Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
"Gülen kendine yakışanı yapıyor"!
10 Eylül 2010 / 10:15
Demokrasiden geri dönüş yok diyen Hüseyin Gülerce Referandum konusunda Fethullah Gülen’in yaptığı çıkışın doğru(!) olduğunu ispatlamaya çalışıyor…

Gülen ve Evet

Hüseyin GÜLERCE-ZAMAN

Referanduma iki gün kala, ülke sathında dikkat çeken bir gayret var. Muhterem Fethullah Gülen'in fikir ve tavsiyelerine büyük değer veren, önem atfeden insanlar, canla başla harıl harıl "evet" için çalışıyorlar.

Daha önce hiç görülmemiş bir şey bu. Bunda, Sayın Gülen'in, birkaç hafta önce referandum konusunda yaptığı iki sohbetin büyük tesiri var. Öncelikle şunu belirtmeliyim. Bazıları, Sayın Gülen'in, "mezardakileri bile kaldırarak evet oyu kullandırmak lazım" demesine takıldılar. Şöyle söyledi Sayın Gülen: "Değil sadece kadını erkeğiyle, çoluğu çocuğuyla ve dünyanın dört bir yanına dağılmışıyla, hayatta olan insanları, imkân olsa mezardakileri bile kaldırarak referandumda 'evet' oyu kullandırmak lazım. Çünkü demokrasi adına çok önemli bir adımdır."

Sayın Gülen, kritik her olayda, hayati her dönemde, hep kendisinden bekleneni, kendisine yakışanı yapmıştır. Bazıları tarafından o esnada yadırgansa da, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın barışına, huzuruna adanmış bir ömrün anlattığı budur. Aceleci yorumlarla, ideolojik ve politik mülahazalarla onun bu referandum çıkışını "siyasallaşma" olarak görenler, çok değil birkaç yıl sonra -eğer vicdan sahibi iseler- hakkını teslim etmek zorunda kalacaklar... Referandum çağrısı, öncelikle Sayın Gülen'in, kendisini sevenlere, sayanlara yaptığı bir çağrıdır. Nitekim koskoca bir camia, görenleri şaşırtan büyük bir fedakârlıkla harekete geçmiştir. Sadece yurtdışından onca masrafı yaparak, "evet" için havaalanlarına, gümrük kapılarına koşan insanların heyecanlı, şevkli gayretlerini görmek yeterlidir.

Sayın Gülen, milyonlarca yurttaşımız gibi referandumda çıkacak "evet"i, demokrasi adına çok önemsiyor. Bu ülkenin, askerî vesayetten kurtulması, ileri bir demokrasiye kavuşması için "evet"e çok ihtiyacımız var. Millet olarak demokrasi sınavından geçtiğimizin farkındayız. Demokratik olgunluğumuzu bütün dünyaya göstermek zorundayız.

Bu sınavda, Sayın Gülen'in, kendi üzerine düşeni yapması, bu demokrasi hamlesine omuz vermesi, tam da ona yakışan bir davranıştır. Sayın Gülen, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın, 1994 Haziran'ında İstanbul'daki ilk toplantısındaki seslenişinin gereğini yapıyor. O gün şöyle demişti: "Türkiye'de ve dünyada artık demokrasiden geriye dönüş yok..." Ben Sayın Gülen'in, bugüne kadar hiçbir lafını, ortada bıraktığını görmedim. Zaten sözün gereğini yaptığı için tavsiye ettiği hizmetler hızla hayat buluyor. Aradan geçen 16 yıl içerisinde, milletimizin değerlerini dünyanın 120 ülkesine taşıyan, güzelliklerimizi sergileyen binlerce okul, diyalog merkezi açıldı. Kendimiz kalarak, evrensel insani değerlerde buluşarak, dünya ile entegre olma adına bir insanlık hamlesi başlatıldı.

12 Eylül'deki referandum demokrasi yürüyüşümüzde belki en hayati kilometre taşı. Vesayetten kurtulma adına "evet"in değeri çok büyük. Darbe anayasalarının ruhuna ilk defa dokunulacak. Yargıdaki kast sistemi ilk defa sarsılacak. Demokratikleşme yeni bir ivme kazanacak. Başta Kürt sorunu olmak üzere, ayağımıza takılı prangalardan kurtulma azmi ve cesareti büyüyecek. Zihniyet planında en büyük değişim gerçekleşecek. En kritik psikolojik eşik aşılacak. Siyasetin düğümlendiği yerde, demokrasi, hapsolduğu vesayet çemberinden, milletin reyi ve desteği ile çıkacak.

Bugüne kadar eğitim ve diyalog hizmetleri ile öne çıkmış Gönüllüler Hareketi'nin, bugün, bu hizmetlere en büyük zemini hazırlayan demokratikleşmeye omuz vermesi, kimse tarafından yadırganmamalıdır. Demokrasi, demokratik laiklik demek. Demokratik laiklik, inançlara saygı, din ve vicdan özgürlüğü, fikir ve ifade hürriyeti, evrensel insani değerlerde buluşmak demek. Hukukun üstünlüğü, barış ve huzur için yeni bir iklimin doğması demek.

Sayın Gülen, bu hasretin gerçekleşmesine omuz vermeyip sessiz mi kalacaktı? Herkes kendisine yakışanı yapar. Sayın Gülen de her zaman olduğu gibi kendine yakışanı yapıyor...

Bu yazıya toplam (5) yorum eklenmiştir.
İsmail Karataş
13 Eylül 2010 Pazartesi 11:27
Demokrasiden geri dönüş yok
Bunlar yakında demokrasi karşıtlarına gerici de derler.Sistem bunları kendine benzetti, bunların dini ritüellerden ibaret edilgen bir din haline geldi.Allah bizi doğru yoldan ayırmasın, güce tapınmaktan sakındırsın.Amin.
Abdi keçeli
12 Eylül 2010 Pazar 18:50
SAYIN AHMET AKÖZLÜYE
Ben burada Fethullah gülenin düşüncesi hakkında bir yorum yazmıştım ve editör biraz sınırı aşmışsınız diye beni uyardı ve yayınlamadı bende yorumu tekrar gözden geçirince kendisine hak verdim.Eğer yöneticinin adaletsiz olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz aksi halde benim yorumuma yer verirdi.Hatta bu yazının altına da yorum yazmıştım H.Gülerce hakkında onuda yayınlamamış saygı duymak gerekir.Nedenini tahmin edebiliyorum en azından selam ile
Ahmet Aközlü
12 Eylül 2010 Pazar 01:35
Editör bey
Hiç bir hakaret içermemesine rağmen sırf eleştiri yaptığım için yorumlarımı (emeğimi) siliyorsunuz. Bir de değişik isimlerle sildiğiniz yoruma cevap yazıyorsunuz! :)



Siz bu siteyi yönetiyorsunuz. Bir siteyi yönetme anlayışınız bile bu ise, şeriatı getirdiğinizde (!) nasıl bir yönetim anlayışınız olacak çok merak ediyorum. İtiraz ve eleştirilere musamahası olmayan İran ve Suudi Arabistan gibi bir diktadan başka ne olabilir ki?



Hepimiz Allah'ın huzurunda hesap vereceğiz.

Editörün Notu: Aynı ithamı defalarca yaptığınız için cevap verme zarureti doğdu, size cevap veriyorum Ahmet Bey. Yorumlarınız arasında hakaret içeren ifadeler olduğunun farkında bile değilsiniz. Hakaret içeren kelimeler yahut hakaret ima eden yorumları yayınlamıyoruz. Sizin bu konudaki düşünceniz sizinle ilgilidir. Pek çok yazının altında dokunulmamış yorumlarınız bulunuyor. Hatta tartışmalara girdiğiniz de ortada. Ne var ki yazdıklarınızı sanırım kendiniz saklamıyorsunuz. Mümkünse bundan sonra yayınlanmadığını söylediklerinizi karşılaştıralım. Üstelik farklı isimlerle yaptığınız yorumların anlaşılmadığını sanıyorsunuz. Anlaşılıyor. Ayrıca bizim yorum yazdığımız gibi bir ithamda bulunmuşsunuz, hangi kuruntunuzdan kaynaklandığını da anlayamadık. Bizim ismimiz de belli, yerimiz de belli. İtham etmeden önce sağlam deliller bulmanız menfaatiniz icabıdır, yoksa iddalarınız havada kalır, aksi ispatlanınca da mahcup olursunuz.
Son olarak bu kadar yukarıdan bakmanıza gerek yok. Biz burada adaletle davranıyoruz. Bizim hatalarımız da şeriatı bağlamaz, bizi bağlar. Tıpkı sizin sadece Fethullah Gülen'i savunmanıza bir şey demediğimiz gibi, bu da sizi bağlar. Hesabınızı kendiniz vereceksiniz. Fethullah Gülen haberlerini görünce öfkelendiğinizi biliyoruz, H.Karaman, A. Bulaç, M. İslamoğlu veya bir başkası hakında görünce öfkelenmemenizi de anlıyoruz. Burada F. Gülen'e olan sempatinizin ağır bastığını ve bu yüzden adalet anlayışından uzaklaştığınız anlaşılıyor. Sizi her zaman burada görmek isteriz, ama insaflı olmanızı da talep etmek durumundayız.
Selamlar
Editör
mehmed durmuş
11 Eylül 2010 Cumartesi 11:49
..........
Hüseyin Gülerce doğru söylüyor. Tabi ki herkes kendisine yakışanı yapar. Herkes kendi dinine iman etmeli ve imanın gerektirdiği ‘salih amel’i yapmalıdır… F. Gülen de kendisine yakışan demokratik laiklik uğrunda yapması gerekenleri eksiksiz yapıyor.
yener
10 Eylül 2010 Cuma 15:46
demokrasi ve laiklik
yazar cok guzel yorumlamis.gulen tam kendine yakisani yapiyo ,herkes ugruna calisdigi degerlerinen sorgulanir !!!!!!!!
DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
2 / 13 °C
Hakkari
-6 / 9 °C
İstanbul
11 / 16 °C
İzmir
7 / 18 °C