Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Neocon cemaatinin 'eski'yi devam ettirme niyeti
03 Eylül 2010 / 15:32
Taraf gazetesinde Cemil Ertem krizlerle güçlenen ulus-devletleri, Huntington’un tezi soğuk savaştaki gibi “dost” ve “düşman” bloklara, uygarlıklar üzerinden ayırarak savaşla ve terörle sistemin-statükonun devamını sağlamaya dayanır diyor.

Cemil ERTEM-TARAF

 

Tabii ki hayır, ama tam burada hemen şunu söylemek gerekir; bu krizi, 19. yüzyılın sonundaki ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinin sonundaki büyük krizlerden ayıran en önemli özellik, bu krizin aynı zamanda, kapitalizm için çok radikal bir dönüşümü gerçekleştiriyor olması. Her kriz yeni bir başlangıçla son bulur. Şimdi ve bundan sonra bu başlangıcı yaşamaya başlıyoruz. Daha önceki büyük krizler ilk önce ekonomi ve finans alanlarında önemli değişimleri getiriyor, bu değişimler ise siyasi rejimlerinin çehresini değiştiriyordu. Egemenlik ilişkileri, ülkeler hiyerarşisi ve kurumlar da krizin arkasından gelen paylaşım savaşları sonunda yeniden belirleniyordu. Ancak her kriz sonrası ulus-devletler daha da güçleniyordu. Hiyerarşinin en üstünde olanlar refahla, altlarda olanlarsa zorla tahkim edilerek sistemin devamı sağlanıyordu.

 

“Refah” devletleri ve faşist devletlerin (diktatörlüklerin) yan yana sistemin devamını sağlamaları ve birbirlerini tamamlamaları da bu sürecin en önemli paradokslarından biriydi. Kapitalizmin eşitsiz gelişimi, piyasadan daha çok ulus-devletler arasındaki hiyerarşiye ve sömürü ilişkilerine bağlı olarak şekillendi ve sürdürüldü. Bu sistemin iktisadi alanda en önemli ideolojik harcını oluşturan neoliberalizm, aslında –Ortodoks solun sandığı gibi- sermayenin hiçbir düzenlemeye tabi olmadığı bir rejim değil, sermayenin küresel hareketini ve kâr etmesini kolaylaştıran bir ulus-devletler düzeneği ve sistematiğidir. Neoliberal politikalar bu anlamda sürekli bir çatışma halini ifade eder. Ulus-devletler arasında savaş halinin gereksizliği durumunda neoliberal ideologlar, uygarlıklar arası çatışma tezini ortaya atmışlardır. Askerlerin dört elle sarıldığı yeni savaş tezlerinin babası Huntington, soğuk savaşla son bulan ulus-devletler çatışması yerine, uygarlıklar çatışması tezini ortaya atar. Aslında bu tez, soğuk savaştaki gibi ulus-devletleri “dost” ve “düşman” bloklara, uygarlıklar üzerinden, ayırarak savaşla ve terörle sistemin devamını sağlamaya dayanır. Amaç var olan statükoyu, eşitsizliği ve ulus-devletler hiyerarşisini sürdürmektir. 2001 eylülü, Huntington gibilerinin ilacı olmuştur. Ama bu aynı zamanda bir bitiştir de. Çünkü zaten 1970’lerin başında başlayan çöküşün sonuna geldiğimiz noktada Huntington’ın tezleri tartışılmaya başlanmış ve 2001 eylülü ortaya çıkmıştır. 2008 krizi bütün bu tezlerin kaynaklandığı birikim rejimine son darbeyi, geri dönülmez olarak vurmuştur.

 

Ancak bugün hâlâ bu tezlerin sahipleri İran üzerinden “eski”yi devam ettirme niyetinde. ABD devleti içinde en güçlü “cemaatlerden” biri olan ve bizdeki Ergenekoncuların has akrabası neocon cemaati, şu sıralar İran’ı Türkiye üzerinden sıkıştırarak bir taşla iki kuş vurmak istiyor. ABD’li bir heyetin Türkiye’de Bankalar Birliği ve DEİK gibi kurumları tehdit ziyaretleri yaptığı söyleniyor. Heyet, İran’a ambargonun banka sistemi üzerinden sıkılaştırılması ve Türkiye’deki bankaların İran bankalarıyla iş yapmamasını istiyor. Ama öte yandan da İran, geçen ay yabancı bankaların ülke içinde serbestçe faaliyette bulunması ve şube açması için gerekli olan yasayı Meclis’ten geçirdi. Küresel finans sisteminin, ABD’li bu neocon heyetini hiç takmayacağını önümüzdeki günlerde İran’da pıtrak gibi küresel banka ve finans merkezlerinin açılacağını söyleyelim. Bizimkiler de bu ABD’li heyeti “tamam, tamam” deyip yollayacaklar. Bunların elinde iş yapılmaması gereken İran bankalarının listesi var. Ama çok yakında birçok banka Tahran’da şube açacak ve sermaye akımı buralardan kontrol edilecek.

 

Yani ABD bir yandan bu, bizdeki bazı “emeklilere” ve terör medyası köşe yazarlarına benzeyen neocon cemaati üyelerini, ambargo kontrolü “resmî” heyeti diye ortalığa salıyor; bir yandan da İran’da küresel finans sisteminin yeniden yapılanmasının, İran yönetimi ile örtülü olarak anlaşarak, yolunu açıyor. Şimdi Yahudi cemaati ile zorunlu ve konjonktürel ittifak yapan neocon cemaati bu tür tehdit temasları çerçevesinde Türkiye’ye çok sık uğruyor. Amaçları Türkiye ve İran’ı aynı anda tehdit edip, “uygarlıklar çatışmasını” bu topraklarda yeniden ateşlemek. Ama tabii bu cemaat üyelerinin bu kadar masum ziyaretler yaptığını da zannetmeyin bunların silahlı-külahlı versiyonu da var. Onlar da referandum öncesi “hayır” cephesi ile sıkı ilişki içindeler. Bulunan patlayıcılar, dezenformasyon bombardımanı ve “hayır” pazarlık-operasyonları, ortaya çıkan “teorik, belgesel” kitaplar bu cemaatlerin işi.

 

Neocon cemaati, Kemalist-Ergenekon cemaati ve terörist Yahudi cemaati kollarının altında da babaları Huntington’ın kitabı... 13 eylül sabahına kadar buralardalar; alternatif-muhalif cemaat arayanlar kaçırmasın giriversin kollarına; belki hep birlikte bir 12 Eylül 80 cehennemi daha yaratırsınız...


www.cemilertem.com

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
Haberler
Kavram
Ercümend Özkan
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
0 / 10 °C
Hakkari
-4 / 11 °C
İstanbul
12 / 16 °C
İzmir
9 / 18 °C