Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Telefonum dinleniyor paranoyası
01 Ekim 2010 / 12:34
Daha önceden başkanları Erdoğan Çolak’a söz vermiştim, dün Ankara’nın yoğun gündemi içinde kendimi Türk Eczacıları Birliği’nin 10’uncu Ezcacılık Kongresi’nde ‘Türkiye’nin Geleceğ’i panelini yönetirken buldum.

Murat YETKİN-RADİKAL

TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, DİSK Başkanı Süleyman Çelebi ve CHP Genel Saymanı Faik Öztrak ile yaklaşık 800 kişilik bir dinleyici topluluğuna konuştuk. AK Parti Genel Başkan ardımcısı Ömer Çelik de konuşmacıydı, biraz da bekledik ama biz başladıktan sonra katılamayacağı haberini gönderdi.

Doğrusu, hükümet cephesinden kimsenin katılmaması eksiklik oldu, ama katılabilseydi, Çelik de canlı bir tartışmaya ve şimdi anlatacağım olaya tanık olacaktı.
Ondan önce şunu söylemem gerekiyor: her üç konuşmacının da üzerinde mutabık kaldığı ve birbirlerini desteklediği birkaç nokta vardı:
- Hemen yeni bir anayasanın yazımına başlanması,
- Bu yeni anayasanın en geniş katılımla, sadece siyasi partilerin değil, sivil toplumun da katkısıyla yazılması,
- Bir ülkenin gelişkinliğinin tek ölçüsünün ekonomideki büyüme olamayacağı,
- İstihdamın ve genç nüfus avantajının kullanılmasının önemi.

Genç bir kadın ezcacının Türk ekonomisinin Batı’da takdir toplayan ekonomik büyüme rakamlarına atıfta bulunarak, “Biz zincirin son halkasıyız, alım gücündeki azalmayı birebir görüyoruz” demesi dikkat çekiciydi.

“Kim dinlendiğine inanıyor?” deyince

Konuşması sırasında Süleyman Çelebi, demokrasinin yalnızca seçime gitmek olmadığından söz ederek lafı telefon dinlemeleri ve telefon kayıtlarına dayanarak hazırlanan iddianamelerin Türkiye’yi bir korku toplumuna çevirmeye başladığından söz etti.

Eder etmez de salonun daha çok arka taraflarından bir alkış dalgası yükseldi. Bu, konuşmaların alkışla bölündüğü tek örnekti.

Bunun üzerine Çelebi’den sonra sözü Öztrak’a vermeden Türkiye’nin dört bir yanından gelen eczacı temsilcilerine şu soruyu sordum:
“Aranızda telefonunun dinlendiğine ya da dinlenmiş olduğuna inanan var mı?”

Doğrusu, az önce alkışın yükseldiği bölümden bazı ellerin kalkmasını bekliyordum. Öyle olmadı. Öndeki protokol sıraları dahil, salonun neredeyse dörtte üçü el kaldırdı.
Ne kadar çok kişinin el kaldırdığına yalnızca biz kürsüde oturup salonu bir karış yukarıdan görebilenler değil, el kaldıranların kendileri de şaşırdılar. Bazıları hem birbirlerine, hem salona bakıp gülmeye başladı. Tam “Güleriz ağlanacak halimize” dedirtecek bir durum.
Seçmenin yüzde 58’inin 12 Eylül’deki anayasa referandumunda ‘evet’ oyu verdiğinden, ezcacıların da toplumla iç içe bir meslek kolu olduğundan yola çıkıp, salonda da ağırlığın ‘evet’ yönünde olduğunu kaba bir tahminle söylemek mümkün. Buna karşın salonda gerçekten ezici bir çoğunluk telefonlarının dinlendiğine inanıyordu.

“Arkadaşlar, siz sadece eczacılarsınız. Bunun doktoru, mühendisi, mimarı, tüccarı, öğretmeni, sendikacısı da var. Bu kadar telefon dinleniyorsa, bunun bir de dinleyeni olması gerekmez mi?” diyecek oldum, salondan “Önceden kaydedip sonra dinliyorlar”
diye bir ses duyuldu.

Eskilerin “Şüyuu vukuundan beter” (duyulması, yayılması, olmasından beter) dediği böyle bir şey olsa gerek: Türkiye telefonlarının dinlendiğine inanıyor.

Telefonlarının dinlenmesinin başına bir iş açacağından korkuyor. Öte yandan, tepki duyduğu bu durumu kanıksamış ve kendisine bir toplumsal önem payı çıkarmış da görünüyor.

Dolayısıyla Çelebi’nin korku toplumuna dönüyoruz saptamasının boşuna alkış almadığını hemen orada ayak üstü sorduğum soruyla görmüş olduk.

Tabii bu soruyu sorunca, size de sorulmasını göze alıyorsunuz.

Bir eczacı da kürsüdekilere “Siz dinlendiğinize inanıyor musunuz” diye soruverdi.

Ergenekon dosyalarına girmiş bir telefon kaydım var ama sanırım orada Cüneyd Zapsu’yu dinliyorlardı, ben de Kıbrıs sorularım nedeniyle dinlemeye takıldım.

Doğrusu kimsenin telefonumu dinleyerek benden soru sorarak alamayacağı bir bilgim yok. Zaten aldığımız bilginin büyük kısmını ertesi gün gazetede okuyorsunuz.

Boyner ve Öztrak, “Dinleniyor olabilirim, bilmiyorum ama özel bir önlem de almıyorum” yanıtı verdiler.

Hayatı mücadelede, hapis ve hapis tehdidiyle geçmiş sendikacı Çelebi “Hayatımın dinlendiğime inanmadığım hiçbir dönemi olmadı” dedi.

Tahmin edin en çok alkışı kim aldı?

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
2 / 13 °C
Hakkari
-6 / 9 °C
İstanbul
11 / 16 °C
İzmir
7 / 18 °C