Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Allah razı olsun Kenan Paşa’dan”!!!
18 Eylül 2010 / 11:18
DÜNKÜ “Bir başka açıdan yüzde 58” başlıklı yazımda “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük Sünni muhafazakâr İttifakı”ndan söz etmiştim.Bugün işi biraz daha somutlaştırıyorum...

İşte kutsal ittifak

Ahmet HAKAN-HÜRRİYET

Bakın, kimler kimlerle bir araya geldi:
* * *
-  “Milli Görüşçüler” ile “Fethullah Hoca Cemaati” hiç anlaşamazdı, bir araya geldiler.
-  “Akıncılar” ile “Büyük Birlikçiler” hiç anlaşamazlardı, bir araya geldiler.
-  “İskenderpaşa” ile “İsmailağa” pek anlaşamazdı, bir araya geldiler.
-  “Nurcular” ile “Süleymancılar” anlaşamazdı, bir araya geldiler.
-  “Vakit” ile “Zaman” anlaşamazdı, bir araya geldiler.
-  “Radikal İslamcılar” ile “ılımlı İslamcılar” hiç anlaşamazdı, bir araya geldiler.
-  “Türk İslam sentezcileri” ile “Müslüman solcular” hiç anlaşamazdı, bir araya geldiler.
-  “Mazlum-Der” ile “Neo-Osmanlıcılar” hiç anlaşamazdı, bir araya geldiler.
-  “Geleneksel dindarlar” ile “modern İslamcılar” pek anlaşamazdı, bir araya geldiler.
-  “İslamcı burjuvazi” ile “genç İslamcılar” pek anlaşamazdı, bir araya geldiler.

Sadece Türkiye’de olur

-  BİR: Bir yerli dizide gösterilen kıytırık bir tecavüz sahnesinin ballandırılması ve o ballandırmaya prim verilmesi...
-  İKİ: Etrafa ilgisiz kalındığını göstermek için telefonla oynanması...
-  ÜÇ: “Atatürk yaşasaydı...” ile başlayan cümlelerle konuşmak...
-  DÖRT: Eğlence mekânlarında eğlenmek yerine etrafı kesmek...

Ergenekon kullanışlı olmaktan nasıl çıktı

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Hakkâri’de sivillere yönelik saldırıyı yorumlarken şöyle dedi:
“Derin devlet yapmıştır... Ergenekon yapmıştır...”
Hiç inandırıcı gelmedi bana bu açıklama...
Neden mi? Anlatayım:
* * *
Önce “Ergenekon” diye bir sepet koydular ortaya...
Ardından da...
“Vurucu güçleri” doldurdular sepete... Yetmedi... “Olağan şüphelileri” doldurdular sepete... Yetmedi... “Olağan şüpheliler”in fikri akrabalarını doldurdular... Yetmedi... Fikri akrabaların haylaz eylemcilerini doldurdular... Yetmedi... Çılgın muarızları doldurdular...
Ve “dışarıda” kimse kalmadı.
Halbuki...
Bu kadar tamahkâr davranmayıp, “Ergenekon yapmıştır” sözüne geçerlilik kazandıracak birkaç unsuru dışarıda bıraksalardı, bugün elleri böyle boş kalmayacaktı.
Kısacası...
Bazen fazla abanma, dezavantaja yol açabilir.

Nesrin Baytok’a bir çift sözüm var

MEŞHUR kaset skandalının kahramanlarından biri olan Nesrin Baytok, Kemal Kılıçdaroğlu’nun oy kullanamaması meselesine değinmiş.
“CHP Genel Başkanı eski özel kalem müdürü” sıfatıyla, “Benim zamanımda böyle şeyler olmazdı... Baykal’ın oy verme durumunu ben kontrol ederdim” diyerek yapılan ihmale dikkat çekmiş.
* * *
Nesrin Hanım’a şöyle seslenmek isterim: Keşke Deniz Baykal’ın oy verip veremeyeceği konusunda gösterdiğiniz dikkati, özeni ve gayreti, başka konularda da gösterebilseydiniz.
Hem Baykal, hem de siz keşke siyasi rakiplerinize “Bir kasetle devrildiler” diye propaganda yapma fırsatı vermeseydiniz. İnanın böylesi...
“Deniz Baykal oy kullanamadı” diye teneke çalınmasından bile daha iyi olurdu.

Şöyle buyurmuş Nietzsche

SON günlerde ünlü filozof Nietzsche’ye ait olduğu öne sürülen bir aforizma, her tarafta dolaşıma sokulmuş durumda.
Şöyle buyurmuş Nietzsche:
“Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmakçadır. Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir”.
* * *
Bu cümleyi internet kanalıyla dolaşıma sokanlar, şunu demek istiyorlar: Bizim toplum cahildir, seçim yapamaz.
Nietzsche’nin bu sözüne bel bağlayanlara şu iki şeyi söylemek isterim:
-  BİR: Cahil olmak ile okumuş olmak arasında sanıldığı gibi doğrudan bir ilişki yoktur.
Nice mektep görmüşler vardır ki cahilin de cahilidir... Nice mektep görmemişler vardır ki yüzlerce mektepliyi cebinden çıkarır.
-  İKİ: “Cahil halk kalabalığı” gibi yaklaşımlara bel bağlamanın ülkeye sağlayacağı bir fayda yoktur. Sadece bu teze bel bağlayanlara rahatlık sağlar... Bu yolla rahatlamak yerine çalışıp çabalamak daha evladır.

Acaba pişman mıdırlar?

-  MEHMET MOĞULTAY: Yıllar önce Adalet Bakanı iken söylediği, “Boş kadrolara örgütümüzden isimler getirmek yerine MHP’lileri mi doldursaydım” şeklindeki sözlerinden dolayı pişman mı acaba?
-  EGEMEN BAĞIŞ: “Referandumda hayır oyu vereceklerin aklından şüphe ederim” şeklindeki sözünden dolayı pişman mı acaba?
-  SALİM USLU: TÜSİAD için yaptığı “konsomatris” benzetmesinden dolayı pişman mı acaba?
-  TAYYİP ERDOĞAN: “Bitaraf olan bertaraf olur” ya da “Yargı dedelerden talimat almayacak” sözlerinden dolayı pişman mı acaba?
-  FETHULLAH GÜLEN: “Allah razı olsun Kenan Paşa’dan... 12 Eylül’de din eğitimine geçit verdi” sözünden dolayı pişman mı acaba?

 

Bu yazıya toplam (3) yorum eklenmiştir.
aysa
23 Eylül 2010 Perşembe 08:30
boş laflar
ahmet hakan ilk önce kendini değerlendirsin önceden sağcıyken şimdi solcu adam hangi yolda yürüyeceğini bilmiyo bide akıl veriyoo herkez biliyo kimin nolduğunu
glsm
19 Eylül 2010 Pazar 00:50
anti kenanist başlık
evren bu başlıktan razı olur mu acaba?
ismi geçenler pişman olmak yerine daha ilerki tarihler de "hani bana, hani bana" derken görülecekler.
Furkan
18 Eylül 2010 Cumartesi 11:55
Hiç oldu mu yani?
Herkes bazı şeylerine pişman olabilir de, Fethullah Gülen ve pişmanlık hiç bir araya gelir mi arkadaş, sen şaşırdın mı? Peygamberle sürekli görüşen, her yaptığı peygamber denetiminden geçen bir adam, otuz sene sonra pişman olacağı bir sözü otuz sene önce söyler mi hiç???
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 10 °C
Hakkari
-3 / 11 °C
İstanbul
12 / 16 °C
İzmir
9 / 18 °C