Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yalanı yalanla yıkamazlar
15 Eylül 2010 / 13:14
Diyar diyar dolaşıp ‘Hayır’ kampanyası yürütürken, bal gibi biliyordu oy kullanamayacağını. Şahsen gidemeyeceğini bile bile, sandığa çağırdı milleti. Zaman Gazetesi, 6 Ağustos tarihli haberiyle uyarmıştı.

Akif BEKİ-RADİKAL

“Seçmen kaydı yok, Kılıçdaroğlu’nun Hayır oyu tehlikede’’ diyordu haber.
8 Ağustos’ta, Sivas’ta kendisine soruldu bu durum.
Kılıçdaroğlu, kameraya karşı yalanladı o bilgiyi.
Araştırılmadan yapıldığını, doğru olmadığını söyledi.
Gerçeği taammüden sakladı halktan.
36 gün sürdürdü bu yalanı.
Skandal patladığında da “Oy veremeyeceğimi son 2 günde öğrendim’’e sarıldı.
Gözlerimizin içine baka baka, tekrar yalan konuştu.
Bu aldatmayı, bu kandırmacayı defalarca yaptı, halen de devam ediyor.
***
Her yalanı başka bir yalanla kapatma cehdine girişti, Kılıçdaroğlu.
Muhtara dahi haber verilmeden seçmen kaydının silindiği de hilaf-ı hakikat bir sözdü.
Hatasını itiraf etmek yerine üstünden atmaya, başkalarını suçlamaya çalıştı hep.
Sonuçta, mahalle muhtarı tarafından bile yalanlandı.
Hatta, CHP yetkililerine bir ikazın da muhtardan gittiği anlaşıldı.
‘Kumpas’ dedi, ‘iktidar komplosu’ dedi; yalan çıktı hepsi.
Basit bir gerçek yerine, mükerrer yalanlar silsilesine çevirdi hikayeyi.
Referandum günü kayboldu gözlerden.
Sandıklar kapanıp sonuçlar belli olduktan sonra, Ankara’da boy gösterdi.
“Ben siyasete atılırken halka hiçbir zaman yalan söylemeyeceğime söz verdim’’ derken de yalan söyledi.
Özrü de yalan oldu, kabahati de yalan...
***
Keşke, oyunu kullanamamış olmakla kalsaydı.
Keşke beceriksizliği, dikkatsizliği, gafleti ve ihmalkarlığı, yalancı görünmeye bin kere tercih etseydi.
Keşke, ‘en büyük siyaset dürüstlüktür’ ilkesini şiar edinseydi kendisine.
Ama Kılıçdaroğlu, yalan rüzgarı estirmeyi seçti.
Her insani kusur, her siyasi gaf mazur görülebilir.
En fazla arkasından güldürür, o da güler geçerdi kendi kendine.
Ben de asla yüzüne vurmaz, yazı konusu yapmazdım bu rezilliği.
Kafa bulmayı ayıp sayardım çünkü.
Velakin; bu kadar yalanı görmezden gelmek nasıl mümkün olsun?
Birileri, Monica Lewinsky skandalında Clinton’un başını ağrıtan asıl sorunun ne olduğunu hatırlatmalı ona.
Az daha başkanlıktan azline yol açacak suçlama, yalan yere yemin etmekti, yasak ilişki değil.
Velhasıl, Clinton ne çektiyse, işin başında hiç kıvırmadan doğrusunu itiraf etmediği için çekti.
Hayat bu; her türlü rezalet gelebilir başa.
Yalanı yalanla temizlemek ise, rezilliğin daniskasıdır.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 10 °C
Hakkari
-4 / 11 °C
İstanbul
12 / 16 °C
İzmir
9 / 18 °C