Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
‘Peygamber Yolu’ sempozyumu
10 Ekim 2010 / 08:19
Türkiye’nin dış politikaları ile uyumlu olarak İstanbul’da Türkiye ve İslam Dünyası’nın önde gelen ‘ilim’ ve ‘fikir’ adamlarının katıldığı bir sempozyum yapıldı. Sempozyumun konusu Peygamber yolu, vurgu ise ‘birlikte yaşama’ idi.

Sempozyumda, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Fas Krallığı Alimler Akademisi Genel Direktörü Prof. Dr. Ahmet Abbadi, Türkiye Diyanet Vakfı Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Prof. Dr. Şerafettin Gölcük, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Raşit Küçük birer konuşma yaptı.

 

Fethullah Gülen’in mesajı

 

Yeni Ümit ve Hira Dergilerinin organize ettiği, Fırat Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyuma Amerika’da yaşayan Fethullah Gülen mesaj gönderdi. Cihan haber ajansı’nın bildirdiğine göre Gülen, günümüzde en çok ihtiyaç duyulan hususların peygamber yolu başlığı altında gündeme taşındığını vurgulayarak, "Müslümanlar Kuran ve sünnet kaynaklıdır; o, bu iki menbaın bağrından fışkırıp gelişmiştir. Müslümanlar bu ilahi nizama gönülden sahip çıkarak onu yaşayıp yaşattıkları sürece imrendiren bir millet olma konumunu korumuş ve hep başkalarına da örnek teşkil etmişlerdir." dedi. Müslümanların kendi değerlerini ihmal etmemeleri gerektiğini vurgulayan Gülen, yabancı kaynaklardan istifadeyi de kendi temel prensiplerine bağlamaları gerektiğini söyledi. Günümüz insanının ortaya koymuş olduğu her müspet şeyin yarınki nesillere en büyük armağan olduğunu söyleyen Gülen, "Hayatlarını dinin i'lasına adamış ilim ve fikir adamlarımızın dinin özündeki güzellikleri anlatması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

 

Fas temsilcisi Ahmet Abbadi

 

Fas Krallığı Alimler Akademisi Genel Direktörü Ahmed Abbadi ise "Peygamber Efendimiz (sav) yaşadığı toplumda şahitti, şehitti, müeyyeddi. Oluşturduğu ideal toplumun modeli de kendisiydi. Fertten topluma, kendisinden sahabeye yaşadığı ortamı bir organizma haline getirdi ve insanlığa bahane bırakmadı." şeklinde konuştu. Günümüz insanları için Peygamberimizin ve vahiy ışığıyla oluşturduğu toplumun çok önemli olduğunu kaydeden Abbadi şöyle konuştu: "Efendimizin hayatımızın her sahasında oldu. Günümüzde onu bir bütün olarak ele alıp, ona göre hareket etmemiz lazım. Müslümanlar hangi pozisyonda olursa olsun kendi kendilerine 'Resullullah benim pozisyonumda olsaydı nasıl davranırdı' sorusuna cevap verebilmelidir."

 

Mısır müftüsünün konuşması

 

Cihan’ın haberinde Mısır Müftüsü Prof. Dr. Ali Cuma’nın Müslümanları ötekiyle bir arada yaşama modelini ele aldığı kaydedildi. Efendimiz döneminde 4 modelle Müslümanların yaşamlarını sürdürdüğünü belirten Cuma, bu dönemleri Mekke dönemi, Habeşistan dönemi, Medine'nin birinci dönemi ve Medine'de Müslümanların tamamen egemen olduğu son dönem olarak tanımladı. Müslümanların günümüzde de bir toplumda bu 4 esastan biri içerisinde yaşayacağını söyleyen Cuma, "Bu modellerin arka planını iyi bilmeliyiz. Çünkü bu modeller Müslümanların yararına yarayacak modellerdir" diye konuştu. Toplum ne kadar kötü olsa da Efendimiz onlarla yaşamasını bilmiştir diyen Cuma şu ifadeleri kullandı: "Sünneti ve sireti birlikte değerlendirerek Müslümanların dinamiklerini ele almalıyız. Efendimizin insanlara, hadiselere, devlet yönetimine, ibadetine ve bunun gibi birçok davranışına bütüncül bir şekilde ele alarak kendimize dersler çıkarmalıyız."

Bardakoğlu’nun yorumu

 

"Bu toplantı efendimizi daha iyi tanımayı, daha iyi anlamayı, sevgisiyle bütünleşmeyi ve Sünneti Seniye'ye intibayı güçlendirecektir. Şeyh Galib'in Mevlana'ya dediği gibi biz de efendimize yüksek sesle diyoruz ki 'Efendimsin, cihanda itibarım varsa sendendir."

 

Hüseyin Çelik bombacıları hatırlattı!

 

Sempozyumda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, "Şefkat ve merhamet peygamberinin ümmetinden, günün birinde intihar bombacılarının çıkması, üzerinde düşünülmesi ve sorgulanması gereken bir konudur" dedi.

 

Hz. Muhammed'in, yolundan gidenlere bıraktığı 3 önemli mirasa sahip çıkamadıklarını savunan Çelik, "Bu miras, Kur'an-ı Kerim, Hazreti Peygamber'in Sünneti Seniye'si ve Ehli Beyt'tir. İslam dünyası olarak biz bu üçüne de hakkıyla sahip çıkamadık. O'nun yolundan giden insanlar olarak, O'nun yolunun gerçek anlamda ne olduğunu bilmek, öğrenmek ve öğretmek zorundayız. Bu toplantının zamanlama itibariyle anlamlı ve insanlığın buna ihtiyacının olduğunu düşünüyorum" dedi.

 

Bu yazıya toplam (4) yorum eklenmiştir.
Muradi
10 Ekim 2010 Pazar 22:22
Aşırı Gidenler
İslamın bidayetinden beri bu dini yanlış anlayan ve dinde aşırılığa kaçan insanlar mutlaka olmuştur. Ancak herhalde modern çağlarda aşırılığa kaçanlarda bir patlama meydana gelmiştir. Bunun sebebi modern ilkelerin müslümanların zihinlerini işgal etmesidir. En yakın örneği de demokratlık kimliğini benimsemekte bir mahzur görmeyenlerdir.Bunlar belki de bombacılardan daha tehlikelidir. Çünkü etkileri kitleleri peşlerinden sürükleyecek kadar yaygınlaşabiliyor.
ADEMOĞLU
10 Ekim 2010 Pazar 22:07
YANLIŞ
Rersule selam olsun.
Bardak orada dur! Allah yüce kitabında resule ses yüksetmemesi
gerektiğini bildirmektedir hiyanet işleri başkanı olarak bunu bilmemen
normal yüzeysel imanın gereğidir bu.
HEY Siz zavallı laik çagdaş yobazlar islamın İsine teslim olmayan zavalılar
Resülumüzden necis ellerinizi çekin onu anlamak ve onun öğretilerini yaşamak ançak islama teslim olmuş namazı,ibadeti,hayatı ve ölümü nü Alemlerin Rabbine teslim edenlerin işi sizler kendi cevrenizdekilerle ilğilenin bizim dinizi yani islamı yaşamak isteyenlere bırakın.
sizin idolunuz amerikada onu tartışın.
ali şalcı
10 Ekim 2010 Pazar 12:30
bomba mı?
peygamberimizin ümmetinden laik demokratik düzenle Peygamberin değerlerini uzlaştırmaya çalışan Fetullah hareketi ve AKP çizgisi çıkabiliyorsa intihar bombacılarıda çıkar..sayın Hüseyin Çelik kendisi müslümanları intihara sürüklerken hiç mi akletmiyor?hala mı düşünmeyecekler?
Ş. Hüseyinoğlu
10 Ekim 2010 Pazar 11:45
Şiddetkörü ile hoşkörü
Evet, şefkat ve rahmet peygamberinin ümmetinden şiddetkörü bombacıların çıkmış olması, üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Fakat, hayatı tuğyana ve bâtıla karşı uzlaşmasız bir mücadele ile geçen o peygamberin (s) ümmetinden, küresel ve yerel tuğyan odaklarıyla sarmaş dolaş olanların, "hoşkörü" hastalığına yakalanmış insanların çıkmış olması da en az diğeri kadar düşündürücü değil midir?
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
3 / 11 °C
Hakkari
-4 / 9 °C
İstanbul
7 / 8 °C
İzmir
6 / 15 °C