Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Duaya bile şirk sokulmuş!
12 Eylül 2010 / 13:40
Ezandan sonra okunan duada bulunan şefaat çağrısı üzerine sorulan bir soruya Süleyman Ateş, sözün Peygambere ait olmadığını söyleyerek yanıt veriyor.

SORU: Bir yazar, ezandan sonra okunan vesile duasının anlamını şöyle açıkladı: “Ey şu mükemmel ezanın ve kılınmak için hazırlığı yapılan namazın Rabbi olan Allahım, Peygamber’e vesile makamını ve fazileti ver. Ona söz verdiğin ahiretteki övülmüş makamı nasip et ki bana şefaatı mümkün olsun. Çünkü sen sözünden caymazsın.” Bunun sünnet olması ne kadar doğru? Çünkü peygamberimizin “Ona söz verdiğin ahiretteki övülmüş makamı nasip et ki, bana şefaati mümkün olsun” dediğinden şüphe ediyorum. Peygamberimizin böyle bir şey söylemesi mümkün mü? (Emrah Gedik)

CEVAP: Böyle bir hadis var ama “verdiğin ahiretteki övülmüş makamı nasip et ki, bana şefaati mümkün olsun” cümlesi sokuşturmadır. Cabir’den rivayet edilen hadisin aslı şöyledir: “Allahım, ey bu tam çağrının ve başlamakta olan namazın Rabbi. Muhammed’e vesiyle yüksek derece ver. Ve onu, kendisine söz verdiğin güzel makama ulaştır.” Burada ne şefaatten söz edilir, ne ahiretteki övülmüş makamdan, ne de “nasip et ki bana şefaati mümkün olsun sözünden. Bunlar hep katmadır. Kaldı ki bunu Peygamber’in söylemesi de mümkün değildir. Peygamber kendisinden üçüncü şahıs olarak söz eder mi? Ayrıca kendi kendisine mi şefaat edecek? Çünkü “ona makamı mahmudu ver ki bana şefaati mümkün olsun” şeklindeki sözü Peygamber’in söylemesi yakışık alır mı? O halde bu söz Peygamber sözü değildir. Böyle söylemek de sünnet olamaz. Çünkü Peygamber söylememiştir. Ama ne diyeceksin? Dine neler sokuldu neler. Tevhit çağrısı olan ezanın ardından yapılan duaya da ustaca şirk söylemi sokulmuştur.

VATAN
 

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
4 / 12 °C
Hakkari
-6 / 10 °C
İstanbul
11 / 17 °C
İzmir
13 / 19 °C