Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ak Parti dönemi tv dizileri
20 Eylül 2010 / 23:17
Son dönemde ahlaksızlıkları ile ayyuka çıkan tv dizileri Yeni Şafak’ta Salih Tuna’nın yazısının konusunu oluşturdu bugün. Hayasız alçaklar başlıklı yazısında Tuna kabahati sadece bir tarafa yüklüyor.

Dizilerin en etkili "yaşam tarzı" nakletme vasıtaları olduğunu kaydeden Tuna, Ak Parti döneminde arzı endam eden dizilerin öne çıkan ‘özelliklerini’ yansıtıyor ve diyor ki "AK Parti döneminde arzı endam eden televizyon dizlerine bakmakta müthiş fayda var. Aman ha, "Aptallara güzel gelen televizyon dizleri" deyip geçmeyin! En güçlü, en etkili "yaşam tarzı" nakletme vasıtalarıdır. İmdi, AK Parti döneminde (diziler vasıtasıyla) pazara sürülen, pazarlanan yaşam tarzlarını hülasa etmek için internet aleminde uzun süredir dolaşımda olan bir mavrayı nakledelim:

"Çocuklarım için seve seve diyorsan Binbir Gece,

Çocuklarım küçük yaşta (...) diyorsan Küçük Kadınlar,

Çocuklarımın hepsi bir kişiye (...) diyorsan Yaprak Dökümü,

Çocuklarım kankalarına (...) diyorsan Kavak Yelleri,

Bütün sülale birbirine (...) diyorsan Aşk-ı Memnu izle..."

Parantez marifetiyle sansürlediğim kelime; mahut dizlerin ana fikri yahut konsepti mesabesinde. Adamların naklettikleri "yaşam tarzını" tanımlayan kelimeyi biz yazmaya haya ediyoruz, varın gerisini siz hesap edin.

"Kanal D"de gösterime giren bir dizi de bu mavraya eklendi: "Çocuklarıma zorla (...) etsinler diyorsanız 'Fatmagül'ün Suçu Ne'yi izleyin..."

Söz konusu dizinin aylar boyunca reklamı yapılmıştı. Sinema versiyonundaki Hülya Avşar'ın mı, aynı adlı dizideki Beren Saat'in mi daha iyi tecavüze uğradığı merak uyandırmıştı! "Merak uyandırmıştı" ifadesini "alegori" niyetine dercettim; yoksa düpedüz salyalı bir tecessüs bu! Hey kurban olduğum Allah bu nasıl ilençli bir meraktır ki; zavallı bir kızcağıza dört şerefsizin tecavüzü milyonları ekrana kilitliyor, internette tık rekoruna koşuyor! Demek ki, söz konusu dizi yapımcılarının (veya kanalın) tecavüz sahnesine ağ atması gayet isabetiymiş! Demek ki, tecavüze meraklı bir toplum haline getirilmişiz! Dizi deyip geçmeyin demiştik değil mi? Hayır yani, bu toplum nasıl bu kadar çürüdü sanıyorsunuz? Zina yaptığı adamla birlikte öz çocuğunu öldüren bu "anne" müsveddeleri, bu hayasız alçaklar nerden çıktı?"

 

Tuna, yandaş denilen medyanın da rezillik yarışında geri kalmadığının altını çiziyor: "Malum dizilerin ahlaksızlığı üzerine mavra çeviren internet çocukları "atv"de başlayan ‘Kılıç Günü’ için ne diyecekler acaba? Hülasa etmek ayrı bir maharet istiyor çünkü! Zira mahut dizi Türk televizyonlarında bir ilke imza attı. Yarı çıplak iki "delikanlının" yer aldığı bir "eşcinsel yatak sahnesi"ne yer verdi. Konusu, meramı ne olursa olsun tarifi imkansız bir rezilliktir bu! Mezkur kanalın genel yayın yönetmeni, vaktiyle yönettiği Cem Uzan'ın Star TV'sinde bile yayımlayamayacağı bir sahneyi "yandaş" tesmiye edilen bir kanalda niçin yayımlar?"

 

Tuna, toplumun çürümüşlüğünü dile getirirken ise sorunu ilginç bir şekilde Ak Parti ve yandaşlarında bulmak yerine onlara karşı çıkmayan ve bu tarz yaşamı kendilerine esas alıp ‘onlar yaşam tarzımızı tehdit ediyor’ diyenlerin ‘siz nasıl muhafazakarsınız?..’ diye soramamasında olduğunu savunuyor: "AK Parti'nin yaşam tarzlarını değiştireceğini dillerine dolayan muhteremler, bu rezillikleri neden hiç gündeme getirmiyorsunuz? Bu edepsizlikler ‘yaşam tarzlarınızı’ hiç tehdit etmiyor mu yoksa? Niçin bir kez olsun, ‘Siz nasıl muhafazakarsınız?..’ diye sormuyorsunuz?"

 

Yazısını ilginç bir şekilde bitiriyor Salih Tuna, "yoksa sizin bu olanca korkularınız, korktuklarınızın hızla size benzemesinden kaynaklanmasın?! Belki de, ayna misali onlarda kendinizi görüyor; hem kendinizden, hem de yerinizi onlara kaybetmekten çekiniyorsunuz!"

 

Yazıda kabahatle suçlanan tarafın gerçekten masum sayılması mümkün değil iken, bu yansımayı ortadan kaldırmayı amaçlaması gereken iktidar mensuplarının nasıl bu kabahatin dışında kalabilecekleri ise anlaşılamıyor. Bugün yürütmenin başı olan Ak Parti’nin ‘benzediği’ kesimden ve onların söylediklerinden ziyade onca yetkisine rağmen bu rezilliklerin sergilenmesine nasıl olup da izin verdiğinin sorgulanması daha önemli görünüyor.

Bu yazıya toplam (6) yorum eklenmiştir.
nuri
25 Eylül 2010 Cumartesi 14:23
amaç iktidar olmak mı?
otoriteyi elinde bulundurmak ve devamını sağlamak için; görsel manada ve diğer iletişim ağları, müthiş bir sistem içinde (zaten ekonomi olarak hazırlar)kullanılıyor.Bu amaç varken nasıl olurda reyting yapan bu dizilere dokunsun ki? Arının ocağına çomak mı sokulur...
Adatepeli
23 Eylül 2010 Perşembe 07:47
Ahmet beye...
Öncelikle "Din" den ne anladigimiza bagli...

ben degisen yasam tarzindan bahsederken kendilerini Müslümanim diye tanimlayan kesimin degisen yasam tarzini kastediyorum...

yani hem icki icerim hem hacca giderim anlayisinin yayginlasmaya baslamasini elestiriyorum...
ahmet sunar
22 Eylül 2010 Çarşamba 11:25
yuh artık
Siz Ak parti hükümetine şükr edin,eğer Ak parti olmasydı bu memleket çoktan dinsizleşmişti.ANASOLD nin enkazı hala temizlenemedi.Sanki bu diziler yeni yapılmış.Bu diziler yıllar önce yazılan Türk kitaplarının ,yıllar önce çekilen filmlerin tekrarı beyler.Bu millet bozulduysa yeni değil 80 yıl öncesi bozulmuş.
Adatepeli
21 Eylül 2010 Salı 00:19
"Yasam tarzi"
"BOP u yanlis anlamak?" baslikli habere yazdigim yorumda:

http://www.iktibasdergisi.com/news_detail.php?id=1389

bu dizilerle yanliz türkiyede yasiyan insanlarin yasam tarzlari degistirilmiyor, ayni zamanda BOP cercevesinde bu dizilerle Suriyede Misirda Lübnan da Sudiarabistanda, Irakta Kuveytte vs. deki insanlarinda yasam tarzlari maalesef degistirilmekte...
yener
20 Eylül 2010 Pazartesi 23:57
ahlaksizlik modasi
yazara tesekkur ediyoruz cok onemli konuya deginmis eski yandas medya haber sunucularindan birisi rutukun basinda oturup bunlari tastik ediyo vay zavallilar vay diyelim bunlara denilecek cok sozler var burasi ve benim terbiyem musade etmiyor .
Muradi
20 Eylül 2010 Pazartesi 23:33
Algı Değişikliği
Mesele aslında Akparti zihniyetinin bunları sorunolarak görmemesidir.
AB'ye girldiğinde ulaşılacak hedefler arasında bu tür rezillikler de özgürlük adı altında yerlerini alacaklardır. Belki de bu görüntüler uyum yasaları gibi AB'ye girişi kolaylaştıracak prensiplerden olarak görülüyordur.
Malumunuz, AKparti zinayı da bu amaçlarla suç olmaktan çıkarmıştı.
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
2 / 13 °C
Hakkari
-6 / 9 °C
İstanbul
11 / 16 °C
İzmir
7 / 18 °C