Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Görüşmeler iki haftada çökebilir
04 Eylül 2010 / 10:31
Dünya basını, ABD’nin ‘bir yılda nihai çözüm’ vaadiyle başlattığı barış görüşmelerine, önceki deneyimleri hatırlatarak şüpheyle yaklaştı. Uzmanlar şimdiden ‘B planı’ çağrısında bulundu

STAR

Beyaz Saray’da beş liderin katıldığı ve iyi planlanmış bir diplomasi gösterisiyle start verilen barış görüşmeleri, tarafların iddialı açıklamalarına karşın uluslararası basın tarafından ihtiyatla karşılandı. Batı basını, iki yıl kesintinin ardından başlayan müzakerelere geniş yer ayırırken, geçmişte sayısız barış girişimin sonuçsuz kaldığına işaret ederek, bu sefer de kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılmasının olası görünmediğini yazdı. New York Times, İsrail ve Filistin tarafında, belirlenen hedeflerin ‘fazlasıyla iyimser’ olduğu görüşünü dile getirdi. Gazeteye konuşan İsrailli kıdemli müzakereci Oded Eran, taraflar arasındaki derin görüş ayrılıklarına işaret ederek, kısmi çözüm için çaba harcanması ve her olasılığa karşı bir ‘B planı’ hazırlanması çağrısında bulundu. Wall Street Journal ise, İran’ın nükleer programının müzakereleri gölgelediğini savundu.

Görüşmeler iki haftada çökebilir

İngiliz basını, müzakerelerin önündeki başlıca tehdidin, İsrail’in Yahudi yerleşimlerini dondurma kararının 26 Eylül’de sona ermesi olduğuna dikkat çekti. Financial Times, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun süreyi uzatmayacağını söylediğini hatırlatarak, bu durumda görüşmelerin birkaç hafta içinde durma noktasına gelebileceğini öne sürdü. Telegraph, müzakerelerin, 1993’de imzalanan Oslo Anlaşması’nın içini doldurmayı hedeflediğini ancak tarafların çözüm temelinde anlaşsa bile Filistinlilerin, Kudüs’ün statüsünün görüşmeleri kilitleyeceğini savundu.

İsrail’in kaybedeceği bir şeyi yok

Müzakerelere yönelik en karamsar değerlendirme ise Guardian’dan geldi. Eleştirilerini Netanyahu’ya yönelten gazete, İsrail’in güvenliği ve Yahudi kimliği üzerinde odaklanan Netanyahu’nun, Filistinlilerin beklentilerini boşa çıkardığını, Tel Aviv’in ‘kaybedecek birşeyi olmamasının da” müzakereleri tehlikeye attığını savundu. Fransız ve Alman basını da, müzakere sürecinin ‘tuzaklarla’ dolu olduğu savunuldu.

Mahmud Abbas kimi temsil ediyor?

Müzakereler, Filistin’de temsil tartışmalarını da tetikledi. Filistin’in eski lideri Arafat’ın 1993’te dönemin İsrail Başbakanı İzak Rabin ile imzaladığı barış anlaşmasının ardından en önemli müzakereler için masaya oturan Abbas’ın, Hamas’ı dışta bırakıp lideri olduğu El Fetih’in yetkili kurullarının dahi onayını almadan ABD’ye gitmesi, tepkiyle karşılandı. Kuds El Arabi, Abbas’ın görev süresinin tamamlanmasına rağmen koltuğunda kaldığını belirterek, Filistin’in önemli bir kesimini temsil etmeyen Abbas’ın, bütün Filistinlilerin kaderini belirleyecek bir anlaşmaya imza atmasının kabul edilmeyeceğini vurguladı. Bu arada Hamas’ın silahlı kanadının da yer aldığı 13 silahlı Filistinli grup, İsrail’e yönelik operasyonlar için bir koordinasyon mekanizması kurduğunu açıkladı. İzzeddin El Kassam Tugayları sözcüsü, “Siyonist düşmanı her an vurmaya yemin ederim’’ dedi. 

Çözümün yolu silahlı direniş

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Filistinlilere, İsrail’e karşı silahlı mücadeleye devam etmeleri çağrısında bulundu. Tahran’da onbinlerce kişinin katıldığı ‘Kudüs Günü’nde konuşan Ahmedinejad, “Filistin meselesi Filistin ulusunun düşmanlarıyla görüşerek çözülemez. Filistinlileri kurtarmanın tek yolu direniştir” dedi.

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
8 / 12 °C
Hakkari
-2 / 8 °C
İstanbul
11 / 16 °C
İzmir
9 / 17 °C