Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Başörtüsü tartışmasında AKP taktiği!
11 Ekim 2010 / 12:51
Son zamanlarda Başörtüsüne uygulanan akla sığmayan yasakların kalkmaya başlaması ile pek çok zeminde ‘zaten mantıksızdı’ cümleleri sarfedilmeye başlandı.

Bu sözlere rağmen, başörtüsü konusunu, sadece üniversite ile sınırlayıp, özgürlük alanına çekerek ‘normalleştirme’ çabası ise ara vermeden sürüyor.

 

Hürriyet’ten Ferai Tınç da başörtüsü korkusunun üniversitelerde sorunun aşılmasıyla birlikte normalleşerek başka yerlerde de çözüleceğini savunuyor ama Başbakanın meseleyi kamusal alanla dallandırıp budaklandırdığını ve adım atmak istemediğini belirtiyor. Tınç’ın yazısında en çok dikkat nokta ise konunun yine kadın hakları ve özgürlükler alanına çekilmek istenmesi.

 

Türban bahanesi

 

Ferai TINÇ-HÜRRİYET

 

TÜRBAN ya da başörtüsü, kadınların başı üzerinden yıllardır süren siyaset oyunu, seçim sezonu açılır açılmaz yeniden gündeme geldi.

Ama yine polemiklerde, yine genç kızların ve üniversite hocalarının aklını karıştırarak, meseleyi karmaşıklaştırarak.
Gerçi türban, AKP’nin sürekli mağduriyet stratejisinin en güçlü taktiklerinden.
Çözümden çok, üzerinde konuşulması yeğlenen bir mesele.
Öyle olmasaydı, kameralar önünde konuşmak yerine, Meclis’te hemen bir komisyon kurulur ve çalışmaya başlanırdı.
Başbakan Erdoğan’ın yaptığı gibi mesele, içinden çıkılmaz bir “kamusal alan” tartışmasına yönlendirilmez, tartışmanın esas alanı olan “üniversite” sınırları içinde mesele çözülürdü.
Bir konuda adım atmak istemiyorsanız, meseleyi büyütüp, dallandırıp budaklandırmak en iyi yoldur.
Bizim sıkıntımız ne? Başlarını örten genç kızların, istedikleri kıyafetle derslerini takip edebilmeleri değil mi?
Bu konuda kesin bir adım atmak varken, meseleyi kamusal alan tartışmasına çekmenin ne gereği var?
Başörtülü, türbanlı kadınların Meclis’e ve Ordu evlerine alınmamaları zaten bana göre bir utanç.
Bu uygulamalar da üniversite konusu çözüldüğünde, korkular ve endişelere yer olmadığı görüldüğünde normale dönecektir. .
Laik devlet düzeninin bozulmasından endişe ederek türbana karşı çıkanların korkularının üzerine üzerine gidip, tartışmayı meydan okuma zeminine çekmenin, esas meseleye bir yararı olmadığı gibi halka da yok.
CHP de bu konuya ciddi biçimde eğilmek zorunluluğunu hissediyor bugün. Kendi içindeki tartışmanın ciddiyeti bunu gösteriyor.
Başörtüsü meselesi normalleşmeli ki, bu mesele kadın hakları açısından, özgürlükler açısından yeni baştan, devlet müdahalesi olmayan bir ortamda ve sosyal gerçekliği içinde tartışılabilsin.

Bu yazıya toplam (1) yorum eklenmiştir.
ADEMOĞLU
11 Ekim 2010 Pazartesi 21:35
İLLAKİ
Biz müslümanlar olarak bu ülkede azınlığız azınlıklarında belirli hakları vardır oda ilahi emir olan ve kuranda açıkça belirtilen başörtüsüyle ilğili
abaçık ayetledir bunu yok sayanlar,bizim değerlerimizi görmkten bihaber olanlar,islamın ve müslümanların sabrını denemek arzusunu taşıyanlar,
asırlardır dinimizi yaşamaktan bizi mahrum bırakanlar,şunu asla unutmayınki resulün hayatı bizlere vaz geçilmez örnektir biz onu takip etmede belki yavaş gibi görüne biliriz fakat unutulmamalıki resulün hudefbiye sabrı üzereyiz ve o anlaşma üzereyiz anlaşma şartlarına uyun.
Allah sabredenlerle dir.
Bu sabrı ançak inanalar anlar.
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 12 °C
Hakkari
-6 / 10 °C
İstanbul
12 / 17 °C
İzmir
12 / 18 °C