendiren kurallara göz yummazsa, insan, geleceği görebilir. Yazdıklarımızın tümü gerçekleşecektir. Siyasal yaşamdaki küçük bü­yük menderesler, kimsenin gözünü boyamasın. Ola­caklar bellidir. Ve ben yazsam da yazmasam da, sen yazsan da yazmasan da olacaktır.

 

İran'da yaşanan budur.

 

Ne var ki İran'da yaşananlar, herkesin öngörüle­rini aşan biçimde gerçekleşmiştir ve son dönemlerin Vietnam'dan bile daha çarpıcı olayıdır.

 

İran, yeryüzünün dördüncü petrol üreticisiydi Şah'ın subaylarının beyinleri, Amerikan çamaşır ma­kinelerinde yıkanıp CIA'nın güdümünde ütülenivordu. Tahran, Amerikan silah endüstrisinin en yağlı müşterilerinden biriydi. Basra Körfezinde VVashington'un jandarmasıydı. Şah yönetimi, Sovyetlere dö­nük en etkin Amerikan üslerini topraklarında barın­dırıyordu.

 

Washington bir kalemde tümünü yitirdi.

 

Belki de dünyayı ateşe verecek bir savaşla alına­bilecek sonuçlar kısa sürede gerçekleşiverdi. ABD Ortadoğu'da Basra Körfezine yönelik jandarmasını, Sovyetler'e dönük askeri üslerini, büyük petrol kay­nağını, ve zengin silah alıcısını yitirmekle kalmadı; karşısında bir «düşman» gördü.

 

Geçenlerde 'bir İranlı devrimciyle konuşuyordum; söz İran-Irak savaşına gelince sordum:

— Savaş uzuyor. Başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez monarşileri Irak'ın dayanması için her ay bir milyar doları gözden çıkarıyorlar. Şimdiye de­ğin verilenler 30 milyar doları buldu. Savaşın uzama­sı İran açısından sakıncalı değil mi?

 

İranlı devrimci dedi ki:

 

«— Bilindiği gibi Irak'ı İran'a CIA saldırttı. Plan­lama belliydi; İran'ın Kuzistan kesiminde kukla bir Arap devleti kurarak petrol bölgesini ve Basra'yı ye­niden denetime almak ve İran'ı parçalamaktı. CIA'nın İran'a yönelik bütün hesapları gibi bu da yanlış çık­tı. Biz şimdi istesek Bağdat'a girebiliriz. Sorun bu değil. Toprak için savaşmıyoruz biz. Ayetullah Humeyni, «Önce Kerbelâ sonra Kudüs» diye amacı sap­tadı. İsrail bunu biliyor. Körfez monarşileri de bili­yorlar. İran Irak topraklarını ne yapacak? Irak hal­kının kendine yakışır rejimi kendince saptaması sağ­lıklı yoldur. Eğer başka biçimde gelişmeler olursa, Türkiye'yi de kapsayan sorunlar yumağında, beklenmeyen birleşmelerle yeni cepheler kurulabilir.»

 

Savaşın uzaması İran'da «uyanış»ı mı geliştirir? Bıkkınlığa mı yol açar? Saddam Hüseyin rejimi mi çözülür? Tahran'a dönük tepkiler mi oluşur? Bunlar birer sorudur, ama, tarihi halkların yarattığını artık biliyoruz.

 

Tarihin ivmesi de şu sırada öylesine hızlandı ki ardından yetişmek bile güç.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
7 / 12 °C
Hakkari
-5 / 8 °C
İstanbul
8 / 17 °C
İzmir
9 / 17 °C