Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gülerce'den ilginç yorumlar
16 Eylül 2010 / 08:34
Zaman Gazetesi yazarlarından Hüseyin Gülerce bugünkü yazısında Gülen isminin kullanılmamasını kınayarak, demokrasi adına, hatta ‘mana boyutlu demokrasi’ adına yapılanların takdir! edilmesini istiyor.

Okyanus ötesinin adı ve 'evet'in zaferi...

12 Eylül, artık darbelerle değil daha çok halkımızın demokratikleşme iradesiyle anılacaktır. Üç gündür toplumun evet kararına mazeret uyduran, hâlâ milletimizin çoğunluğundaki ileri demokrasi talebini göz ardı etmeye çalışan, abuk sabuk yorumlar yapanlar var.

Zaten böylelerinin en büyük problemi, kendi mahallelerinin yaldızlı kabullerini, hâlâ hakikat zannetmelerinde... Bir kısım siyasetçinin de hatası bu. Halka yaslanmak yerine, demokrasi dışı merkezlere, güç odaklarına itibar etmeleri, seçmen iradesini ciddiye almamaları, onlara durmadan yanlış yaptırıyor.

Daha önemlisi, Cumhuriyet'in ilk yıllarından beri, kendilerini elit-aydın, ülkenin ve sistemin asıl sahibi gören otoriter azınlığın, bu milleti anlamaya çalışmaması... Milleti kaba, cahil bir halk yığını kabul etmeleri... Milleti tanımıyorsun, değerlerini benimsemiyor ve küçümsüyorsun, Türkiye'nin nereye gittiğini ve dünyayı okuyamıyorsun, ama her şeyin en doğrusunu da yine sen biliyorsun... Bu öyle bir aymazlık ve önyargı ki, atomu parçalamak bu zihniyet sahiplerinin değişmesinden daha kolay... Her yenilgiye mazeret bulma, durmadan bahane uydurma, her yenilgiden sonra halkı suçlama, paranoyalar üretme, vehimlere takılıp kalma, sahi ne zaman son bulacak? Bir defa olsun yanlış yaptığınızı kabul edemez misiniz? Bir defa olsun boy aynasına bakamaz mısınız? Herkese talkın vermeyi seviyorsunuz, bir defa olsun özeleştiri yapamaz mısınız?

Tayyip Erdoğan neden bu kadar başarılı oluyor? O kadar yıpratma kampanyalarına rağmen, halkın kendisine olan güveni neden devam ediyor? Bunun sebeplerini objektif, bilimsel bir analizle anlamaya çalışamaz mısınız? Fethullah Gülen referandumda evet çağrısı yaptığında "o da siyasallaştı" diyeceğinize, "bu bir seçim değil, bu insan yıllardır ve ısrarla demokrasi, hem de mana boyutlu demokrasi çağrısı yapıyor" deyip, bunu anlamaya çalışmalı değil misiniz? Yine sırf evet çağrısı yaptı diye "Okyanus ötesi" diyerek esrarlı cümleler kuracağınıza, nazik davranıp bu insanın ismini telaffuz etmeli, dünya çapındaki hizmetlerini, küresel barışa verdiği desteği görmeli, hakkını teslim etmeli değil misiniz?

Referandumdaki yüzde 58'lik evet, geri dönülmez bir değişimi anlatıyor. Vesayetin harcı bitti bu ülkede. Herkes, her kurum için demokrasiden başka çıkar yol yok. Askerler, yargıçların gücünden yararlanarak, bildik bir medyanın da koruması, kollaması ve desteği ile artık bu ülkeyi yönetme cesaretini bulamayacaklar.

Bu bir hesaplaşma değil. Eninde sonunda geleceğimiz noktaydı. Anayasayı darbeci zihniyetten kurtarma hamlelerinin hepsi mahkemeden döndü. Halkın yüzde 47 oy ile desteklediği iktidar, kapatılma tehdidi altına sokuldu. Sistem kilitlenince en doğrusu yapıldı, halka gidildi. Halk da iradesini ortaya koydu.

Bu irade, demokrasi diyor. Bu irade, herkesten hesap sorulsun diyor. Bu irade, vesayet istemiyor. Bu irade, insan hakları, hukukun üstünlüğü diyor.

Referandum bir şaka değildi. Bir deneme değildi. O yüzde 58'lik evet, bir kararlılığı ifade ediyor. Demokratikleşmeye verilen güçlü desteği ifade ediyor. Vesayetçilerin bütün moral zeminlerini, tahkim edilmiş mevzilerini yerle bir ediyor. Artık vesayetin surlarında en önemli gedik açılmıştır ve oligarşik azınlığın kaleleri düşmüştür. Laikçiler kaybetmiştir.

Dindarların demokratik laiklikle bir sorunu yoktur. Sorun, tek parti döneminin, dini toplum hayatından silmeye, sadece vicdanlara hapsetmeye çalışan katı uygulamalarındadır... AB'nin de talep ettiği demokratik laiklik, bu ülkenin en büyük uzlaşma zeminidir. "Hayır" diyen insanlarımızı daha fazla korkutmanın, onları tedirgin etmenin alemi yoktur.

Referandumdaki halk iradesi, Türkiye için tarihî bir sayfa açmıştır. Demokrasi tarihimizin en anlamlı, en değerli dönemecini döndük. Bu yeni sayfanın değerini her geçen gün daha da idrak edeceğiz. Canla başla çalışan, demokrasi bayrağını daha ileriye taşıyan herkese yürek dolusu teşekkürler... h.gulerce@zaman.com.tr

Bu yazıya toplam (5) yorum eklenmiştir.
Muradi
17 Eylül 2010 Cuma 02:29
Yalandan Sözler
Gülerce'nin ''dindarların demokratik laiklikle sorunu yoktur'' sözü herhalde türk usulü dindarları içeriyor. Yoksa normal bir dindarın(müslümanın) laikliğin her türüyle sorunu vardır. Aksi takdirde itikadi bir çıkmazda olduğuna hükmedilir.
Osvajac
16 Eylül 2010 Perşembe 17:51
Allah razı olsun..
Hala sığ düşüncelerle millete büyük faideleri dokunan cemaat yahut kanaat önderleri hakkında böyle ileri geri konuşmalar... Allah sizlere feraset eylesin sayın yorumcular.. İdelojik körlükleriniz sizleri ziyadesiyle fesada uğratmış.. Selametle yine de..
nuri
16 Eylül 2010 Perşembe 16:32
hayret
herşey iyi hoşta; neden okyanus ötesi ve neden amerika? okyanusun gerisine düşen kurt, okyanusun ötesinde yokmu? bizim içimizdeki derdin yarısı amerika yüzünden iken,neden hoca amerikada ve nasıl olurda islami duruşunu destekliyor?hocanın okuduğu Kur-an yoksa farklımı?
mesut
16 Eylül 2010 Perşembe 13:57
şaşırmadım
Çarpılmış bir benlik, ifsad edilmiş bir zihin ve kıblesi 360 derece olan bir din anlayışı... başka ne beklenebilirdi ki?
ismail şen
16 Eylül 2010 Perşembe 11:33
İki yüzlülük
12 Eylül darbesini alkışlayanların, darbeye selam duranların bugünkü tavırları gerçekten ibret vericidir. Çünkü iki 12 Eylül de amerikan projesi.. Bu millet daha neler görecek.Allah bizleri iki yüzlülerden korusun.
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
3 / 11 °C
Hakkari
-4 / 9 °C
İstanbul
7 / 8 °C
İzmir
6 / 15 °C