Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İsrail ilişkileri düzelmeyecek mi!
01 Ekim 2010 / 23:12
Türk-Amerikan ilişkileri üzerine Birand iyi bir analiz yapıyor. Bu ilişkilerin Türkiye’nin hala İsrail ilişkilerini yumuşatmaması sebebiyle gergin olduğunu, ama kolay kolay da kopmayacağını söylüyor.

Bununla birlikte Mavi Marmara olayında ölenlere şehit statüsü verilsin taleplerinin Ak Parti tarafından reddedilmesinin çok doğru bir karar olduğunu savunan Birand, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun İsrail ile ilişkilerin daha fazla gerilmemesi için uğraş verdiklerini de belirtiyor.

 

ABD ile tehlikeli sulara giriyoruz...

 

Mehmet Ali BİRAND-POSTA

 

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerde gereken yumuşamanın görülmemesi, özellikle de Ankara’nın tutumunda belirgin bir değişiklik yapmaması, Washington’da ve daha da önemlisi ABD Kongresi ile etkili bazı Sivil Toplum Örgütlerindeki tepkileri arttırıyor. Türkiye, kendi kafasına göre takılmakla suçlanıyor. Böyle devam ederse, bir süre sonra, ciddi gerginlikler beklemeliyiz. Allahtan, Ankara da bu durumun farkında.

Türkiye-ABD ilişkilerinin nabzı yüksek atıyor.

        

Cumhurbaşkanı Gül’ün BM için gittiği New York temasları ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun yaptığı 88 ayrı görüşme, bu ilişkilerin hangi noktaya geldiğini açıkça ortaya koyduğu gibi, Türkiye “zararın neresinden dönülürse kardır” mantığıyla, çabalarını arttırmaya başladı.

        

Manzara şöyle:

        

Washington, giderek Ankara’nın tutumuna kızıyor.

        

Kızgınlığın temelinde İsrail’e yaklaşım yatıyor. İran konusu ikinci derecede görülüyor. Hayati değil, mide bulandıran sorun, olarak niteleniyor.

 

Türkiye’nin İsrail’e yönelik her olumsuz adımı ise, direkt olarak, Türk-Amerikan ilişkilerini etkiliyor. Herkesi rahatsız ediyor, geriyor ve ülkenin imajını bozuyor.

        

Kızanların büyük bölümü, Amerikan Kongresi’nde, Amerikan basınında ve bazı Sivil Toplum Örgütlerinde seslerini yükseltiyorlar. Yahudi lobisi, uzun yıllar boyunca destek verdikleri Türkiye’nin şimdi yaklaşım değiştirmesini ne anlayabiliyor, ne de anlamak istiyor.

        

Bu ortamda, güç durumda kalan ise, Obama Yönetimi.

        

Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı,  Türkiye ile ilişkilere yeni bir yön vermeye çalışıyor. Artık eski ilişki düzeninin bittiği kabul ediliyor da, Erdoğan-Davutoğlu ikilisine tam anlamıyla bir teşhis konamıyor. Bu ikilinin, İsrail açısından ve ABD’nin (özellikle İran konusunda) genel politikaları açısından, iyi mi, yoksa kötü mü olduğu araştırılıyor.

 

Kafalarda önemli soru işaretleri var.


WASHİNGTON: BÜYÜKELÇİNİZİ GERİ YOLLAYIN

        

Yönetim, Ankara’ya karşı anlayışlı olmaya, niyetini anlamaya ve İsrail ile ilişkilerin yumuşamasına çalışıyor. Telkinde bulunuyor. İsrail ile temasların yeniden başlamasına çalışıyor. “İsrail ile ilişkilerin kopması bölgedeki gerginliği daha da arttırır. Böyle bir durumu, ne Türkiye, ne de ABD kaldırabilir. Artık söyleyeceğinizi söylediniz, Büyükelçinizi geri yollayın ve ilişkileri yumuşatın” diyor. Bu tavsiyeleri bize yaparken, İsrail’i gözetiyor. Onlara özür dilemelerini tavsiye etmiyor da, bize, ilişkileri fazla germememiz gerektiğini söylüyor.


ANKARA: ÖZÜR DİLESİN, TAZMİNAT ÖDESİN...

 

Ankara ise, hiç oralı değil. Baştan beri aynı tutumu sürdürüyor. “9 insanımızı Uluslararası sularda öldürdüler. Özür dilemeli ve tazminat vermeliler. Bunu yapmadıkları sürece, bizden geri adım beklenmemeli” diyor.

 

Yönetim giderek sinirlendiriyor.

 

Henüz kırılma noktasına gelinmedi. Zaten ABD ile kolay kolay kırılma olmaz. İlişkilerin gidişi, transatlantik gibi, ağır ağır ilerler.

 

Bir defa kırıldı mı da, düzeltilmesi güçtür.

 

Şu sıralarda, tehlikeli sulara girilme aşamasındayız.

 

Son gelişmelere bakarsak, gidişin pek parlak olmadığını söyleyebiliriz.

 

Örneğin, Cumhurbaşkanı Gül ile Peres arasındaki görüşmenin yapılamaması, dış dünyaya, Türkiye “koşul koydu” diye yansıdı. Oysa Yönetim, bu buluşmanın gerçekleşmesini çok istiyordu.

 

İsrail’in Azerbaycan’dan satın aldığı cephanenin, Türkiye üzerinden İsrail’e geçmesi reddedildi. Başbakan, son basın toplantısında “Bizim üzerimizden İsrail’e hiçbir silah- cephane artık geçmeyecek” derken, bu ilişkilerin nereye gittiğini açıkça göstermiş oldu.

 

Bu durum da Washington’u son derece rahatsız ediyor.

 

Hatta kızdırıyor.

 

İlişkileri çok yakından izleyen bir yetkilinin deyimiyle “Türk-Amerikan ilişkilerinin tadı tuzu kalmamaya başladı.”


MAVİ MARMARA’DAÖLENLERE ŞEHİT STATÜSÜ VERİLMEMESİ ÇOK ÖNEMLİYDİ

                 

Allahtan, Ankara’da dış politikayı yönlendirenler, bu tehlikeli gidişin farkında. Gidilecek noktaya kadar gidildiği ve şimdi ilişkileri yavaş yavaş yumuşatma zamanının geldiğine inanılıyor.

        

Başta Cumhurbaşkanı Gül, Dışişleri Bakanlığı ve Bakan Davutoğlu olmak üzere yetkililer, ilişkilere daha fazla zarar verilmemesi için çalışıyorlar.

 

Allahtan, Ak Parti iktidarı, olayda hayatlarını kaybedenlere şehit statüsü verilmesine yönelik talepleri reddetmesi, bu yaklaşımın en önemli işaretidir ve çok doğru bir karardır.

 

Türkiye, İsrail ile eski ilişkisine geri dönmeyecek belki, ancak İsrail’e düşmanlık da etmeyecektir. Zira İsrail ile uzun süreli bir sürtüşmenin çok zarar getireceğini, Ankara’da herkes biliyor.

        

Türkiye için önemli olan Gazze ambargosunun kalkması veya hiç değilse esnekleştirilmesidir. Şu sıralarda yürütülen barış müzakerelerinde bir ilerleme, Türk-İsrail ilişkilerindeki tıkanıklığı da çözecektir.

 

Ancak, Türk-Amerikan ilişkilerinin artık tadı kaçmıştır.

 

İyi yönetilemezse, felaketlerle karşılaşılabilir.

 

***

 

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
4 / 11 °C
Hakkari
-4 / 8 °C
İstanbul
7 / 11 °C
İzmir
7 / 15 °C