Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Başörtüsü istismarına devam
18 Eylül 2010 / 12:22
Kılıçdaroğlu ile Başbakanın, türban diye adlandırılan ‘başörtüsü’ üzerinden Referandum öncesinde başlayan atışmaları hala devam ediyor.

İktibas

 

Başörtüsünden siyasi kazanç sağlamaya çalışan ve bu kazancı karşı tarafa kaptırmak istemeyen her iki taraf da birbirine ‘hadi gel çözelim’ diyor ama ortada ne gelen var ne giden.

 

Referandumdan önce ‘13 Eylül sabahı gel çözelim’ diyen Başbakanın sözleri gerçekçi olmadığı gibi, Kılıçdaroğlu da Başörtüsü yasağının mağduru olan müslümanlar da ciddiye almamıştı.

 

Başörtüsü ciddiyetsizliğinde Ak Parti’den önde giden CHP Başkanı Kılıçdaroğlu dün sarfettiği yeni cümlelerle işi ileriye götürmekte azimli olduğunu da gösterdi.

 

Anadolu Ajansı’nın haberine göre Kılıçdaroğlu dün AB yetkilileriyle görüşmek üzere bulunduğu Belçika’da muhabirlerin “Başörtüsü sorununu biz çözeriz” sözleri sorulunca şunları söyledi: “Türkiye’de bir sorun var mı? Evet, bir başörtüsü sorunu var. Bu soruna karşı biz ilgisiz kalabilir miyiz? Hayır. Sen siyasetçisin, varsa bir sorun çözeceksin. Onun için diyoruz ki ‘Biz bu sorunu çözeceğiz.’ Bizim AKP ile aramızdaki fark şu: AKP olayı siyasallaştırdı ve siyasallaştırdığı için de çözemiyor. Oysa biz siyasallaştırmıyoruz. Kimse kılık kıyafeti dolayısıyla sorgulanmamalı. Ayrıca kılık kıyafetler yasa konusu da olmaz. Yasalarla kılık kıyafeti düzenleyemezsiniz. Sayın Başbakan dedi ki ‘Çözersen gel çözelim.’ Bizim açımızdan sorun yok. Biz bir siyasetçiye önyargıyla yaklaşmıyoruz. İlla kavga edelim diye düşünmüyoruz. Hep uzlaşma ve barışla toplumun sorununu çözmek için yaklaşıyoruz. ‘Toplumun bir derdi varsa siyasetçiler olarak oturalım, akılla mantıkla onu çözelim’ diyoruz.”

 

Bu sözler Başörtüsü sorunun çözüm yerinin CHP olmadığını açıkça ortaya koyuyor.

 

Diğer taraftan bu tartışmalarda sürekli tekrarlanan ve Devletin başörtüsü sorununu çözmek için öne sürülen ‘kılık-kıyafet yasa konusu olmaz’ cümlesi gayrı-İslami/demokratik çözümler içerisinde anlaşılabilir bir yaklaşım olarak görülebilir iken Tesettürün kendisi Kur’an’ın emirlerinden birisi olması nedeniyle müslümanlar açısından gayrıihtiyari yasa konusudur. Bugün bu cümleyi tekrarlayanların bir gün durum tersine döndüğünde sözlerinden dönmek zorunda kalabileceklerini düşünmeleri gerekir.

Bu yazıya toplam (1) yorum eklenmiştir.
glsm
19 Eylül 2010 Pazar 00:40
ters deil durum
sadece sözlerinden dönmek deil. beyinlerinde ki dolu levhayı boşaltıp yeniden yazmaları gerekecek. yoksa dönmekle bitecek gibi deil onların aldıkları yolda ki menfaat virajları.
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 12 °C
Hakkari
-6 / 10 °C
İstanbul
12 / 17 °C
İzmir
12 / 18 °C