Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Anayasa Değişim Sürecinin Getirdikleri
25 Nisan 2010 / 12:19
Ak Parti'nin hazırladığı Anayasa değişiklik paketinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülmesine bu hafta başlandı.

 

Sabahlara kadar süren birleşimlerde kimi zaman sinirlerin gerildiği kimi zaman milletvekillerinin sıraların üzerinde uyuduğu genel kurulda değişiklik teklif edilen maddeler teker teker görüşülüp kabul ediliyor. 30 maddelik teklifin 13 ve 14. maddeleri dün gece Meclis’te kabul edildi.

 

Demokrasinin temel mekanizmalarının işlediği, en üstün kurum olarak Meclis’in, herhangi bir kaynağı esas almadan, sırf milletvekillerinin kendi akli üretimlerini esas alarak, çoğunluğun kabulüne dayanarak ve halk desteğini sağlayacak şekilde kamuoyunda her türlü değerlendirmenin ve tartışmanın yapılması sağlanarak, sağlıklı bir Anayasa değişiklik süreci işletmeye çalışılıyor. 1982 Anayasasının halen geçerli olduğu Türkiye’de işletilen bu süreç halkın yıllardır beklediği değişikliklerin yapılıyor olması açısından önem taşırken, siyasi anlamda en büyük başarı ise sistemin tıkanan hayat damarlarının açılması oluyor. Türkiye’nin son dönemde hem ülke içinde hem de uluslararası platformda kazandığı başarılar, sistemin reorganizasyonunu, halk desteğinin genişletilmesini ve demokratik imajın güçlendirilmesini zorunlu kılıyor.

 

Liberal, yenilikçi kesimlerce yoğun şekilde desteklenen süreç İslami çevrelerde de yankı buldu. Bugüne kadar sistem-içi, sistem-dışı tartışmalarının sıkça yaşandığı İslami kesimde, bu süreçle birlikte tartışma biraz daha alevlenmiş durumda. Tartışmalar sisteme angaje olma, eklemlenme bağlamında yapılırken, sistemin dışında kalınması gerektiği iddiası taşıyan taraflarda, anayasa değişiklik sürecinin tamamen sistemin kendi işleyişi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği ve destek verme şeklinde de olsa sürece dahil olunmaması gerektiği görüşü netlik kazanıyor.

 

İslami kesimde hakim olan diğer bir görüş ise sürecin Türkiye müslümanlarına bir çok fayda sağlayacağı ve desteklenmesi gerektiğini öne sürüyor. Verilecek desteğin sisteme entegre olma anlamı taşımadığı iddiasını taşıyan bu görüşe göre, sağlanacak kazanımlar İslami kesimin yıllardır maruz kaldığı bir çok sıkıntıyı ortadan kaldıracak, bundan sonraki dönemde de müslümanların yolunu kolaylaştıracak.

 

Konuyla ilgili olarak biraraya gelen İslami duyarlılık sahibi dokuz kuruluş bir bildiri yayınlayarak değişiklik paketini desteklediklerini açıkladılar. Ortak yapılan açıklamada “bütün eksikliklere rağmen gündeme getirilen değişiklik tekliflerinin desteklenmesi zulmün geriletilmesi, bürokratik oligarşinin zayıflatılması adına gerekliliktir.” denildi. Açıklamanın devamında “belirsizlik ve akıl almaz keyfilik potansiyeline rağmen sürecin kendisi başlı başına bir kazanım olacaktır. En başta referandumu engellemek tipik bir tabansızlık göstergesi olacaktır.” iddiaları yer aldı. Açıklamaya destek veren İslami duyarlılık sahibi dokuz kuruluş ise Akabe Vakfı, Akdav, Araştırma ve Kültür Vakfı, Hikmet Vakfı, İHH, İnsan ve Medeniyet Hareketi, Mazlumder, Medeniyet Derneği, Özgür-Der olarak sıralandı.

 

Süreci desteklemeyenlere karşı ağır ifadelerin kullanıldığı ve bir çok kişi ve kuruluşun katılmadığı bildiri ciddi tepkilere sebep olurken, anayasa değişiklik süreci tamamlandıktan sonra da sistem içi - sistem dışı tartışması daha uzun bir süre İslami kesim içerisinde gündem oluşturmaya devam edecek gibi görünüyor.

 

Bu yazıya toplam (1) yorum eklenmiştir.
Ahmet RAHMAN
02 Mayıs 2010 Pazar 10:11
Yorumzsuz...
Selam ile...
Mustafa İslamoğlu, Hamza TÜrkmen gibi Türkiye'deki İslami yüzün önemli isimlerinin süreçten önceki açıklamaları dikkatle takip edildiğinde ve iyi okunduğunda böyle bir haberin veya 'Ortak Çağrının?' hiç de sürpriz olmadığı zaten görülecektir. Ne yani farklı bir duruş mu bekleniyordu?
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
4 / 13 °C
Hakkari
-7 / 10 °C
İstanbul
13 / 18 °C
İzmir
13 / 18 °C